renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Zatoichi

Bilirim siz sinemayı sevmezsiniz ama ne yapayım birinin de yazması lazım bu konuda. Bahsedeceğim filmin ismi "ZATOICHI".

Zatoichi konusunun derini incelendiğinde Japon toplumunun Dünya savaşı öncesi yaşamı hakkında önemli ipuçları veren, o dışarıdan gördüğümüz geleneklerine bağlı, saygılı toplumun içinde de her yerde olduğu gibi çürük yumurtaların çokluğunu görme fırsatı veren bir film. Japonya 'nın dokusundaki sıradan halk, mafya, kılıç kullanma sanatı ve Zen'in derinliğini anlatıyor. Ancak, filmin konusu Japon kılıcının hünerleriyle sınırlı değil. Bununla birlikte üstünde durduğu tema Kendo. Bir kılıç, onu tutan savaşçının ruhudur. Kılıç tek başına bir demir parçasıdır. Onu hünere, bir katliam ya da adalet aracına dönüştüren insandır.

"Son 50 yılın belki en iyi Japon samuray / Kendo filmi. Takeshi Kitano gözümüze Kill Bill’den öte 7 Samuray’a yakın inanılmaz şekilde çarpıcı bir filmi sunuyor" tarzında yorumlar yapılan bir film olduğunu da belirtelim.

Bir önceki anlatımımda bahsettiğim "When The Last Sword Is Drawn"da olduğu gibi bu filmde konunun kopuk ilerleyişi, geçmiş gelecek ve an bağlantılarının kurulamamış olması, kanlı çarpışmalarda ki sıçrayan kanların ucuz yollu manga tarzı animasyonlar ile geçiştirilmeye çalışılması konunun tüm ince yönlerini, kılıç sanatının harika ayrıntılarını bir kenara bırakıp acaba ne oldu da böyle oldu diye düşünmemizi ve filmin sonunda ya iyiydi herhalde ama ben anlamadım düşüncesini insanda bırakan bir çekim tarzı var.

Kör bir Samuray, bir Ronin, kötü efendiler, iyi çiftçiler, ve intikam peşinde iki gencin birbirleri ile tesadüfler ile tanışmaları ortak sonuçlara gitmeleri ve son olarak tarafların birbirini kesmesi ile son bulan "ah be Kurusawa Usta bizi bunların mı eline bıraktın" dedirten bir film. Eğer çok dikkatli bir izleyici değilseniz ve herhangi bir şekilde uzakdoğu ya bir ilginiz yok ise ben seyretmeyin derim.

Saygılarımla

İmdb puanı :7.6/10
Yapım : 2003, Japonya
Tür :Aksiyon / Dram / Komedi / Suç
Yönetmen :Takeshi Kitano
Senaryo :Takeshi Kitano, Kan Shimosawa (Kitap)
Müzik : Keiichi Suzuki

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.
Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Gerçekten sinemayı sevmeyen b

Gerçekten sinemayı sevmeyen bir kitle için uygun bir başlangıç değil
sanırım.

Ben sinemeyı sevmeyen insan olduğunu sanmıyorum

1-Sinemayı seven insan vardır
2-Hiçbir filmi kaçırmayan sinema manyakları vardır (bir zamanlar biz)
3-Sinemaya önyargılı yaklaşan insan vardır (bunlar bizim beynimizi yıkıyor gibi/belki doğru)
4-Ve sinema/televizyonda ölçüyü koyan insan vardır.

Her şeyin ölçülüsü güzel yani...

Tavsiyenize teşekkürler...

İyi film yok mu?

Sinema severim ancak gitmem. İlgiyle izlediklerim vardır, bir de seyretmeye başlayıp kısa bir süre sonra yarıda kestiğim çokları. Kendi çapında iyi bir izleyici dahi sayılabilirim aslında. Sitede bir haberleşme imkanı olsa, daha önce VCD'de seyrettiğim ve o gün TV'de oynayacak, seyretmeye değer filmlerden Cemaat'i haberdar etmek dahi isterdim ve istedim. Mesela, geçen hafta Cevın Space'nin K-Pax'i oynadı TRT 1'de. Harika bir filmdir. Dünya'ya ve dolayısı ile kendine, kendi kabuklarını kırıp bir yabancı gözü ile daha sağlıklı bakmanın yolunu bulabilirdiniz bu filmde. Dün gece Star'da şahane bir film oynadı mesela. Geleneksel ve asık suratlı öğretiye ters düşen idealist bir Tıp talebesinin tek başına neler başarabileceğini anlatıyordu. Açıkçası, doktor kısmının kibar tavırları altına gizlenmiş gururlu hallerinden. Paraya fazla tamah etmelerinden. Plasiyerlerin oltasına takılarak tatil vs imkanlar için ilaç yazmalarından, dolayısı ile boktan Hipokrat yeminlerinden rahatsızlık duyan biri olarak son derece değerli buldum bu filmi.. İmkan olsaydı haberdar etmek isterdim Cemaat'i.

Bir şey vermeyen filmleri seyretmek, vakit öldürmektir. Öldürecek vaktimiz olmamalı oysa bizim. Ancak canınızın hiç bir şey yapmak istemediği stresli anlarınız vardır. O an kitap okuyamazsınız mesela.. ya da başka bir şey. Film fena sayılmayan bir seçenektir. Hatta iki hafta kadar önce TRT 1'de oynayan Er Ryan'ı kurtarmak dahi iyi gider böyle anlarda.

Çok film seyretmem, evet. İyi filmeleri seyrediyorum ben. Gazetelerin kültür sanat sayfalarına baktığım için, onları da görüyorum orada.

Elif Şahin haklı bence. Kötü bir başlangıç olmuş bu :) İnsan, film sevmeyenlerin çokluk olduğunu düşündüğü bir ortama, tavsiye etmediği bir filmi yazar mı başlangıçta :)

Bu arada, uzun süredir seyretmeye değer iyi film bulmakta zorlandığımı ve bu yüzden soğuduğumu da ifade etmeliyim. Sanırım, şu sıralar daha ziyade fantastik filmler popüler. Ve ben, oskar ödülü alsalar dahi nefret ediyorum bu türden.

iyi film..

sinemalara gelen cogu film gercekten işe yaramaz.. eğer filmden zevk almak istiyorsanız godfather serileri lotr serisi ve esaretin bedelini öneririm..

tabi bi de once upon a time in america var ki of of..

Teşekkür

eh bir şekilde sinema ile ilgilenenler olduğunu görmek beni sevindirdi, :)) daha önce de bir kaç film önermiştim, bunu önermedim çünkü yazımın sonunda söylediğim gibi ola ki içinizde bu tür e ilgi duyan birileri var ise hayalkırıklığı yaşamalarını istemedim. Diğer açılardan LOTR gibi filmleri konuları itibari ile çok severim, fantastik dünya konuları güzeldir ve LOTR türünün en iyisi belki de uzun zaman geçilemeyecek bir sinema ürünü olmasına rağmen 3 ciltlik kitabını okuyup yutmuş beni o bile tatmin etmedi ki sanırım bu da benim uyarlama filmlere olan ön yargım olsa gerek, eleştirileriniz için teşekkür ederim, bloglar kısmında bir diğer film ve oyuncu ile ilgili görüşlerim de mevcut.

Körler Ülkesinde Tek Gözü Olan Kraldır.

Sinema

Bu filmi seyredemediğim için pek birşey diyemeyeciğim..

Ama sinemayı ve sinema sohbetlerini de severim..

Şu sıralar Şadan abinin de imzasından etkilenerek

Az TV dedim..ve Televizyon almadım

Haftaya birkaç filmi dağıtıyorum..

'Rent A CD if you have a player'

Türk filmlerinden başladım...buna..

Geçen gece Şellale bu gece de Fasulye'yi izledim..

Gerek Selim abinin önerileri gerekse adını dost sohbetlerinin

konusunun sinemaya kaydığı vakitlerde duyduğum K-Pax'i izlemeyi düşünüyorum..

Varsa tavsiye filmleriniz...kabulümdür..

Şöyle Baba gibi..

Bilim-Kurgu,Savaş,Psikolojik,Felsefi,Dini,Komedi

,Yerli Yabancı ne olursa farketmez..bekliyorum..önerilerinizi...

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

Öneriler

Eh madem istediniz önereyim o zaman sizlere, Gothika, Tanrı Kent ve Amoros Peros bu filmleri muhakkak izleyin derim, ayrıca eğer edinebilirseniz Akira Kurasawa ustanın RAN isimli filmi DVD olarak piyasada bulmak mümkün savaş filmi olarak ise izlemedi iseniz İnce Kırmızı Hat isimli filmi öneririm, tabii ki bunlar benim beğenilerim Türk Sinemasından ise en son vizontele tuuba yı izlemiştim ama şu anda izlemek istediğim film Yazı Tura oldukça ilgi çekici geldi bana konusu izledikten sonra sizlere tavsiye edip etmemeye karar vereceğim. Görüşmek üzere.

Körler Ülkesinde Tek Gözü Olan Kraldır.

Film tavsiye edilir departmanı

Birkaç film tavsiyesi de benden. "Akıl Defteri" adında bir filmi tavsiye ederim öncelikle. "Guguk Kuşu" diğer tavsiyem. Akıl hastanesinde geçiyor. Bir başka film daha "Yaşamın Kıyısında". Bu da akıl hastanesinde geçiyor. İntihar eğilimi yüksek olan gençleri ele alıyor. Hatta filmde şöyle bir sahne var. Neden intihar girişiminde bulundun diye soruyor birisi baş rol oyuncuya, o da -hayat fazla sıkıcı geliyordu diye cevap veriyor. Etkilendiğim bir filmdi. Tam depresif de değil, aşk daha ağır basıyordu. Psikolojik bir aşk fırtınası işte. Bir de "Çikolata" adında bir film var ki muhteşem. Ben felsefi, psikolojik, manik depresif, bilinçaltı ve aşk filmlerini severim. Türk filmlerinden ise İnek Şaban vazgeçilmezdir benim için. Bir de eskilerden Belgin Doruk falan. Aydan Şener'in oynadığı "Çalıkuşu"nu da çok sevmiştim. Özellikle şu romandan bozma filmleri çok beğeniyorum. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu gibi... Nuri Bilge Ceyhan'ın Uzak filmi de güzel. Hak etmiş ödülü. G.O.R.A'yı ise fazlasıyla merak edenlerdenim. Acaba nasıl bir şey? "Kurtlar Vadisi" izliyoruz bi de. Arkadaşlarla cümbür cemaat. İyi film be.

Varlığın Yeter...