renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Yeni Bir Günlük Gazeteye İhtiyaç Duyuyor musunuz?

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.
Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Çıkmalı diyenler

Arkadaşlar niçin yeni gazete istiyorsunuz, neden ihtiyaç var, bu konuda görüşlerinizi belirtirseniz çok daha yararlı olur. Böylece bu düşünceler belki birilerinin kulağına gider de motivasyona neden olur.

Not: 2004 yılında yaptığımız bu anketi güncelleyerek yayımlıyoruz. Mevcut sonuçlar o tarihler itibariyle böyle idi. Bakalım o günlerden bugünlere bir şeyler değişti mi? (29.05.2008)

Bilmem görüşlerimiz işe yarar mı?

Söze gazetelerdeki yeknesaklığı, sığ,seviyesiz ve saldırgan yorumları, aynı kaynaktan servis edilmiş haberleri görmekten bıktığımı söyleyerek başlayabilirim. Gazetelerimizin hiçbiri,küresel bir iddiaya sahip değil. Hiçbiri referans olabilecek kalitede değil. Eskilerin hatır/katır ilişkileri nispetince gazeteci yaptığı bazı sefillerin yerine şu anda inanılmaz bir hızla akademik kariyeri önde görünen yeni tür gazeteciler istihdam ediliyor. Akademisyen gazeteci demek değildir;akademisyendir. Gazeteci akademisyen titizliğine sahip olabilmeli ama...akademisyende gazeteciliğe zorlanmışsa gazeteci tilkiliğine sahip olmalı.Gazeteciliğin tanımını biri yapsa da gazetenin tanımı ortaya çıksa. Sahiden gazetecilik nedir? Bugün bu ülkede bırakın uzak ülkelerin dünya sahnesindeki pozisyonlarını izlemeyi,yorumlamayı çevre ülkeleri bile izlemekten aciz bir basın yapımız var(İstisnalara lafım yok). Biz le Figaro,NYT,W.Post,L.A Post,Le Monde,Economist Die Welt,gibi tanınmış/etkili basın istiyoruz. Gelin görün ki gerekli olan tüm teknik altyapıya sahip olmamıza rağmen, iyi gazetecilere sahip olamadığımız için küresel yayın yapan bir TV kanalımız bile olamıyor. İran bile ingilizce yayın yapan uluslararası bir kanal (Press TV) kurdu;Tıkır tıkır haber/yorum yapıyor... Rus RT, Çin KBS World. El Cezire'yi saymaya gerek yok. Kazak Caspionet'i sayalım isterseniz.
Okuduğumuz gazetelerin vizyonları sığ ve üstelik emek ürünü de değil. Bu herhalde Türkiye'nin hala büyük bir devlet gibi davranamadığından kaynaklanıyor demeyin de.İşte öyle.
Selam ve sevgiyle

Seçkin Deniz

Türk gazeteciliği üzerine.

Aslında gazetecilik işinde en vasat rotayı ingilizler izlemektedirler, Dünyada gazete ve gazetecilikle ilgilenen çoğu insan bilirki ingiliz gazeteciliğinin %50 si uydurma %50 ise şişirmedir.
Olaya buradan girmemdeki amaç Türk gazeteciliğinin ve zatihi gazetecilerinin ingiliz vâri vasat bir rotada olduklarını daha net anlatabilmek içindi.
Türk gazeteciliğin Miladı her ne kadar Osmanlı döneminde çeşitli mecmualar çıkmaktaysada Hasan Tahsin'in şehadeti olarak bilinmektedir (1919)
O dönemden günümüze çeşitli evreler geçiren türk gazeteciliği bugün çok vasat olmamakla birlikte düşük seviyede ilerlemektedir.
Türk gazeteciliğinde İkinci sayfa güzelleri,Üçüncü sayfa katliam haberleri, kaliteli bir gazetede yer bulamayacak haberleri manşetten yayınlayan, kültüre ve sanata "boş alan dolduracı" gözüyle bakan bir yapı hakim.
Tabi tüm basın böyle mesela Zaman gazetesi Türk basının zirvelere taşımaya yakışır nitelikte, Referans ise henüz yeni bir gazete olsada gerek üslüp gerek tarz gerekse mizanpaj bakımından "gazeteciliğin standartlarını korur" bir görünüm yansıtıyor.
Diğerleri ise çoğu mürekkep masrafından öteye geçemiyor.
Aslında Türkiyede gazeler ve gazetecilikten önce zihniyetler değişmelidir. Bugün Türkiyenin en çok satan gazetesinin Posta olduğu göz önüne alınırsa aslında vatandaş gazeteyi okumak için değil "seyretmek" için alıyor.

Tüm gazetecilerin "habere göre resim değil, resime göre haber ilkesini benimsedikleri, hakedenlerin değerlerini fazlasıyla aldıkları güzel yarınlar dileğiyle...

kadir Önder

Sanal Gazetecilik

Microsoft'un gelecekte Bilgi Teknolojileri üzerine bir konferansına katılmıştım. Bu konferans hayatımızda ağırlı artan internet ve bilgisayar teknolojilerini nerede kullanacağımız üzerineydi. Çok yakında sanal gazeteceliğin artacağını, okurun yazara bedelini ödeyerek kendi yazar karmasını ve dolasıyla gazetesini oluşturacağını yazıyordu.

Örneğin ; X gazetesinde yazan Y yazarı yayımlayacağı her makalesi için müşterisinden 0,5 Euro alacak. (Rakamlar farazidir) Bu sayede okur hem gazete fiyatını hem de yazar portföyünü oluşturmuş olacak.
Akabinde camınıza gazete çarpmayacak, gazete almak için balkona çıkmayacak ve gerektiğinde onu sofra bezi niyetine kullanamayacağız.
Bu da sanal gazetenin istenmeyen sonuçları tabi.

''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''

..

yeni bir gazetenin tutması çok zor. gazete olarak var olanlardan da gerekli şeyleri bulabiliriz. misal zaman gibi kalite gazete yok şu anda turkiyede. yetmez diyorsanız radikal okuyun..

Çok yönlü bir gazete çıksa iyi olur

Bazı gazeteler var ki daha çok siyasete yönelik bence.İnsan gazeteyi okuduğunda, o gazeteden umduğunu bulabilmeli.Çok yönlü, tarafsız ve her konuya az çok içerik veren bir yapıya sahip olmalı.

İnsan gazeteyi eline aldığında aradığı tip yazıları bulmak için sayfaları karıştırdığı kadar, yazıları okuyabilmeli.Boş boş bakılacak bir gazete değil, okunmaktan zevk alınacak bir gazete olmalı.Bu konudaki gazete seçenekleri yetersiz bence..

Yenişafak biraz daha yazar

Yenişafak biraz daha yazar kadrosunu genişletebiir,ilk çıktıklarınaki gibi.

Tarafsız Gazete Olmaz..

..

Rumeysanur Hanim'in yorumunun altina yorum giriyor olmama ragmen, fikirlerim dogrudan kendisinin yazdigi yorumu hedef almiyor.. ifade etmek isterim (tartismaya sebebiyet vermeyelim).. simdi efendim, tarafsiz gazete bir masaldir.. hem de cok ucuz bir masal. herkesin, her kesimin bir tarafi vardir, aksine ihtimal yoktur. hani denir ya "her yigidin gonlunde bir aslan yatar".. durum bundan ibaret.. turkiye'de yeni bir gazeteye ihtiyac var mi.. bence evvela insanlarin okutulmaya ihtiyaci var yani.. gazeteleri ciddi bir sekilde takip eden kac kisi var acaba? yazarlar, yazilariyla ilgilenen bir okuru gorduklerinde, dari ambarinda goren tavuk misali seviniyorlar (hakaret degildir bu, baska bir tesbih aklima gelmedi).. tr'de gazetelerin ekseriyeti foto gazeteciligi ve magazinsel gazetecilik yapiyor.. icerik yerlerde bir cogunda.. sol kesim'den radikal'in, hangi kesimden olduklarini bilemedigim dunya gazetesi grubunun, referans gazetesinin, sag kesimden nisbeten yenisafak'in, yorum ile haberi ayirmaya calisan zaman'in hakkini teslim etmek lazim.. bir de tr'de yine alaninda bir ilk olan (zannediyorum) ingilizce gazete olarak today's zaman var.. digerleri afise etmekten baska bir ise yaramiyorlar cok fazla.. netice olarak tarafsiz bir gazete olmaz.. tarafsizlik da bir taraf ifade eder.. demokratik unsurlara riayet etmeye calismak mesela demokrasiden taraf olmaktir.. adalet'i gozetmek adalet'ten taraf olmaktir v.s..

----------------------------
Bir kale ki, yıkıldı içten içe/Bir can ki, yazıldı hiç'ten hiç'e

...

türkiye'nin büyük gazetesi hangisi. veya dünyanın tanıdığı türkiye gazetesi var mı. bu soru abesle iştigal mi. devletlerin her şeyleri belirli bir ölçüde mi gider. new york times amerika'nın önünde değil. le figaro fransa kadar var. the times tamı tamına ingiltere mi.
ihtiyaçtan ziyade yeni bir gazeteyi yaşatacak potansiyel var türkiye'de. galiba asıl mesele; kalite. farklı olmak. başarmak. bunlar olduktan sonra bir gazetenin okuyucu diye herhalde ciddi bir sorunu olmaz.
yakın geçmişte taraf gazetesi çıktı. şuan yirmi bin satıyor. yayın politikasına göre fena değil.
eskiler "iyi pekmeze sinek bağdat'tan gelir" derlermiş. mesele bu:
pekmezin iyi olması.

aziz nesin haklı mı?

Türkiye’yi bilmem ama benim yeni bir gazeteye ihtiyacım var. Neden; çünkü tarafsızlığın bozulduğu iki görüşün de, amacından saptığını ve gazetelerin habercilikten uzak ciddi misyonlar yüklendiğini düşünüyorum. Bu durum ister istemez beni de bir tarafa yönlendirdi, hem paramın nereye gittiğini bilmek hem de görselliğin iğrençliğini görmemek için bir yöne kayıyordum. Bundan mütevellit görüşümün aksinde olan gazeteleri hiç okumadım ve eğilimim sağ cenah oldu lakin onlarda da durum pek farklı değil!
Uzun zaman önce Üsküdar’da gezinirken yol üstünde gazetesine abone arayan gençle uzun bir muhabbetim olmuştu. Amaçlarının, gazetelerinin satışı kadar, elde ettikleri gazete gelirlerini, arka planda birçok öğrencinin eğitimi için kullanmak istediklerini söylemişti. Çok ulvi bir görev gelmişti bana, sadece gazete almakla kalmayacak bir de gizli bir hizmetin parçası olacaktım. Bu düşüncem hala tazeliğini koruyor. Özünde çok kıymetli ve cemaatlerinin kurucusu olan şahsiyetin, her söylediğinin emir olarak kabul edilmesi ve bunun bahse konu gazetede sürekli yayınlanması, bu kişi hakkında yazılan olumsuz yazıların-ki katılmıyorum- gazetelerinde sürekli tekzip edilmesi ve aklamaya çalışılması çabaları, gazetenin habercilik amacından sapmasına sebep oldu bence. Her zaman edep sınırları içinde olan ve takdir ettiğim yazılarında, sadece beyaz rengi görmek sıkıcı gelmeye başlamıştı. Türkiye gibi tansiyonu inişli çıkışlı olan bir ülkede, olayların olduğu gibi yansıtılması gerektiğini ve sükûnetin abartıldığını düşünüyorum. Bu kanım ise yazarların makalelerinden kaynaklanıyor.Gazeteler, sadece haber kalitesiyle tiraj yapmalıyken bir cemaatin gücünü kullanarak ya da aksi görüşte olan bir gazetenin bir önderi putlaştırılarak onun isminden sayı yapmaya çalışmaları bana hiç etik gelmiyor. Bu sebeplerden ötürü artık almak istemedim bu gazeteyi ve aboneliğimi iptal etmek istedim ama ne çare; uzun ve badireli bir yol beni bekliyordu. Kestim aboneliğimi ama mütemadiyen aranmam, işin en can sıkıcı kısmıydı. İstikrarları takdir edilmeyi hak ediyordu lakin nezaketimi bozarak karşı tarafa el çektirdim. Bu davranışları, bende aksül amel yapmıştı. Zannederim ki ilelebet almayacağım bu gazeteyi. Şunu demeye getiriyorum: Gazete güzeldi güzel olmasına da sahiplendiği kimliğin biraz fazlaca aşırıya kaçması, çok rahatsızlık vericiydi. Uzun zaman gazete almaktan vazgeçtim ve hala alamıyorum, öyle bir bıkkınlık yani! Bir gazete, sadece haber nitelikli olmalı, amacından kopup ne aksi görüşümde olanlara hizmet etmeli ne de aynı görüşte olduğum insanlar aksi görüşlerinde olanlara hizmet etmeli. Bir gazetenin misyonu olabilir (ulvi, siyasi, ekonomik) lakin ben bir okuyucu olarak, misyonunu bilmek zorunda değilim, tarafsız düşünceye sahip, bir gazeteye ihtiyaç duyuyorum. İnternet ortamından takip ettiğim diğer bir radikal dinci gazetenin en radikali olan yazarının kaleminden çıkan çirkin, küfür niteliğindeki ifadeler ise bir hayli sinir bozucuydu benim için. Tepkimi, sık kullanılanlardan atmakla gösterdim, zaten ana sayfam olamayacak kadar iddialıydı. Vasat, her zaman iyidir benim için. Ben kimsenin yorumunu merak etmiyorum sadece ülkemde ve dünyada olan haberleri almak istiyorum, Çünkü köşeler, şahısların istediklerini fütursuzca söyleme yeri haline geldi. . Her yorum, bakış açımda koca bir delik açıyor ve inancıma her atılan tokatla, gergin, asabi birine dönüşüyorum. Öyle başlıklar atılıyor ki evlere şenlik(?). Yazılanlar, haberin de önüne geçiyor. Herkesi memnun edecek bir siyasi iktidarın olmayacağı gibi, herkesi memnun edecek bir gazete bulmakta zor. Başlıklarından bile kan kusan gazetelerin sahipleri gibi, dönme ustası yazarları da dönmemek üzere dönüşüm kutusuna atılmalı. Hatta format atmak mümkün olsa keşkeYeni bir gazeteye ihtiyaç var mı? Vay be! Aksini düşünüyormuş. Hiç kimse tarafsız olacak kadar erdem sahibi olmadığından, Türkiye’de başka “taraflı” bir gazeteye ihtiyaç yok. Türkiye gazete adedi açısından, nerdeyse en fazla gazetenin basıldığı ülkelerden birisi. Türkiye’de temel iki görüş mevcutken, aynı görüşleri ifade eden bu kadar gazetenin çıkmasını anlamak mümkün değil. Yeni bir gazetenin çıkması; zaten çar çur edilen ülke kaynaklarının (insan gücü, ormanlarımız…) daha fazla yok olmasına sebep olmayacak mı? Nerdeyse aynı kişinin sahibi olduğu gazetelerde, sadece kelimelerin değiştirilmesi, kadının gazete satışı için bir meta olarak kullanılması ve halkımızın psikolojisini bozacak şekilde kanlı vahşet haberlerinin dikkat çekici unsur olarak vurgulanması, Türk halkına yapılan en büyük hakarettir. Yoksa aziz nesinin (Türk halkının %60 ı aptaldır) sözünü haklı çıkarmaya mı çalışıyorlar

yeni bir gazete

İnsan profili değişmediği sürece yada insanların beklentileri değişmediği sürece yeni bir gazete çıkarsanız ne olur.Evet yeni bir gazete çıkmasını canı gönülden isterim ve desteklerim, yeni gazete hem yeni fikirlerin ortaya çıkması hem genç yeteneklerin kendilerini geliştirip gösterebilmeleri fikirlerini özgürce tartışabildikleri bir platform oluşturmaları için önemli...
Peki siyasetin, sanatın, kültürün, ekonominin gerek maddi gerekse manevi olarak güdümlü olduğu bir ülkede siz gazete çıkardığınız da ne kadar kenarda kalabilirsiniz ?......