renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

bir gün yaklaşıyor ve...

toprak insanlaşıyor ve harmanlanıyor
hassas ötesi teraziler hazır...!
konuşuyor deriler ve utanç!
yakıtını bekliyor ateş ve insan!
Aç kursaklar arzu ediyor yemeklerini ve zakkum!
ellerin gönderdikleri ve günah
dehşet kapısını bekliyor bekçiler
zebaniler
çığlıklar!
işte o gün
ve bunun öncesi
bir tiyatro sahnesi
koltuklar boş,bir seyirci var sadece, bir tek kendisi
perdeler açılıyor birden
sahnede bir oyuncu
oyuncuda kendisi
seyrediyor sahneyi
bir terazi var sadece
kefeler boş
oyuncu teraziyi görmüyor
seyirci biliyor teraziyi
elleri durmadan hareket ediyor oyuncunun
kefe dolmaya başlıyor
hep aynı kefe doluyor
hep aynı kefe
terazi devrilmek üzere
-"dur,yeter oyuncu" diyor seyirci
-"birazda öbür kefe ama"
-"dengesizlik var"
oyuncu kulak veriyor seyirciye
-"tabii ki efendim,istediğiniz gibi olsun"
-"senarist sizsiniz"
-"ama biraz geç kalmadınız mı?"
-"vaktinizin geldiğini fark etmediniz herhalde"
-"belkide fark ettiniz!"
büyük bir gümbürtü kopuyor
seyirci sahnede buluyor kendisini
karşısında ise devrilmiş terazi!

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

yönetmen olabilmek...

Ömrünü seyreden seyirci, elinde tuttuğu terazi , tek kefeyi dolduran yine kendi eli...

Terazi devrilip , zakkum içmeden, defter kapanıp , köprü geçmeden, seyirci/oyuncu olmaktan kurtulup hayatın yönetmeni olmalı...

güzel ve düşündürücü bir yazıydı...

Akıl...

Yazıyı okuyunca İbrahim Sadri'nin kıyamet ayetlerinden derleyip toparladığı bir şiiri aklıma geldi. Neydi o şiirin adı?

Varlığın Yeter...

yordum..

değişik bir üslup buldum..
öncekiler göre daha felsefik..

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

"Ah ne olurdu ben bir toprak olsaydım!"

Eleştirmek için ehil deilim ama etkileyici bir deneme..
Yalnız Nebe suresindeki tabloyu ise okuduğum hiçbirşey yaşatamıyor doğal olarak...
Ümitsizlik ve ümit kolkola girince geliyorum hizaya..
Yoksa tek kanadı kırık kuşlar gibi uçamıyorum...

Bismillahirrahmanirrahim
1-Neden soruşuyorlar?
2-O büyük peygamberlik haberinden
3-ki Onlar onda görüş ayrılığına düşüyorlar.
4-Hayır, ileride bilecekler!
5-Hayır, hayır, ileride bilecekler!
6-Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
7-Dağları da birer kazık (yapmadık mı)?
8-Sizleri çift çift yarattık.
9-Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
10-Geceyi bir örtü yaptık.
11-Gündüzü bir geçim vakti yaptık.
12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.
13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.
14-O yoğun bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
15-Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.
16-Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler.
17-Şüphesiz ki, o fasıl (kıyamet) günü belirlenmiş bir vakit olmuştur.
18-Sur'a üfürüldüğü gün, bölük bölük gelirsiniz!
19-Gökde açılmış, kapılar oluşmuştur.
20-Dağlar yürütülmüş, bir serap olmuştur.
21-Şüphesiz, cehennem bir gözetleme yeri olmuştur.
22-Azgınlara bir barınak olmuştur.
23-İçinde devirlerce kalacaklardır.
24-Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de bir içecek.
25-Yalnızca bir kaynar su ve irin.
26-Yaptıklarına tamamen uygun bir ceza olarak.
27-Çünkü onlar, hiçbir hesap ummazlardı.
28-Ayetlerimize yalan diye diye tam bir yalancı olmuşlardı.
29-Biz ise her şeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.
30-Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!
31-Şüphesiz, takva sahipleri için bir kurtuluş ve murada erme var
32-Bahçeler var, bağlar var.
33-Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
34-Dopdolu bir kadeh var.
35-Orada ne boş bir laf işitirler ne de bir yalan isnadı.
36-Rabbinden bir karşılık ki, yeter mi yeter!
37-O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. O'na bir hitapta bulunma gücüne sahip olamazlar.
38-Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf saf kıyama duracakları gün, Rahman'ın izin verdiğinden başka hiç kimse konuşamaz; o da doğruyu konuşacaktır.
39-O gün gerçektir, o halde dileyen Rabbine varacak bir yüz edinsin, bir yol tutsun!
40-Çünkü Biz size yakın bir azabı ihtar ettik. O gün kişi ellerinin önceden gönderdiğine bakacak ve kafir ise: "Ah ne olurdu ben bir toprak olsaydım!" diyecektir.