renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Cemaat ve Parti

Her medeniyet kendi tasavvuru doğrultusunda toplumsal sınıflar ve örgütlenmeler ortaya çıkarır. Doğuda kastlar, aşiretler, cemaatler, tarikatlar, mezhepler, loncalar Batı’da ise burjuvazi, feodalite, din adamları(papazlar, rahipler) gibi yapılanmalar oluştu. Devletin yönetim biçimi, ekonomik yapılanma, dinsel alan, askeri tarz ve toplumsal yapı belli bir süreç içerisinde çeşitli isimlendirmelerle de tanımlanan bir yapılar oluştururlar. Beslendiği düşünceye göre şekillenen bu yapılanmalar diğer toplum ve devlet yapılarını da etkiler.

Cemaat ve parti kavramları oluşum kökeni açısından farklı medeniyetlere aittir. Toplumsal katmanları tanımlamada ve ifade etmede en etkin kullandıkları ve ürettikleri olguların başında gelir. Cemaat(tarikat) İslam kültür- medeniyet tasavvurunun, parti ise batı medeniyetinin ürünüdür.

Cemaat kelimesi, Sosyal Bilimler Ansiklopedisi’inde "insanlardan kalabalık bir grup, bir gaye etrafında toplanmış insanlar" anlamına gelir. İslami terim olarak ise: "bir emir (imam) etrafında toplanmış Müslümanların birliği"ne verilen İsimdir. İslam geleneğinin oluşturduğu bir kavramdır. Dini birey, toplum ve devlet alanında daha iyi yaşanmasını esas alan yapılanmadır. Değişen zaman içerisindeki ortaya çıkan yeni durumları dinin belirlediği perspektifle yorumlama ve bunu kendi üyelerine yansıtmayı esas edinir. Dinin eğitiminden, ekonomik işbirliğine, toplumsal- bireysel ilişkilere kadar yarı- kapalı bir yapılanma doğrultusunda genişleyen bir etki alanına sahiptir.

Parti ise parça, kısım, aynı siyasi gaye etrafında birleşenlerin meydana getirdiği, siyasi kuruluş, fırka anlamına gelmektedir. ( Mehmet Doğan- Türkçe Sözlük) Demokrasilerde toplum taleplerinin siyasi düzlemde ifade ve temsil edilmesini sağlar. Parti toplumun siyasi, ekonomik taleplerini önceleyerek varlığını ifade eder. Temsil dışında birebir toplumsal ve bireysel olarak bir işlerlikte bulunmaz.

Cemaat dinin belli bir yorumunu kendine esas alır ve bunu hâkimiyeti için mücadele eder. Çünkü dinin yorumu ülke, bölge, şehir ve ulusa göre yorumları farklılaşabilmektedir. Cemaat kendi tasavvurunun merkezine koyduğu yorumu hakim kılmaya ve yaymaya çalışır. Parti ideolojiye dayanarak kendini ifadelendirir. Savunduğu ideolojik argümanlar zaman içinde değişebilir. Parti ülke gerçekliğinde şekillenen toplumsal taleplerin –ki bunların çoğu dünyevi- karşılanması, dikkate alınması ve uygulanmasını esas alır. Ülkenin içinde bulunduğu siyasal, ekonomik şartlar bu taleplerin önceliklerini belirler.

Cemaatlerin liderleri değişken değildir. Cemaat lideri öldüğünde veya cemaat parçalandığında ancak yeni bir liderin ortaya çıkmasına fırsat verir. Cemaat(tarikat)lerde liderin sözü ve bakış açısı belirleyicidir. Bu bakış açısına itaat dini bir vecibedir. Partide ise liderler değişkendir. Batı demokrasilerinde seçimi kaybeden liderliği bırakır. Parti liderinin düşünceleri tartışılabilir, ret edilebilirliği her zaman vardır.

Cemaat üyelerini oluşturun kişiler bazı durumlar dışında ölünceye kadar bu aidiyetini korur. Bağlığını her zaman korur. Bağlılığı ifade eden maddi ve manevi yükümlülükleri yerine getirmeye çalışır. Parti ile insanların bağlılığı değişkendir. Seçim dönemleri bu ifadenin en canlı yansımasıdır. Önemli bir seçmen kitlesi partilerin kendilerine sunduğu teklifler ve programlarıyla icraatlarına bakarak oy tercihini kullanmaya çalışır.

Batı kültür ve medeniyetinin ürettiği bu toplumsal yapılanma biçiminin İslam dünyasında algısı problemli olarak şekillenmeye devam etmektedir. İslam dünyasında cemaat ile parti arasındaki ikilem devam etmektedir. Parti cemaat olgusu ile tarif etmeye çalışılmaktadır. İçerikte benzeşmeler olsa da batı geleneğinin ürünü olan parti cemaat kavramıyla örtüşmez. Bu noktadan bakıldığında İslam dünyasında ortaya çıkan parti örgütlenmelerinin başarılı bir sınav verdikleri düşünülemez. Cemaat yapılanmalarının siyasi aktörü olarak düşünülmektedir. Partilerin yönetim tarzı cemaatleri yönetim tarzına benzemektedir.

İslam dünyasındaki hareketler ilk çıkışlarında cemaat temeline dayalı bir anlayışla yola çıktıkları için iktidara geldiklerinde bu süreci şekillendirecek ve dönüştürecek algıdan yoksun oldukları ortaya çıktı. Mısır, Pakistan, Suriye güçlü bir muhalefet ile ortaya çıkan yapılanmalar merkezi iktidarla yaptıkları mücadeleyi kaybettiler. Cezayir örneğinde tümüyle seçimler gibi demokratik yolla gelinmesine rağmen yerleşik siyasal güç grupları bu sürecin normal işlemesini engelledi. Lübnan’da Hizbullah’ın elde ettiği başarı partileşme sürecinde attığı adımların ürünüdür. İktidarı ele geçirme arzusu gerçekleştiğinde projesizlikten dolayı muhalefette iken elde ettikleri toplumsal desteği yitirdiler. Devlet ve toplum yönetimini cemaat yönetimi gibi algıladılar.

Türkiye’de İslamcı düşüncenin en somut biçimde kendini ifade ettiği zemin olan MSP-RP- FP ve devamı olan Saadet Partisi olmuştur. Ak Parti bu sürecin bir parçasıdır. Bazı cemaat(tarikatler) partileşme deneyimini yaşamaya devam etmektedir. Bağımsız Türkiye Partisi, Diriliş Partisi, Sağduyu Partisi gibi partiler de bulunmaktadır. Ercüment Özkan 90’lı yıllarda İslam’ın siyasal ifadesi olacak parti çalışmaları başlatmış ancak tamamlayamamıştı. Bunun yanında birçok tarikatlar siyasi desteklerini değişken olarak farklı partiler yönünde kullanmışlardır. Necmettin Erbakan liderliğindeki hareket cemaat- parti ikileminden kurtulamamıştır. Kuruluşu ile birlikte dindar insanların duyarlılığının ifadesi olmaya çalışmışsa da cemaat tipi yapı olmaya 90’lı yıllar dışında aşamamıştır. Refah Partisi bu dönemde parti kimliğine bürünerek ülke gerçekliğinde önemli rol oynamıştır. Ancak yönetiliş biçiminde cemaat tipi yapılanma ağır basmaktadır. Değişmez liderlik kültü ve oluşturulan ideoloji cemaat olmaktan kurtulup parti düzlemine geçmesine engel olmaktadır. Son seçim yenilgisinin izahını yaparken bile başvurdukları halk tercihinin anlamını yorumlamaktan ziyade dinsel bir tasavvur yüklenerek giderek içe kapanmaya doğru gitmektedir. Partinin şeyhi ve müridi olmaz. Ancak bazı cemaatler partilere verecekleri topyekun desteği kalıcı kılmak için ayet- hadislerden delil getirilmekte, liderler fetva vermektedir. Açılımlar parti yapılanmasının alt yapısına uygun hareket etmedikleri müddetçe tıkanıklığı aşamayacaklardır. Türkiye İslamcılığı içerisinde Tarikatlarda Esad Coşan, Nur hareketinde Fethullah Gülen, Partide ise Ak parti önemli açılımlar yapmaktadır. Modernleşme aldığımız kurumları “kendimize görelik” düşüncesiyle içi boşaltıyor ve sonrasında da bunalımların önünü alamıyoruz. Cemaati yönetir gibi parti yönetmeye çalışmanın hiçbir geleceği olamaz.

İslam dünyasında demokrasi deneyiminin içten ve dıştan akamete uğratıldığı bir gerçektir. Ancak İslam dünyasındaki yapılanmalar parti olgusunu anlayacak ve uygulayacak bir düşünce alt birikimine sahip oldukları söylenemez. Bir ülkeyi yönetme mantığını cemaati yönetme mantığına indirgenirse bu sürecin uzayacağından şüphe yoktur.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.
Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Cemaat Nedir?

Selamunaleyküm Rüstem bey, yazınızı zevkle takip ettim. Ancak cemaat hususunde eksik bilgi var. Bir kaç şey bulmuş idim ansiklopedilerimde. Onlarıda buraya iliştirsem kızmazsın inşallah... Evet, İnsan topluluğu, bir fikir ve inanç etrafında toplanmış kimseler. İslâm cemâati. ‘Cemaat’ kelimesinin aslı, toplamak, bir araya getirmek anlamındaki cem’ fiilidir. ‘Cemaat’ sözlükte, insan topluluğu, bir araya gelen insan grubu demektir. Geniş anlamıyla cemaat; bir fikir ve inanç etrafında bir araya toplanan insan topluluğuna verilen addır.

Bir fıkıh terimi olarak ‘cemaat’ ise; namazı bir imamla birlikte kılan mü’minler topluluğudur.

En geniş anlamıyla ‘cemaat’; İslâm ümmeti topluluğunu ifade eden bir kavramdır. Dünyadaki bütün müslümanlar bu anlamda bir bütün halinde ‘cemaat’tırlar. Bu cemaatin ana özelliği, aynı Din’e, yani Tevhid Dinine inanmaları, aynı kıbleye yönelmeleridir. Dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, bütün müslümanlar İslâm cemaatinin birer üyesidirler.

Cemaat; rastgele, tesadüfen veya şartların bir araya getirdiği insanlar değildir. Cemaatin üyeleri de yaptıklarını bilmeyen, hangi şartlar altında bir araya geldiğinden habersiz ve şuursuz kimseler değillerdir. Cemaat, şuurlu bir birlikteliktir. Kuru kalabalık, yani kitle (cemadât) değildir. Kitle, şartların bir araya topladığı kalabalıktır. Yolu ve hedefi belli değildir. Asgari müşterekleri bile ortada yoktur. Belki bir çıkarın, belki etkili bir rüzgârın, belki gözü açık bir propagandacının bir araya topladığı bir sürüdür. Sürüyü akıllı ve gözü açık çobanlar istediği gibi sürükleyip götürürler. Bir topluluğun cemaat adını alabilmesi için, o topluluğun belli bir fikir etrafında, belli bir hedefe gitmek üzere bir araya gelmesi, belli ilkelere bağlı olması ve başlarında cemaat ile özdeşleşmiş, aynı amaca bağlı yetkin bir imamın (önderin) bulunması gerekir.

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

cemaat ve parti

eskiliğimle yeniyim.
Allah'ın selamı cemaati ve dünyayı önemseyenlere olsun!
Ne yalan söyleyeyim, ben de bu sıra bunu düşünüyorum. Bununla ilgili yazılacak her yazıya kulağımı adeta drt açmışken sizin yazınızı gördüm.
Cemaat ve parti ya da başka konular gündeme gelirken Türkiye'ye ayrı bir sayfa açmamız gerek bence.Türkiye'de milli görüş adıyla şekillenen yapı partisiyle, derneği ve çeşitli kuruluşlarıyla yer alan bir yapı. Sadece partisi yok. Öncelikle bunu vurgulamak istedim.
bir de şu var ki peygamberimizin (sav) duruşuna bakmak gerek
durum ne kadar farklı olsa da o hem ümmetim lideri, hem devletin başkanı, hem ordunun komutanıydı. Bunları bugün de böyle olsun diye yazıyorum. milli görüş bunu başaramamış olabilir ama başarabilecek tek yapı da milli görüştür diye düşünüyorum.
eyvallah

Cemaat olgusundan bir fotoğraf karesi

Câferîlerin, Hz.Hüseyin Efendimizin değerini hatırlatmak adına, bir dizide köpeğe "Hüseyin" denmesinden dolayı Kanal D binasına gelip yapılanı protesto etmeleri ne kadar mânidar ve gözlerimi yaşartan bir hadiseyken; protesto edenler arasında "Ronaldo" imzası taşıyan Portekiz Milli Takımı'nın formasını sırtında taşıyan bir genç Câferî'yi görmem de bir o kadar kalbimi yaraladı.

Cemaat olmak'ın zorluğu gittikçe büyüyor.

Soru şu olabilir mi ?
Hata kimdedir ?

Ya da kişisel mi değerlendirmeli ?
O zaman bunun adı cemaat olur mu ?

Selamun aleykum

Sana katılmıyorum yorumunun geneli olarak! Zira dava anlayışı senin düşüncen ile tersdir . Neye ters diye sorarsan MİLLİ GÖRÜŞ bir sadece bir siyasi oluşum değil İslam'ın yeryüzündeki en büyük organizasyonudur. Bu dava anlayışını kavramak ile anlaşılır zira başka şekilde bunu anlamak herkese nasip olmaz. Zira yorumunun iyi niyetli yazıldığını görüyor yinede teşekkürlerimi sunuyorum Allah razı olsun. Daha geniş açıklama yapabilirdim lakin zamandan yana sorunlarım var bu sıralar inşallah birgün uzun uzun konuşmak isteyen varsa bu davayı hay hay demekte bize nasip olur. Hayırlı günler dilerim
Ves'selam