Bana sorsalar;
-En iyi yaptığın şey ne? "Yaşanmışlıklarım", derim.
Bebekliğimi hatırlamıyorum. Nasıl süt emdiğimi, nasıl ağladığımı, emeklediğimi, yürüdüğümü, konuştuğumu... Şimdi biliyorum bebeklerim oldu, büyüdüler. Onlara anlatıyorum neler yaptığımızı; gülüşüyoruz.
Çocukluğumu hatırlıyorum. Sabah erkenden herkes uyurken sessizce bahçeye kaçtığımı, akşamın geç vakitlerine kadar oyunlar oynadığımı. Okula başladığım ilk günü. Ayağımdaki turuncu ayakkabılarımı. Teneffüs aralarında çizik tas oynadığımızı. Her bayram arifesinde başucumdaki bayramlıklarıma bakarak yüzümde tebessüm, yüreğimde bir sevinç, bir sevinçle uyuduğumu.
Her sabah gazetenin kokusunu babam okuyup bitirene kadar içime çektiğimi. Bir gün gazeteyi ilk ben açtığımda bir eksik kokuyu arayacağımı. Şehrin kütüphanesine gidip oradaki gizemli atmosferi hala hayal ediyor olabileceğimi. Tahta döşemelerini her seferinde gıcırdattığım için kendime kızışımın anlamsızlığını ve o kütüphanenin hayatımda nelere mal olduğunu. Oradan çıkıp da okulun bahçesinde erkeklerle top oynamayı sevişimin onların vücut dilini öğrenmenin tek yolu olduğunu simdi biliyorum.
Genç kız nasıl oldum hangi yaşta baslar hangi yaşta biter bilemedim. Her şey birbirine varamadan birbirine gecen saniyeler gibi yaşandı. Ne zaman ki yasadığım bir şeyler var dedim, anladım ki gençlikte öğrenmiş bu yasta anlayabilmiştim olanı biteni. Gençliğe bir şey söyle deseler bu süreyi olabildiğince uzun tutmalarını söylerdim. İlk aşkı asmalarını, çocuk yapabilecek değil çocuklar büyütebilecek zamanlarda sorumluluk almalarını söylemek isterdim.
Yaşlılığı bilemiyorum henüz; Yanımdan gecen yaşlıları gördüm. Ruhumu sevgiyle doyuran babamın yaslılığını acıyla seyredebildim ancak. Hep yasayacak sandım, hiç öleceği aklıma gelmedi. Acımasız hastalığın pençesinde yasam çabası veren babamın yerine dostların arkadaşların teselli eden varlıklarını koyarak, yaratanın yanına yolladık.
Herkes doğar büyür ve ölür. Sevgiler büyümez. Hep ayni genişliktedir. Sevgi yayılmayı seçer.
Kucağa alınan bebek annesinin babasının sevgili öpüşleriyle, sarışlarıyla, korumalarıyla sevgiyi öğrenir.
Bir gün büyük bir sevginizi ebediyyen kaybettiğinizde,devam yasamak için çok sevgiler almalıyız koynumuza, yani başımıza, karşımıza ve bir gün bırakmalıyız yerine..."Ne olur sırayı bozma Allah'ım" duasını ederek.
Dışarıdan çocuk sesleri geliyor kulağıma. Mutlu gülüşüyorlar. Anne, baba olmak için ekstra bir eğitim alınmaz ama eğitim alınır. Pratiği yapılmaz anneliğin babalığın, okulu yoktur yaşanır. Bütün dersler alındıktan sonra; acele etmemek gerek.
Yaşanmışlıklarım sağlıklı bir sevginin hiç hastalanmayacağını öğretti.
Bana simdi sorsalar;
- en iyi yaptığın şeyden kazancımız ne? " Sevgi neslinin tükenmemesi", derim...
"Bir yere ait olmak ister insan.Ben;yazilarimin siirlerimin altina adimi yaziyorum."
Berlin 10.09.2004
Yorumlar
sevgi incedir
Salı, 14/09/2004 - 23:07 — Elif ŞahinHer sabah gazetenin kokusunu babam okuyup bitirene kadar içime çektiğimi. Bir gün gazeteyi ilk ben açtığımda bir eksik kokuyu arayacağımı.
yazının beni en çok etkileyen bölümü
herkes sever
ama herkes bu kadar hassas ve bu kadar ince sevemez
hayat ince ayrıntılarda gizlidir
sevdiğinin terini sildiği mendili saklamak gibi
çocuğunun oyuncak ayısını öpüp koklamak gibi
annen henüz hayattayken ona ait eşyaları alıp saklamak gibi
defter arasına konulmuş kuru çiçekleri zaman zaman çıkarıp bakmak gibi
sevgi incedir
incelik ister
Elife...
Çar, 15/09/2004 - 02:23 — Olcay YanmazBeni de sizin mesajiniz cok etkiledi.Mesaj yazmakta bir incelik istermis anladim.
Dedim ya en iyi yaptigim sey"yasanmisliklarim"mesajinizda kendimi sizi ve ruhunuza yakin oldugum bir yer buldum.
Tesekkür ediyorum,iyiki okudunuz,iyiki yazdiniz...
"insan bir yere ait olmak ister\ben yazilarimin,siirlerimin altina adimi yaziyorum..."(bu son misrami eklemek sizin nasibinizmis)
Tekrar tesekkür ediyorum Elif...Olcay
yazarın inceliği...
Çar, 15/09/2004 - 19:54 — Elif ŞahinDemek ki yazar da yazı kadar inceymiş...
dua
Çar, 15/09/2004 - 02:27 — HaticeVeraböyle iyi bir insan gibi hissettim bir an için, bu yazıyı okurken, niçin der misinizin bilmiyorum, ben ille de cevap vermek niyetindeyim, çünkü "sevgi" nin ne olduğunu henüz anne olmamış da olsam oldukça iyi bir kıvamda bildiğimi düşünüyorum. iyi hissedebilmemin, ve arada sırada da olsa iyi bir insan gibi hissebilmemin yegane unsuru budur. ve işte bu yazıyı okuyup iyi bir insn gibi hissettiğim için(ki bunu yazara borçluyum, kendi iyiliğinden geliyor bana bu hissedişler) burada ali şeriatiye ait, pek sık dile getirdiğim ve bir okadar hazzettiğim bir duayı etmek, akabinde amin demek istiyorum.
"Allahım, sevdiklerine aşkın yaşamaktan daha iyi olduğunu öğret. ama daha çok sevdiklerine sevginin aşktan daha iyi olduğunu..." Amin!
Salt aklın tecrübe açlığını g
Per, 16/09/2004 - 18:36 — celalmirzaSalt aklın tecrübe açlığını gidermek yerine, pişmanlık dolu sevgi kırıntıları koymalıyım sepetime. Ve sepetimden nefis kokularını alanlarla birlikte, koşmalıyım yeryüzü cennetlerine...
Yazın, sepetimde...
Cela Mirza`ya...
Cum, 17/09/2004 - 02:21 — Olcay YanmazAcim,sepetinde karnimi doyuracak bir ekmek var mi?
:)
Olcay