renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ağustos 2007 Sayısıyla Umran

Umran

“Uzun Soluklu Yürüyüş”üne bu ay da ufuk açıcı yazı ve değerlendirmeleriyle devam eden Umran, dolu dolu sayfalarıyla siz saygıdeğer okuyucusuyla buluşuyor.

Her ay gündemin, siyasetin ve düşünce dünyasının nabzını tutan Umran, Ağustos ayının bütün sıcaklığına rağmen serinletici kapak konusuyla yine okunmayı hak etmektedir.

22 Temmuz Sivil Müdahalesi: Siyaset Mühendisliğine Cevap

“Sistem Seçim Sınavında” demiştik geçen sayımızda. Halk, sınavı başarı ile geçti; ancak sistemin asıl sınavı Cumhurbaşkanı seçiminde. Halk 22 Temmuz’da; e-Muhtıra’ya, siyaset mühendisliğine, kadife darbe denemesine, Cumhurbaşkanı görmek istediği Sayın Abdullah Gül’ün Çankaya yolunun hukuki zorbalıkla kesilmesine “hayır” dedi. Umarız bu cevap doğru okunur ve Cumhurbaşkanlığı seçimi yeni bir rejim krizine dönüştürülmez.

22 Temmuz’un mesajı doğru okunursa; eminiz ki bazı gerçekler anlaşılacaktır:

-Bu milletin kalbi/gönlü midesinden önce gelir; bütün yozlaştırma çabalarına, plânlı tahribata rağmen geleneksel İslâmî değerlerini maddi değerlerinden daha ön planda tutar.

-27 Nisan gece yarısı bildirisinde Kur’ân-ı Kerim’ini, kutlu peygamberini, başörtüsünü, etnik kökenini hedef alıp “tehdit” olarak görenleri bu millet onaylamaz, affetmez.

-Bu millet kendi içinden çıkan ama kendisi gibi yaşayan, dini değerlerine, geleneklerine yakın olan insanları yönetimde görmek ister, engelleyenlere ise asla itibar etmez.

-Bu millet Türk’ü, Kürd’ü, Arab’ı, Çerkez’i, Alevi’si, Sünni’siyle ‘ümmet’ olduğuna inanır; hiçbir etnik ve mezhebi ayrımı kabullenmez, bu ayrımı yapanlara prim vermez.

- Bu millet kendi değerlerini siyaset planında dillendirenleri -bunu itici bir üslûpla değil, eksik de olsa güzel ve etkin bir üslûpla yapanları- ve dik duranları mutlaka destekler.

İmdi; 22 Temmuz’daki milli irade, Türkiye’nin geleceği açısından büyük imkânları ve fırsatları işaret ediyor; bu çok iyi değerlendirilmeli, ihtiraslara kurban edilmemelidir.

-Yabancı değerleri bu millete yukarıdan aşağı dayatan devlet, artık halkın değerleriyle barışmalı; hayat tarzına, kılık-kıyafetine karışmamalı, bu anlamsız gerilime son vermelidir.

-Halkın etnik ve mezhebi ayırımları mahkum eden birlik ve İslâm kardeşliği mesajı, özellikle bu ayırımlar üzerinden siyaset yapanlara ve söylem üretenlere tarihi bir ikazdır.

-Ak Parti yönetimi, seçim başarısını; varlıklı kesim için istikrar getiren İMF paketlerine ve halkın bir kesimince onaylanan AB politikalarına bağlayanlara kulak asmamalı, dar ve orta gelirli çoğunluğun maddi-manevi taleplerini hızla ön plana çekmelidir. (27 Nisan öncesi anketlerde AKP oyunun %28’lerde ve AB taraftarlarının da %34 olduğu unutulmamalı!..)

Umran’ın kapak dosyası, bu konuyu enine-boyuna masaya yatırıyor. Prof.Burhaneddin Can, Doç.Mustafa Aydın, D.Mehmet Doğan, Ahmet Mercan, Mehmet Tepe, Dilaver Demirağ yazılarında; Abdurrahman Arslan, Ali Bulaç ve Cevat Özkaya açıkoturumda 22 Temmuz’un verdiği mesajı farklı perspektiflerden derinlemesine tahlil ediyorlar. Umran/ek de, bu tahlilleri temellendirmemize yardımcı olacak istatistik bilgiler içeriyor.

Umran’ın diğer bölümleri ve tiryaki sayfaları size yeni pencereler açacak.

Yeni Umran’larda buluşmak duası ile.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Umran'ı Okumak Lazım

Umran Dergisi, Müslümanların düşünce hayatına zemin olmuş değerli kaynakların başında geliyor. Müslüman gündemi için açtığı geniş yelpazesiyle, yol gösterici, düşünmeye sevkedici bir dergi.

Ez cümle;
Umran'ı okumak lazım.

orda olmaz, burda olur.

Bugun Rasim Özdenören'in bir kitabını arıyordum. Ankarayı bilen bilir, dini kitap alıyorsan önce akçağa bakarsın, sonra pınara, diyanetin kitabevine hala bulamadıysan sahaflara ya da hacıbayramdaki kitapçılara ve ihtimal sürekli düşer. ikinci durak olan pınar'da bulamayınca ümitsiz bir şekilde "dost'a baksam mı?" dedim kitapçıya. doğal olarak "abi oralarda olmaz." cevabı geldi. tam dükkandan çıkarken dergi reyonunun köşesinde, gözün ilk algılayabileceği yerde Umman ve Gerçek Hayat'ı gördüm, göz gezdirdim. Kitapçının cevabıyla derginin reyondaki yerini zihinde birleştirince şu sonuç çıktı: bizim mahallenin gözdesi oldukları için sırf okunmayı hakediyorlar. kof bir islamcılık değil bu, uhuvvetin kuşatıcı iksiri belki. hey girl ya da pc magazine görmediğim için ilk sırada derginin hakkı okunmak.