Bizim için dahi öyle. Yakın ölümler, uzak ölümler. İşkenceler. Söyleyecek yeni bir şeyim yok. Susmak belki en ağır hitaptır.
Diyorum ki; her gece saat 02:00'de gözlerimizi kapatıp, ellerimizi açıp özelde Filistin'in, genelde ümmetin selameti için dua edelim. Her gece saat 02 Filistin Saati olsun. Duanın önüne abdesti ve namazı koyan koysun. Ama o eller saat 02'de beş dakika ümmet için açılsın gök sofrasına..
İsrail zindanlarında, İsrail'li mahkumların arasına atılmış 374 tane Filistin'li çocuğun arşı sallayan feryatlarını biraz olsun yakından duyarak, ve vurulan gözyaşlarımızı da avuçlarımıza koyarak gönderelim diyorum.
Filistin Saati'nde, her gece 02'de..
Uzatın Ellerinizi...
Yorumlar
Fiili "dua"larımız da olsun Filistin için
Paz, 11/05/2008 - 11:22 — beytullah emrahArkadaşlar samimiyetinizi ve iyi niyetinizi takdir etmekle birlikte, son yıllarda, Filistin için birçok "dua" kampanyası düzenlendiğini hatırlatıyor ve bunun bir süredir bir nevi "eylemsizlik" haline dönüştüğünü ifade etmek istiyorum. Elbette "dua"larımız da Filistin olsun, kardeşlerimiz olsun; lakin meydanlarımızda, eylemlerimizde, hareketimizde olmayan Filistin dilimizden düşmesin, böyle bir "dua" yeterli mi?
Filistin şayet gündemimize ana haber bültenleriyle giriyorsa, yaşadığımız mekanlarda İslami bir mücadele/hareket içinde değilsek, örneğin "Başörtüsünü savunmak, Kudüs'ü savunmaktır" denkleminden hareketle tevhidi bir eylemlilik içinde değilsek, sadece dilimizden dualar dökmek duanın gerçek anlamına uygun düşer mi?
Not: Lütfen burada yaptığımız eleştirileri şahsileştirmeyin, meseleyi kişiselleştirmeyin. Her itirazı şahsınıza bir saldırı gibi görmeyin. Yoksa meselenin özünü kaçırma ihtimali yükseliyor.
Koşullu Doğrular Acizdir
Paz, 11/05/2008 - 21:41 — Musab YasirBir defa baştan söyleyim: Filistin bir bağımsızlık mücadelesidir. Başörtüyü savunmak ile Kudüs'ü savunmak ayrı şeylerdir. Polemik ve sloganik bir yaklaşımdır. Filistin Halklarıyla Dayanışma Derneği diye bir dernek var. Bağımsız bir Filistin için mücadele eden ve samimi davranan bir dernek. Hamas'a çok yakın değiller. Belki de biraz tepkililer. Başörtülü de değiller. Başörtü diye bir meseleleri de yok. Ama dostum senden benden çok iş yapıyorlar. Çoğumuzun kokona diye yan gözle bakacağı bir kadın Hollanda'da 20 seneden beri bu mücadeleyi veregeliyor kocasıyla. Mülteci Filistin'lilere yardım ediyorlar, polisle karşı karşıya gelip gözaltına alınma pahasına bunu yapıyorar.
Yazdığınız nota rağmen mesele şahsidir ve benim naçizane "02 duası Filistin'in olsun" çağrımın altına yazılmış bir yorumdur. Cevap hakkı doğar. Alternatif bir şey söylemek isteyen söylesin. Meydanlarda bağıralım. Çünkü binlerce sloganik militanın rüzgarlı macerası bir kurşun bile değildir mücadelenin mavzerine.. Anlıyor musun?
İhh ile yardım yap, kardeş aile ol, Mazlumder'in mitingine katıl, çelenk bırak, dilekçe yaz, üzül; ama burada bilgiçlik taslama, radikallik yapma, takva açığını uç yorumlarla kapatmaya çalışanlardan olma.. Benim masumane dua talebimin ancak bütün bunların üzerine anlamlı olduğunu bilmediğimi sanacak kadar önyargılı, benim bakışım doğrucu bir yapıya karşı suskunluğumu bozarak hitabın etkisini düşünüyorum maalesef..
Evet kardeşim ben, tam da senin analadığın ya da anlamak istediğin gibiyim. Sır Kapısı modunda miskince dua etmeyi öğütlüyorum.
...gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...
zaten hep "radikal"ler önyargılıdır, art niyetlidir, kindardır?
Pzt, 12/05/2008 - 15:32 — beytullah emrahZaten hep "radikal" olanlar ön yargılıdır, masumane ve iyi niyetli değildir eleştirileri, takva açığını lafla kapatanlar bir tek "radikal"lerdir...
Mesela "Başörtüyü savunmak ile Kudüs'ü savunmak ayrı şeylerdir. Polemik ve sloganik bir yaklaşımdır" ya da "Çünkü binlerce sloganik militanın rüzgarlı macerası bir kurşun bile değildir mücadelenin mavzerine.. Anlıyor musun?" demek sloganik değildir, bilgiçlik taslamak da değildir, zaten "bilgiçlik taslama, radikallik yapma, takva açığını uç yorumlarla kapatmaya çalışanlardan olma" demek de son derece önyargısız ve takvalı masumane, üstelik ultra iyi niyetli bir yaklaşımdır...
"dua talebi" masumanedir tabi ama birbirimizi uyarma ya da öğüt verme niyetimiz kesinlikle masumane değildir, çünkü "radikal"ler kindardır, art niyetlidir, düşmancadır her sözleri, her şeyi eleştirirler, "din" dedikleri modernistliktir, hurafelere karşıdırlar mesela, sırlar kapısını da açmazlar üstelik... O zaman "canları cehenneme" diyelim; olsun bitsin...
Evet, birine "radikal" demek ona her türlü sözü söyleme hakkını kazandırır fişleyen kişiye, ne deseniz o müstehaktır!
Teşekkür ederim hakim bey, başka sorum yok.
uzun vadeli bir mücadele stratejisi
Pzt, 12/05/2008 - 10:41 — Ahmet OrsKardeşim, hassasiyet sahibi olanız çok takdire şayan bir nitelik ancak cenab-ı Allah bizden "dua"yı farklı şekillerle istiyor. Dua, eğer Allah'ı hayata müdahaleye çağırıyorsa bu çağrı ancak bizim fiili çabalarımızla olacaktır.
Dua örneği: Müslüman halktan oy alıp bunu BOP kahramanlığı ve ABD-İsrail müttefikliğine havale eden, bölgede İsrail'in en büyük nefes borusu ortağı olan AKP iktidarına karşı sistemli bir uyarı harekatı başlatmak.
İsrail'le yapılan bütün anlaşmaların iptalini istemek.
İsrail'e gidip "buraya atılan roketler yüzünden İsrail'i anlamalıyız. Teröre son verilmeli" mealinde konuşmalar yapan Murat Mercan ve benzeri milletvekillerini kınamalıyız. ,Türkiye'nin müttefikliğini kaybederse eğer İsrail, işleri iyice bozulacaktır. Ve Filistinliler için en büyük dua da bu olacaktır.
İşin vahimi sevgili dostum,siyasi mücadele bilincindeki yoksunluğunuzu "takvasızlık" suçlaması ile kapatmak istemiş olmanız...
Meydana çıkın, oy verdiklerinizi yargılayın ve çoook uzun vadeli bir mücadele stratejisi üzerinde çalışın.
Allah'a emanet...