renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Bir Çocuğumdur Ben Cennetimde

Herkesin kendini farklı sandığı, bu yönüyle de herkesin birbirinin aynı olduğu bir dünyada yaşıyorum. Çocuk olmaktan çok çabuk vazgeçtiğimi biliyor ve bununla eskisi kadar çok gurur duyamıyorum. Büyüdükçe fark ediyorum çünkü her yaşın, ağacımdan bir dalı daha kırdığını.

Önce her şeyi bilmenin gerekliliğine inandırdılar beni, ilk bu inanış etti beni çocukluğumdan, ne de olsa bilgi de bir tecrübedir ve tecrübesizdir çocuk, büyüdükçe öğrenir.
Sonra madalyonların diğer yüzlerini görmeyi öğrettiler. Bunu öğrenirken ne ben talebeydim ne onlar hoca.

Madalyonların diğer yüzlerini öğrenmek her defasında düşüp ardından ayağa kalkamamanın hıncıyla kendiliğinden oluşuveren bir şeydir.
Tek yüzlü madalyonlara yüzler eklemek de bir getirisidir bu bilginin. Bu raddede zaten saf değildir insan, tam da istediği gibi, büyümüştür artık.
Ömrünün en güzel kısmından çalmıştır büyümek için, çocukluk etmiştir aslında, son çocukluğudur bu.

Yasak elma çoktan yenmiştir ve cennetten kovulmuştur Adem.
Suç ne Havvadadır, ne şeytanda.
Tek suçlu Adem.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

çocuk ...nadir onlarla berabe

çocuk ...nadir onlarla beraber olabiliyorum..ve iyice uzaklaştım çocukluktan sanırım...ve bir anda o en değerli yıldızlardan birinin kaydığını öğrendim...sanırım bir insan ancak bu kadar alışık değildir bir yıkılışa...bugün bir tanesi elindeki elma ve muzla kasada bekliyordu...nasıl bir ifade...aldıklarını tartmasının gerektiğini öğrendiği an , hayat ona bişeyler öğretiyordu ve o eminim bundan nefret etmişti...dışarı çıktığında elmaları poşete koyarken poşeti iyice açması veya en azından durup birinden yardım etmesi gerektiğini öğreniyordu elmaları yere düştüğünde...kimbilir biz ne durumlar neticesinde öğrenmiştik , hayatın ufak tefek gerekliliklerini...ışıklardan geçtikten sonra tekrar ona döndüm...bir gün içinde bu kadar şeyi öğrenmekten sıkılmış olacak...elini kolunu sallayarak ,etrafını izleyerek belkide onu kapıda bekleyen annesini merak içerisinde bırakarak,çocuklğunu yerine getiriyordu...ve bu ona o kadar yakışıyorduki..