renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Şimdi

Bir kavgada yumruğumu sıkarak
“Onu karıştırma” dediysem mutlaka sensin
Kaburgamda kemikli bir yumruğu barındırarak
Hırıltıyla adını öksürdüysem mutlaka sen
Telaşla mutlaka geç kalmalı bu anlattıklarım sana
Sana kendimi tutamadığım bir kavgayı
Sana senin için kendimi bir kavgada
Tutamadığım parmağını sana
-Tutamadığım bir şey daha-
Gözyaşımı hiç anlatmamalıyım
Mutlaka sana

-Hem sana hiç bilmediğin bir şeyler anlatmalıyım diyorum da
Hem de anlatıyorum sana hep bilmediğin bir şeyler-

Sana kendini tutamamayı anlatmalıyım yumruklu yumruksuz.
Allah’ım kelimeler ver tekvinsiz
Kelimeler hatta küfürlü küfürsüz
Hiç dinlenmemiş dinelmemiş gölgesinde bir şeyin
Hızlıca ve kan ter içinde söylenmek için sayıklamadan
Allah’ım kelimeler doldur nabzıma
Allah’ım çok üzgün kelimeler
Allah’ım kelimeler
Allah’ım

Ve belki şimdi dinelip bu şiirin getirdiklerini ağırlayabilirim
Tutup sevgilimin elinden bir amerikan sinemasına popcornlarla
Henüz kararan bir istiklal caddesinde sosyalleşerek yürüyebilirim
İşte tam da böyle bu şiirin zihin akışını bozup
Eleştirmenlere kendimi hırpalattırabilirim
Odamda dergiler fanzinler, farkında olmadan bir arşiv yapmış olabilirim
İşte şimdi tutup sevgilimin elinden hep yalnız gittiğim kahveye
Bu kez yalnız gidebilirim.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

ritmik, sert, epik

Murat Sözer'in şiiri bende hemen bu üç kelime ile karşılık buldu: Ritmik, sert, epik...

"Ve belki şimdi dinelip bu şiirin getirdiklerini ağırlayabilirim" dizesi ayrıca tadından yenmez...

Murat Sözer şiiri

Çarpıcı bir seda ile başlayan bu şiir keşke eleştirenleri göze almadan devam etseydi yada bitseydi daha bir güzel ve tadına doyulmaz olacakmış. Murat sözer'in vazgeçemediği yada vazgeçmediği bu sertlik ve dalaşmak isteği yüzünden şiir MURAT'ın şiiri olmayı aşamadı. Bu yorum yüzünden Murat bey bana da tekme vuracaktır lakin ben sesimi çıkartmayacağım. Murat beyin buna hakkı var. Bu şiirinden dolayı teşekkürü haketmiyor değil.

yalnızca yalnız

şiirin getirdiklerini ağırlamak her bunye için kolay değil-saran ve sarsan
bir murat sözer şiiriyle müşerref olmak -aşka kafa tutma -aşkla kafa tutmaktan uzaklaştırıcı oldu. şiirlerin şevkle devam etmesini dileriz.

"Hem sana hiç bilmediğin bir şeyler anlatmalıyım diyorum da
Hem de anlatıyorum sana hep bilmediğin bir şeyler- "
narin bi bölüm -uzerınde cokca durulmaya deger.

Allahım, bizleri şu kelimeler den haberdar et ;
yalnız, Allah ile olmayandır.

şimdi

"Şimdi" iyi bir şiir. İyiliğinden ve zaten iyi olduğu için taşıdığı güzelliğinden daha önemlisi, daha iyi ve güçlü bir şiiri, insanı işaret etmesi. İnsana güven vermesi. Bir metni okuduktan sonra onu yazanla ilgili bir güven ve inanç doğru bir güven ve inanç hissediyorsam, o metni ikinci kez okuyabiliyorum. Metni değerlendirilir olarak kabul ettikten sonra, içerikle ilgili konuşabiliriz, tartışabiliriz zaten.

"Şimdi" şiiri de yaşanılan bir şeyin başlangıç ve sonucuna bir temas gibi; özet; kararlı, inatçı bir özet.
Gözyaşı dökülmesine neden olan durumlardan Allah'tan kelimeler istenen duruma geçiş süreci belirgin değil şiirde. Bağın kopma sebebi ve hitap edilen kişinin kişiliği, düşüncesi, durumu belli değil. Bu anlamda hızlı ve özet bir şiir "Şimdi". Kendisiyle hitap ettiği kişi arasındaki bağı ve o bağın kopuşundan sonra kendisinin durumunu ifade ediyor Murat. Bağ koptuktan sonra doğal olarak biraz afallamış, serbest ve isyankar bir dil kullanıyor. Dışında olan, kontrol ve öneri yapabilecek herşeye çatan bir ruh haliyle konuşuyor. Bu meşru birşeydir diyebiliriz herhalde. Şairin durumunu göz önünde bulundurunca.
Dinelmek kelimesini tercih etmiş Murat. Bu kelime şiirin akışını da tahrif ediyor, ileride de zaten "İşte tam da böyle bu şiirin zihin akışını bozup" demiş, ama gerçi 'zihin akışı' yerine 'bilinç akışı'nı kullanabilirdi. Akan zihinden ziyade bilinçtir sanırım. Şairin afallama halinin, serbestlik ve isyan, atılım halinin en dikkatimi çeken ifadesi şu oldu:
"Odamda dergiler fanzinler, farkında olmadan bir arşiv yapmış olabilirim". Bu dize, insanın bir durumuna dair tam gerçek bir olay sunuyor. Tahmin ederek ya da empatiyle hissedilen birşeyden farklı, doğrudan hisedebileceğimiz, görebileceğimiz, canlandırabileceğimiz bir durum. Bir serbestlik ve farkında olmama var, yani şiirin akışını sağlayan görüntülendiren bir şey, bir de şairin kendisinin dışına çıkabilmesi, kendisini kuşatabilmesi durumu var: "Odamda dergiler fanzinler, farkında olmadan bir arşiv yapmış olabilirim".
Mümkün olduğunca kontrolü elde tutmak gerek. Bu şiir güven ve inanç hissini veren, bu şiirdir dedirten bir şiir! Ama daha ileri safhada değerlendirdiğimizde, kontrolü, içeriği, taktiği, tarafları daha merkezi bir şekilde hesaba katmak durumundayız.

Murat Sözer. Kardeş. Eyvallah. Devam! Dosta düşmana karşı. Şiir adıyla. Şiiri geride tutup şiiri ileri sürerek! Bir kavgada. Herkes dağıldıktan sonra etrafa baktıysam o sensin. Son cümleler özelden gitsin:)

şimdi şiir sonra

ismail kılıçarslana, yakub pekdemire, ömer faruk asıltürke ve ali düze; şiirin ulaştığı bir yerin olduğunu teyid etmemi sağladıkları, hissettirdikleri için teşekkür ederim.

selamlar.

bir ses anıtı olarak şiir

bir ses anıtı olarak şiir

kendi sesinin doruğuna tırmanmakta olan bir şair murat sözer. Sertliği ve dolaysız kavgacılığı , olan biten durum ve davranışlara karşı sıklıkla direnen reddiyelerinin sıralanışı tam da yaşadığımız çağın gerçekliğiyle örtüşür durumda. Bu anlamıyla yerli yerinde bir şiirin sahibi olacağa benziyor murat. Bu yerli yerindelikle kastettiğim de tam olarak bu çağın gerçekliğiyle örtüşür bir görüntü arzediyor. Dolayısıyla şiirindeki ses gürlüğü ve sert tutumu bu söyleneni destekler mahiyette. Diğer taraftan bu sertlik yanlısı tutumun sürekliliği murat sözer şiirini bir noktadan sonra sekteye uğratacak diye bir endişe taşıyorum içimde. Sertliğin ve itirazcılığın sapmaz bir prensip olarak şiirde daimileştirilmesi bir noktadan sonra o şiirin sahihliğine halel getirecek bir sunilik verebilir diye düşünüyorum. Dolayısıyla yapay olanın görünmez tuzaklarına karşı hassasiyet sahibi olmak için yaşanılan yüzyılı yalın çıplak bir gözle okumak ve o okunanı şiirin içinde eritmek gerekiyor. Katıksız öfkenin çizgi dışına taşınması toparlanması zor bir dağınıklığı da beraberinde getirebilir. Bu açıları göz önünde tutarak şiire devam etmesi gerektiğini düşünüyorum diyerek daha sıkı şiirler yazma beklentimi de cümle içerisine eklemek istiyorum ..

intikam alırcasına

intikam alırcasına
savruluyorum, kusuyorum hıncımı
dağlar boyu

...

gibi bir savaş seramonisi gibi geldi. Belki de bir kavga anında yazılmıştı.

Eyvallah güzeldi.

Edebiyatın yeni baharı: Filbahar