renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Atasoy Müftüoğlu Günü

Türkiye Yazarlar Birliği 30 yıl etkinlikleri kapsamında Atasoy Müftüoğlu ile ilgili bir program düzenliyor. Programa Akif Emre'den Mürsel Sönmez'e, Rasim Özdenören'den Hasan Aycın'a, Ulvi Alacakaptan'dan Ümit Aktaş'a bir çok değerli yazar, sanatçı ve bilim adamının katılması bekleniyor.

19 Nisan Cumartesi günü saat 18:00’de başlayacak olan program Türkiye Yazarlar Birliğinin Sultanahmet’teki merkezinde, Kızlarağası Medresesinde gerçekleştirilecek.

Atasoy Müftüoğlu Günü'ne, Müzisyen Taner Yüncüoğlu da Atasoy Müftüoğlu için özel olarak yaptığı bir besteyle katılacak.

Programa katılacak yazar ve sanatçı ve kültür adamlarımızdan bir kısmı:

Rasim Özdenören
Hasan Aycın
Burhan Kavuncu
Süleyman Gündüz
Yıldız Ramazanoğlu
Adnan İnanç
Akif Emre
Mürsel Sönmez
Ulvi Alacakaptan
Ümit Aktaş
Abdulaziz Tantik
Mahmut Bıyıklı
Mevlana İdris
Alparslan Durmuş
Süleyman Çelik
Nureddin Durman
Adem Turan
Ali Adakoğlu
İbrahim Paşalı
Suavi Kemal Yazgıç
İlhan Akıncı
Yusuf Armağan
Sadettin Acar
Zeki Bulduk
Ahmet Mennan Müftüoğlu
Benna Müftüoğlu
Zafer Özdemir
Yasin Şafak
Mustafa Emin Büyükcoşkun
Bünyamin Yılmaz
Asım Gültekin

Atasoy Müftüoğlu

1942 yılında Trabzon / Çaykara’da doğdu. 1960 yılından bu yana yazı hayatının içinde bulunuyor. Kimi günlük gazetelerde aralıklı olarak köşe yazarlığı yaptı. Pek çok edebiyat, sanat, düşünce, kültür ve siyaset dergisinde denemeler yazdı / yazıyor. Uluslararası konferanslarda / seminerlerde tebliğler yayınladı.

Eserleri

Vakti Kuşanmak
Firak
Furkan Günleri
Tevhidî Gerçekliğin Işığında
Vahyin Kılavuzluğu Altında
Rahman’ın Âyetleri Karşısında
Bunca Tuğyan Bunca Issızlık
Söyleşiler
Göklerin ve Yerin Dili
Yeni Bir Tarih Şafağı
Ümmet Bilinci
Bilinç Işıklarını Yakmak.
Evrensel Vicdanın Sesi Olmak
Küresel Kuşatma ve Küresel İhtiraslar
İlahi Şiarları Özgürleştirmek
Barbarlığa Dönüş
Düşsel Ufuklardan Gerçek Ufuklara
Onurumuzla Yaşamak Elimizdedir

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Yaşasın! Devrimci Namusluluk...

Öncelikle çok bereketli bir gece olduğunu ifade etmek istiyorum. Emeği geçenlere sahiden teşekkürler...

Gecenin bence en çoşkulu konuşması Mürsel Sönmez'e aitti. Vicdanı olan herkesin feryad-ı figanının olması gerektiğini vurguladı. Atasoy Müftüoğlu'nun bu feryadın adamı olduğunu belirtti. Afganistanda Ruslarla savaşanlara mücahit dediğimizi ancak Irak'ta Amerika'ya karşı savaşanlara ise 'direnişçi' dediğimizi 'mücahit' diyemediğimizi söyledi. Müslümanca konuşamadığımızdan söz etti.

'Tanış olmak nedir?' diye sordu. Çekinmeden elini cebine sokup para alacağınız kaç arkadaşınız var bunu herkes sormalı kendine dedi. Tanış olmak budur dedi... Bu gece Atasoy Müftüoğlu'yla tanışma akşamı olsun, birbirimizle, kendimizle tanışma aşkamı olsun diyerek bitirdi. Mürsel Sönmez'in çoşkusu çok diriydi ve bu sesinde öylesine hissediliyorduki Allah çoşkusunu ve heyecanını artırsın....

Yıldız Ramazanoğlu elinde Atasoy Müftüoğlu nun 'Firak' kitabıyla çıktı. Yazarların hayatında ilk kitapların hep önemli olduğunu belirtip diğer kitaplarda ilk kitaplarda yazdıklarını genişleterek tekrar tekrar söylediklerinden sözetti. Bu anlamda 'Firak'ın kendisi için öneminden sözetti. Eşyanın değerinin artmasıyla insana verilen değerin azalmasına vurgu yaptı.

Ulvi Alacakaptan Atasoy Müftüoğlu bir devrimcidir dedi. Dünyada iki türlü muhalefet vardır biri evrimciler biri devrimcilerdir dedi.Peygamberlerinde birer devrimci olduğunu belirtti.

Zeki Bulduk... Bize selamlamayı öğreten insanlardır Atasoy Müftüoğlu, Fethi Gemuhluoğlu diye söze başladı. Atasoy Müftüoğlu nun mektuplarını okudu. Selamün aleyküm Zeki kardeş diye başlayıp biten mektubunu... Mektup sadece bir selamlamadan ibaret... Selamlamanın önemine vurgu yaptı.

Öğrencilik yıllarında okulu bırakmak zorunda kaldığı zor günlerine gitti Zeki Bulduk... 'İnşattaydım... Kitap yok.. Namaz yok... Bir solucan gibi yaşamaya çalışıyordum. Bir gün yanına gittim. Beni tanımıyordu.Oturduğu yerden kalktı ve tanımadığı birini selamladı. Ve bana nasılsın dedi.Beni sorgulamadan beni selamlaması beni çok etkiledi. Bu hayatta benim için iki insan vardır. Birincisi bana ayakta kalmayı öğretti diğeri ise kitap okumayı... Bana ayakta kalmayı öğreten Atasoy Müftüoğlu'dur. Diğeri ise iyiler ve kötüler... ' Bunları söyledi Zeki Bulduk... Bende kendisini selamlıyorum...

Nurettin Durman Bilge Adam dedi Atasoy Müftüoğluna...

İhsan Sönmez; Rasim Özdenören'in 'Türkiye bir yana Atasoy Müftüoğlu bir yana ' sözüne vurgu yaptı. Atasoy Müftüoğlu'nun 'gençler beni görmeye geliyorlar. Bende onlara önce kendinize gelin sonra beni görmeye gelin derdim' dediğini aktardı.

Süleyman Gündüz...Ebuzer İn yanlızlığını hatırlattı ve Atasoy Müftüoğlunu yanlızlığını Ebuzer'e benzetti. 'Göklere erişmek isteyenler onun elçisinin ayak izlerine basarak yürüsünler.. Atasoy Müftüoğlu Elçinin ayak izlerine basarak yürüyenlerdir. Bizde onun izlerine basarak yolumuzu bulmalıyız. O bizim dünyamıza doğan bir ikindi güneşidir. İkindi gineşi hayatın bütünayrıntılarını gösterir.' dedi...

Gecenin en özlü konuşması şüphesiz Yusuf Armağan'a aitti; "Gecenin başında Atasoy Müftüoğlu neden aramızda değil diye soranlar olmuştu. Sanırım o şimdi Eskişehirde ve sanırım 'estağfurullah' diyordur..." dedi ve bitirdi.

Asım Gültekin gecenin sonunda tanışmak kolayda, bu tanışıklığı devam ettirmek zor dedi

Gecede gözlerim tabiki İbrahim Paşalı'yı aradı. Ama yoktu. Olmamasına üzüldüm. Keşke bir kaç kelamda ondan duyabilseydim...

'Vakitlerini başkalarını, ve başkalarının yaptıklarını konuşarak geçirenlerin vakitleri başkalarınındır' (Atasoy Müftüoğlu - Vakti Kuşanmak )

bu program ile ilgili

bu program ile ilgili söylenecek çok söz var ama ben sadece yaşadığım hayal kırıklığından söz etmek istiyorum.

cemaat'te atasoy müftüoğlu ile ilgili bir program yapılacağını duyduğumda çok heyecanlanmıştım. programın tyb'nin kızlarağası medresesinde yapılacağını gördüğümde ise üzülmüştüm zira katılımın çok olacağını dolaysıyle izleyecilerin o mekana sığmayacağını düşünmüştüm. Düşünsenize o programa onlarca yazar,düşünür ve çizer de katılacaktı.

Saatler 18.00'i gösterdiğinde mekanda 15-20 kişi ya vardı ya yoktu. Zaten böyle programlara insanlar hep geç gelir düşüncesiyle üzüntümü bastırmaya çalıştım. Lakin program başladığında yaşadığım hayal kırıklığını daha fazla bastıramadım. Çünkü mekana dizilen sandalyeler ancak dolmuştu...

Herşeye rağmen Asım abi'nin büyük gayretleriyle düzenlenen bu programın çok güzel geçtiğini düşünüyorum. Birçok konuşmacının da söylediği gibi bu program Atasoy Müftüoğlu'yla yeniden tanışma programı oldu inşaallah.

Burdan Asım abi'ye en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Allah senden razı olsun abi.

Not: Devrimci Ulvi Alacakaptan'nın Levi's 501'i de beni hayal kırıklığına uğratan şeylerdendi.