renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

âna ve yanındakilere bakmak

bazıları yaşarken yorgunluklar içinde buluyor gerçek olana dairi..
bazıları da yorgunlukları öyle atıyor üzerinden..
her gün gözlerinin önündekini temaşa ile aklediyor beyni esyayı oldugu gibi kabul eden değil 'olduğu' gibi hallac edenler.
ve yolculuğun son adımlari yaşlanış olarak nitendirilirken,
o adımları daha bir derin bakışlarla atan ve affı dileyen beyinlerin hislerinde gizli bu dünya..

çünkü gölgeler şiar doludur. ve o gölgeler olmasa sıcaklığında yanardık belkide kim bilir!
bakmayı öğrenmek zorundayız. ki yorgunluklarımızı atabilelim.. bilmek sevmektir, sevmekse huzur!

tesadüflere yer olmayan alem-i dünyada, bakışlarımızın değdiği her noktada kendi adımıza ödevliyiz çoktan.

ve bakışlarımız olgunlaştırır bizi!

her gölgede işlenen rengi görebilene kadar bakmayı ve bilmeyi öğrenmek zorundadır insan..
her maddenin taşıdığı şey, varacağımız noktanın gerçeğidir çünkü..
batın, zahir olarak bakışlara sunulmus.. ve bakmayan göremez..
bazıları eşyayla savaş halinde buluyor varılacak olanı , bazılarıysa sulh ile arıyor eşyayı..

çoktan doğum sürecimizi tamamlamış ve ölüm sürecine girmişken hiç zamanımız yok kendimize taviz vermeye. çünkü yansımayı tanımak için en fazla 'bir' yaşam süresi verilmiş.

ve fena olan; bireysel körlüğümüz , toplumsal körlüğe sebep!!

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

tesadüf mü/ tevaffuk mu/kader mi?

Tesadüf islam düşüncesinde yeri olmayan bir kelimedir, tıpkı mey gibi ya da şans...

Dünyanın herhangi bir yerinde çizeceğiniz herhangi büyüklükte bir çemberin çevresinin çapına bölümünün (pi sayısı) hep aynı oranı vermesi tesadüf olabilir mi?

Matematik adem tarafından mı keşfedilmiştir?
Okullarda lüzümsuz yere okutulan bir angarya mıdır fen bilimleri?

Neyse

bamtelime dokundu...

susayım ya da susadım bu saatte...

"Gül sunan elde daima bir miktar gül kokusu kalır"

yorum değil

bamtelinin titremeseydi )

bazen tek bir kelime ile çalmaya başlar...

"Gül sunan elde daima bir miktar gül kokusu kalır"

Birçok deruni düşüncenin

''bakmayı öğrenmek zorundayız.'' Çok doğru...

...ki yorgunluklarımızı atabilelim.'' Bildikçe artar yorgunluğumuz''

. ...bilmek sevmektir, sevmekse huzur!'' ''Bilmek çiledir çile ise acıdır.

Birçok deruni düşüncenin işlendiği güzel bir yazı.

Daha uzun ve bol örnekli olmasını temenni ederdim

aksi takdirde fikirler muğlak(bulanık) kalabiliyor.

Son söz

Herkes bakar ama herkes göremez ;

herkes duyar ama herkes dinleyemez vesselam..

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

her bilinen yorgunluk artirma

her bilinen yorgunluk artirmaz bilgimle,
baktikca görecek, gördükce bilecek, bilmenin -ki o bilgi bizi 'güc'e yaklastirdigi icin- rahatligiyla yorgunluklarimizi atacagiz..
bilmeyisler karanliktir ve karaltilar ruha oldugu kadar omuzlara da agir gelir. fikrimce.

ve sevmek; cile dediniz siz!
ben cilenin adini coktan zevk koymustum sevgili Nuh TUNA, ondan olsa gerek huzur deyisim.
su da var ki; fitri bir yapi olarak herkes sevmek ister,cunku ruhun ihtiyacidir. yanlis yönenler hüsran buluyor muhakkak. ama bakmayi bilenler, yaratilan her zerrede amaci,amacin sahibini ve sahip oldugu gücü görerek sever.. bu sevgi ne kadar aciyi cekse de üzerine, o güce dayanmanin ve mutlak bir kavusmanin bilmesiyle,cogu bilmek huzur oluyor iste..keza kendini bilmek de öyle..

yazi daha uzundu, eger kisaltmasaydim cok daha uzayacakti..
belli bir basi ve belli bir sonu da yok zaten.
o acidan anlasilmasi karisik belki de bilemiyorum, ama istegim; dayanamadigim bir konuya renkli kalemle noktalar ilistirmekti.
muglak kalan fikirler bir fenaliga sebep olmasin ins. duasiyla..
saygilar

kisi sevdikleriyle beraber olacagina göre kimi sevdigine dikkat etmelidir!.

Hikmet

bilmeyisler karanliktir ve karaltilar ruha oldugu kadar omuzlara da agir gelir. fikrimce.

bu bilenler için böyledir...düşünen ,sorgulayan(tefekkür eden)
,bulduğunda bildiğini temaşa eden hasılı alimler ve hikmet bilgisinin peşinde olanlar için böyledir.

Cümleten(cemaat olarak) bu bilgiye erişenlerden oluruz inşallah..

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

Başlık müthiş..

Sanırım biraz geç kaldım bloğu okumakta. Arkadaşlar gerekenleri söylemiş. Ben de başlığa binaen " İsabetli olan âna ve yanındakilere bakmaktır, geçmişten aldığın işaret ve derslerle" demeyle iktifa edeyim.