renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Filbahar.com Yayında

Filbahar

künhümüzde sağlam bir duruşu ağırlıyoruz
ellerimizde tuttuğumuz bir hayatın çetelesi
gözümüzü diktik Rabbin işaret ettiği o mühim noktaya
biliyoruz; dert nedir, yara ne?!
bu haykırdığımız kutlu bir zaferin önsözü
bu kucakladığımız nazenin mevsimlerin muştusu
bir duanın ondördünde ‘amen’ merhemi
esrarlı bir çığlığın savaşta merhamete, savaşta adalete dönüşmesi
kalbine çekilmiş büyük adamlara karşıyız
düşlerimizin diyetini ödeyemez bu insanlık, biliyoruz
dün Filistin, bugün Irak yarın bahar olacak
ve biz sofralara rahmet kuracağız
kardeşin kardeşe sevgisi bizde!
seviyoruz sevilmeyi hak edeni kardeşçe biz de!
varacağımız sırat, bu köhne yüzler anlamlandırıyor adımızı
adımızda devrimci, yenilikçi huzur harfleri...
kitaplar, mezar taşına gömülmüş çocukları yazmıyor
masallarda kurt kazandı, gerçekte biz, ümitliyiz
mavi dediysek bugün, dünde siyah vardı diye
bugün özgürlük dediysek, dünümüzde tavlı esaretler uyuyor diye
bu bir çığsa, hak edeni vuracak
bu bir aşksa, sadece sahibine...!
bize biçilen ömür, yazılmış senaryolarda tüketilecek kadar ucuz ve sükunetli değil
lügatlere konuk edilmiş kara, karanlık, kötü namzetli ne varsa zıtız ona
bu söylediğimiz söylenmekle kalan değil
yerimiz ateşin dönüp dolaştığı ve en nihayet karar kıldığı yer değil
biz; yükseklerin adamı değiliz
ağırlığınca mükafata belenmiş suçların rengini de taşımıyoruz yanımızda
gördüğümüz ve göreceklerimiz bir kader yansıması değil sadece, biliyoruz!
işittik, itaat ettik lâkin isyan isyan, öfke öfke amel edeceğiz
bu söylediğimiz bir gerçeğin hayatta kalma mücadelesi
onurdan ve hayadan yana saf tutanların diktikleri livaların gölgesinde soluk alıp
kavga vermekteyiz
bu dar-ı dünya ve dünya sakinleri bir sabah bir sesle birden çok şeye uyanacak
bu dar-ı dünya ve dünya sakinleri bir gece bir ışıkla birden çok şeye dalacak
bu dar-ı dünya ve dünya sakinleri bir vakit bir rüyaya birden çok tabir düzecek
ve biz sahurda
ve biz iftarda
ve biz 11 ayın diktatörü Ramazan’da
bir ad takarak yüreklerimize, yüreklerimizde bir adın ağırlığını taşıyarak
bahar diyeceğiz... FİLBAHAR!
dallar ecesi, zülâl... kokusu perde perde...
baharlar başı; FİLBAHAR!
çekip besmeleyi hayra yoracağız bütün bu her şeyi
kendi hayatının efendisi, efendisinin kölesi olan FİLBAHAR kârına koşacak
ve varacak
ya O muradına, ya da muradı buraya...
/
şehr-i ramazan’da görüşmek ümidiyle... v’esselam

FİLBAHAR

http://www.filbahar.com

filbahar@gmail.com
filbahardergisi@hotmail.com

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

zemheri zemheri büyüyen bir bahar vardır!

filbahar.com kallavi yürüyüşüne elbetteki böyle bir ayda, kutlu bir ayda başlayacaktı!
öncesinde atılmaya çalışılan adımlar ve maraton denemeleri boşa çıkmadı ki ele avuca sığar oldu çabalar.
arkadaşlara ve yoldaşlara daim olacak bir emekler silsilesi diliyorum!
selam sana ey 11 ayın diktatörü ramazan!

diktatör ramazan :)

"selam sana ey 11 ayın diktatörü ramazan!"

yani eyvallah, demek istediğinizi anlıyorum/anlıyoruz... Ramazan ayının diğer aylara karşı elbette ki bir üstünlüğü var.

Kuran'ın nazil olduğu bin aydan daha hayırlı bir gece bulunduruyor içinde...

lakin kullandığımız kavramlara dikkat edelim, diktatörlüğün ne olduğunu, dikta etmek kelimesinin manasını bilmem gerek var mı buraya aktarmaya?

anlatmak istediklerimizi daha güzel bir uslup ile anlatabiliriz değil mi dostlar?

selam sana içinde Kuran'ın indiği geceyi bulundurup, diğer ayları küçümsemeyen, böbürlenmeyen, acziyeti ile diğer aylara örnek olan ey şehr-i ramazan!

diye bir tabir beklemiyorum ama bu kadarına da pes dedim :)

selamlar/sevgiler

ulvî ukdenin câm nedâmeti

-- http://tenkafesi.com --