renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

yatay-dikey yaşamlar

yatay-dikey...

dört küçük yürek...dört küçük beden...arka arkaya vermiş yatay-dikey halini almış dört küçük kız...arafa kapanan dört küçük imge...

yaşamlarının en sondan başladığı yavaş yavaş ağır çekim film karesi gibi binbir acılarla ördükleri o duvardan et kalınlığındaki zardan çıkma zamanı,kendi içlerindeki labirentlerinde kendilerini bulma zamanı...

oraya kadar nasıl gelmişler...belki de herşey oradan -(o)aradan- başlamıştır. hiç gitmemişlerdir oradan yaşadıkları yerlere... sıvımsı bir zemin ne kadar taşıyabilir ki dört küçük bedeni...

bu dört bedenin dört küçük yüreğin karşısında şimdi birer kapı... bedenleri kadar küçük yürekleri kadar büyük...

kalkıyorlar yerlerinden ağır ağır kapılara -kilitli yaşamlarına- doğru semahaneye giren semazen gibi tevezzu ve acı bir arada... dört küçük kız semazen...

ellleri uzanıyor boyunlarındaki anahtarlara karşılarına çıkan hangi anahtarla açaçaklarını bilmedikleri bir kapı daha ama bu sefer ki son... son bir başlangıç...

kapı önünde bir çift terlik... tabanına zift bulaşmış... belki bir uyarı kapının arkasındakinin ne olduğuna dair...

ilerliyorlar kapılara doğru ... çöl belki burası... çöl değilse hiçbir yer... beyaz kum taneleri... '' ... beyaz teslim oluyor, gevşiyor, kırılıyor. orada, uzaklarda zar zor seçilebilen, henüz aşılması güç, boş ve beldik araziler var. serbest kalan manzaralar nihayet çıkıyor kırık beyazdan. kurulurken, yıkılırken, tarihin yağmaladığı manzaralar. yaşamla ölüm arasında gidip geliyorlar. bir çöl mü burası? bir hayalet şehir mi? ya şehrin sakinleri, neredeler? şuradalar işte. bakıyorlar. ilerliyorlar. ama görülmüyorlar. onlardan sakınan bakışlarla siliniyorlar. boşlukta, unutuşun beyazlığında, sessizliğin beyazlığında gelecek olan'ın beyazlığında ilerliyorlar. görünmeyen'in dehşet verici beyazlığı...''

adımları hızlanıyor... hızlılar şimdi olabildiğine, ne olacakasa olsun dermişcesine. biliyorlar artık bitti... yatay-dikey bozuldu. yaşamları sadece yatay değil dikey de aynı zamanda ve bu yaşam ancak yatay-dikey kalındığı sürece sürdürülebilir...

az kalmıştır kapılara. içlerindeki bir... bin kilidn çözüldüğü an'da kapıyı açmaya doğru yaklaşırken geride bıraktıkları sadece beyaz kuma çıkmış ayak izleri ve saçlarından dökülen güz yaprakları...

elleri uzanırken kapı kollarına bakışları aşağıya doğru bakan ip cambazı gibi... ilk ses sonra da beyaz bir sessizliğin çığlığında düşen dört küçük yürek...

...