Uzun ve boş. Gereksiz bir uzunluk, gereksiz bir boşluk.
Hayat sanki tek bir kazaymış gibi ortada.
Halden hale, aktan karaya, karadan denize doğru.
Biliyorum, öyle değil yaşamak, öyle olmadığı gibi ölümün.
Sıkılıyorum, biraz gibi görünüyor her şey, halbuki hepsi bu.
Pisi pisine beklemek, ömrüme yamadığım kelimeler.
Bu erkenlik, bu beni sımsıkı saran ve bırakmayan halat.
Tesellilerin ötesinde sırıtıyor gerçekler, kaçırmakla anlamak;
Farketmekle aldanmak arasında sarkaç, parçaların dökülüşü.
Buğudan farksız gördüğüm ve bir o kadar oyuncak.
Karaltının içinden çıkan mavilik, rakkâse renkler.
Ta orta yerinden aklıma geliveren kötü bir düşünceyle
Ayın daralıp genişlemesi gibi, nefes alır gibi, sonra üfler gibi.
Başına buyrukluk perdesini yırtmak üzre verilen söz:
Kanıma atılan düğümleri çözmeye adadım kendimi.
Hiçbir harf kadar dokunmuyor ünlem!
İkinci tekil şahıs kadar sessiz ve güçlüdür aslında.
Eylül 2007
Yorumlar
Eylül bu, bizim Eylül
Salı, 11/09/2007 - 14:14 — Sakine AkçaSanki sonbaharın yapraklarını kelime yapıp şiir yazmışsınız. Oysa sadece serin bir esinti de duyabilirdiniz. Dökülen yapraklar şiiri sarıp sarmalamış.
Gerçekler teselliye muhtaç sizin nezdinizde. Zor ve bazen acı.
Ama parçalar döküldükçe yepyeni bir bütüne hazırlanır insan.
Önce acı çeker.
Ardından karanlığın aralandığını görür.
Yüklemez ki gücün üstünü.
Size sabr ve Hak tavsiyesinde bulunabilirim.
Hem de kendi hüsranımı aralamış ve kurtulmuş olurum.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Eylülce
Salı, 18/09/2007 - 08:05 — Fatih M. Tiyanşanİnce yorumunuz için teşekkürlerimi sunuyorum Sakine abla. Estağfirullah, sonbahar yaprakları gibi nazenin kelimelerim yok benim, teveccühünüz efendim.
Eylül'le isimlenen o kadar çok şey var ki hayatımızda. Hüznün otağı kalptir elbet. Hazanla hemhal olmak mayamızda vardır, baharın sonu gibi görünen taptaze bir başlangıçtır bizim için. "Yalnız hüznü vardır kalbi olanın" diyen İlhami Çiçek ne kadar da haklı...
"Ne çok acı var" diyordu A. Cahit Zarifoğlu. Sabrın sonbaharı selametse acının da tatlıya dönüşmesi mukadderdir. Işığın karanlığı delip geçmesi her gece hatırlatmıyor mu bize kendini?
Dönüşümümüz devam ediyor, halden hale geçiyoruz, durur gibi görünen şeyler bile hareket halinde. Bizi çevremizdeki eşyadan farklı kılan bir şey var: Farkındalığımız...
Harflerin ve renklerin gölgesinde yeni anlam ufuklarına vâsıl olmak ümidiyle...
Duanıza duacıyız inşallah. Amin...
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...
Eylülse müsemmâ
Salı, 18/09/2007 - 13:41 — Bilal CanEylüle adamak sarı hüzün yapraklarını
sonra rüzgâr alsın diye acıları
beklemek
Eylül tadında olmuş. Eyvallah.
iyi şiir
Salı, 25/09/2007 - 11:03 — Selçuk KılıçŞiiri iki kez okudum üst üste, dolu, hayatın özsuyu ile, Tanpınar' ı yeniden okumuş kadar keyif aldım şiirin mistik ve sorgulayıcı yanından.
Estağfirullah
Salı, 25/09/2007 - 17:59 — Fatih M. TiyanşanYorumunuz için teşekkür ederim Selçuk bey, Tanpınar edebiyatımızın dev simalarından, kendisine şairlik verilen cücelerden olabilirsek ne mutlu bize.
Sorgulamak ve bunun sonucu olarak farkındalığı aramayı hayat düsturu edinip yola düşenlerdenim. Yüce Allah'tan dileğim bu yolda bizi sebatkâr kılmasıdır. Kelimelerin ve anlamların sahibi O'dur.
Ve Bilal bey, size de müteşekkirim, Eylül'ün tadından bir nebze olsun size ulaştırabildikse ne mutlu bize.
Bu vesileyle Ramazan'ımız hayırlara vesile olsun inşaallah.
Selam ve muhabbetlerimle.
... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...