Gözlerindeki buluttan anladım bugün yağmur var.
Gelen her kötü haberin ardından olduğum yerde gözlerimi kapatıp, bir yerlerde unutulmuş çocuk masumiyetiyle tanıdık bir ses yada yapraklara benzettiğim avuçlarıma, sıcak bir elin gelmesini bekliyorum. Sadece üstünde oynanmış fotoğrafların gerçekliği kadar gerçek olabilir bu hayat ve yollar ne kadar uzak olabilir bir sonu olduktan sonra...
Ağaç kovuklarında elimi gezdiriken, dinlerken bir deniz kabuğunu, düşünmemeyi düşünürken, kendimi yaşamak için tutamazken, her kayboluşumda bir adamın elimden tutup eve getireceğini bilip dururken ve aslında hep uzak olmayı seçip, özlemeyi severken, her kızdığımda kendi kendime; yollara dayanamayan bensem bunda yolların ne suçu var deyip gülümserken, yaşanmamış zaman kadar uzak olsanda, sanma mesafeler uzak tutar bizi.
Gözlerindeki boşluktan anladım, bugün kalbin uyanma zamanı geldi.
Gelen her kötü haberin ardından olduğum yerde gözlerimi kapatıp, sabır isterken, neyin var diyenlere; sakladığım bir hurma çekirdeğinden başka hiçbirşeyim yok diyorum.Onu da toprağa vermek için sudaki yüzümün tamamen su yüzüne çıkmasını bekliyorum, işte o zaman hiçbirşeyim yok demek yerine kalbime sahibim diyebilirim.
Yağmur sonrası elimi ıslak çimlerin üzerinde gezdirirken, bu geceninde sonunda sabah olacağını bilip dururken ve beklerken doğacak güneşi, elimde nereden bulduğumu bilmediğim kuru bir dal parçasıyla çizdiğim, beynimden düşüp gelen tüm anlamsız şekillerebakarken, içimdeki sabırsızlık tırnak uçlarıma kadar çıkmak için sabırsızlanırken, anlatılan tüm saçmalıklarına sağır olurken hayatın ve bir kez daha hiç görmediğim o kızın öğrettiği şarkıyı söylerken , güneş sanada banada doğuyorsa; sanma mesafeler uzak tutar bizi.
Gözlerindeki buğudan anladım, yine gitme zamanı geldi.
Gelen her kötü hberin ardından başımı ellerimin arasına alıp, ömrümün küçük bir avuçta akıp giden kum taneleri kadar olduğunu düşünüyorum. Avuçta kalan ömür ne kadarsa bir okadar duvar yıkıp bir okadar yol gidebiliriz nasıl olsa birbirine tıpatıp benzeyen iki tepe yok, ovalarında hepsi aynı.Ancak titreyen yıldızların geceye tutunabildiği kadar gerçek olabilir bu hayat; senle senin arandaki bir çıkmaz sokak.
Gelen her kötü haberi her uyanışımda, zamanın kendini tekrarlaması gibi yeniden hatırlıyorum, ince uzun bir sızı kaplıyor içimi ama yinede kadife tenli beyaz çiçekleritüm hazinelerden değerli tutuyorum.
Bugün biraz ateş ve ses kısıklığına rağmen, ruhumun değil sadece bedenimin hasta olduğunu düşünüp oyunlara gelmezken, dinlerken sessizliğimi, sırf dilsiz sansınlar diye konuşmazken , yalancı sahiciliklerini duymazken hayatın, özlerken toprak kokusunu, o yoldan geçen trenler hala el sallarken ve bugün giden değilde kalan olurken, nerede olursam olayım hep birlikte olduğumuzu anlamışken ve tekrar gülümserken cam buğusunun önündeki herşeye nihayet en sonunda hiçbirşeyin sahipsiz olmadığını anlarken; sanma mesafeler uzak tutar bizi.
Sen bana benden yakın duruken, ben sana uzak durmadıktan sonra; sanma mesafeler uzak tutar bizi.
Yorumlar
..
Cum, 22/10/2004 - 19:00 — Ahmet Hasansedef hanım. yüreğinize saglık..
"çoktan unuturdum ben seni çoktan
ah bu sarkıların gözü kör olsun.."
bu yazıya dair...
Salı, 26/10/2004 - 00:18 — Yusuf Armağanher zaman söylerdim yazıyı biraz da okuyan yazar diye... bu sefer sanki biraz farklı olmuş... okuyanın dilinin ucuna gelip de söyleyemedikleri kalıyor işte geriye sadece... bir şey geliyor aklıma ve takılıp kalıyor şimdi...
Sezai Karakoç "Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine -4-" de söylüyor işte söylemem gerekenleri...
selametle kal... yüreğine sağlık... O nun gülleri yakanı bırakmasın!
Oku! merkezli buluşma
gec okunmus fakat okundugu ic
Çar, 03/11/2004 - 10:46 — zeyneb Ferdagec okunmus fakat okundugu icin okuyani mutlu eden bir yazi,
cok sey hatirlatti cok seye binaen..
"Bugün biraz ateş ve ses kısıklığına rağmen, ruhumun değil sadece bedenimin hasta olduğunu düşünüp oyunlara gelmezken, dinlerken sessizliğimi, sırf dilsiz sansınlar diye konuşmazken , yalancı sahiciliklerini duymazken hayatın, özlerken toprak kokusunu, o yoldan geçen trenler hala el sallarken ve bugün giden değilde kalan olurken, nerede olursam olayım hep birlikte olduğumuzu anlamışken ve tekrar gülümserken cam buğusunun önündeki herşeye nihayet en sonunda hiçbirşeyin sahipsiz olmadığını anlarken; sanma mesafeler uzak tutar bizi.
Sen bana benden yakın duruken, ben sana uzak durmadıktan sonra; sanma mesafeler uzak tutar bizi."
saygiyla..
kisi sevdikleriyle beraber olacagina göre kimi sevdigine dikkat etmelidir!.