renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ankara'da Kar..

bir şehri sevmek bir zamanı, bir mekanı sevmektir
bir şehri sevmek meçhulü,muammayı sevmektir
bir şehri sevmek orada kendini bulmaktır
bir şehri sevmek aşka sebep aramaktır

Bir sokak lambasınının ışığında gördüm seni ilk, salkım söğütün yapraklarının üstünden kayıyordun, ruhsuzluğun sembolü asfalt yolları ruhunla kapatıyordun.. Seni ilk orada sevdim..

Şeklin şemalin başka başkaydı.. Başka başkaydı anlattıkların, anladıkların. Dostların başkaydı, hayallerin başka. Meleklerin omzuna tutunmuş iniyorken bir Ankara gecesinde, bir ankara gecesinde yüreğimdeki ateşin üstüne iniyorken, sesleri milyon desibel köy türküleri gibi kulaklarımı sağır ederken, allı turnaları, yeşil ördekleri beyazında boğarken.. evet işte tam o anda sevdim seni.. işte tam o anda iki siyah gözün kör ettiği gözlerimi, iki siyah gözde kaybettiğim gözlerimi, iki siyah göz için iki kara leke kondurduğum kalbimi ve gözlerimi hediye ettiğim anda sevdim seni..

Sen asla soğuk olmadın. Gecenin ayazını bitiren bir nazlı gelin gibi süzüldün göklerden. Seninle bitti dondurucu kalp ıssızlığım.. Ben ışık için koşturuyorken bir bozkır ortasında, bir bozkır ortasında gururlu, acısını kalbine gömmüş bir akbara gibi, evlatlarını bir bir insanoğluna vermiş bir dişi kurt yüreğiyken yüreğim, o yüreğin üzerine bir ak gölge düşürdüğün gecelerde sevdim..

Ne dün vardı senin yanında, ne ankara. Ben bir şehri seviyorsam, ve o şehrin kaldırımlarına ruhumu adım adım işliyorsam, aşk denen "ak" lekeyi kalbime o kaldırımlarda sürüyorsam, ayaklarımı sürüyorsam sevgilinin evinin önüne, evinin önünde karlı geceler boyu "ak" lekelerle boguyorsam bütün gunahlarımı.. Sen bana müjdeyle geldiğin içindir..

"Kalem"le yazılmış olana verilmiş adları benim gönlüme işlediğin gecelerin sabahında yine kaleme sarılıyorsam, ve her habercinin ayaklarına kapanıyorsam bana ondan bir haber diye, bana ondan bir nefes diye her rüzgarı içime çekiyorsam, her rüzgarın içinde seni de görüyorsam ankara, ve seni de seviyorsam, beceriksizliğimi, sevememezlikten gelen beceriksizliğimi seninle örtüyorsam, sevgiliyi de bağrına aldığındandır.

Ankara, onunla birlikle ak oldun sen de. Onunla birlikte Kar oldun sen de.. O geldi Kar geldi. O geldi aydınlık indi gönüle.

Bırak anlamayanlar anlamasın, bırak sevgilinin gözlerinde bir çift ateşle yanmayan, bir şehri iki damla sudan ibaret sanan, bir iki duvara bir saraya aşık olanlar anlamasın seni. Sen, ankara! Bağrındaki emaneti taşı. Nice canların son durağı senin sokakların, varsın beni de gömsün bir parkın derin karanlıklarına.. zamansız ve mekansız değiliz şükür. arayanlar sen de arasın, bulanlar sen de bulsun beni..

(şiir: ahmet hamdi tanpınar)

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

İstanbul'la mukayese etmeyeceğim çünkü hata olur .Ancaaak..

Ankara'ya methiye yazarken İstanbul aşığı bir şairin şiirini kullanmanız ne enteresan.

Dem'in İstanbul yazısından sonra oldukça tepkisel buldum yazınızı.

Taşımış olduğunuz aşıklık istidadı ve aşık-ı sadık karakteri emin olun ki size çok daha fazla yakışıyor. Ve o kah umutlu, kah umutsuz ama illa ısrarlı ve derin duygularınızı yansıttığınız bloglarınızın tadını hiç bulamadığımı söyleyebilirim bu bloğunuzda.

Koskoca bir tarihe ve bu tarihin kattığı ruha birkaç duvar ve saray tanımlaması yapan birine İstanbul' u anlatmanın ise hiç mümkün olmadığını görüyor ve sizin için üzülüyorum.

Ayrıca şu Ankara'da yaşamanın zorluğundan bahsedilen duyguyu yaşayabildiğiniz için bilhassa kutluyorum.

Ankara'dan bir kuş uçtu güneye doğru
Kanatlarında sevdanın kar bulutları

Gün batımı masum gülüşler ağlamaklı
Yine birşeyler aldı gitti ayrılık hüzünleri
Yeni birşeyler aldı gitti ayrılık...

Gözlerin bugün garip ve ince bir hüzün
Ankara'da sensiz olmak zor iki gözüm
Sözlerin bugün kırık,umarsız,kördüğüm
Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm.

Yine deli yangınlar oldu bugün akşama doğru
Gökyüzünün sensiz sessiz haykırışları

Son sevgi sözcükleri, son fısıltılar
Yine birşeyler aldı gitti ayrılık hüzünleri
Yeni birşeyler aldı gitti ayrılık...

Gözlerin bugün garip ve ince bir hüzün
Ankarada sensiz olmak zor iki gözüm
Sözlerin bugün kırık,umarsız,kördüğüm
Ankara'da sensiz olmak zor iki gözüm
Ankara'da yalnız olmak zor iki gözüm
Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm...

..

ben de sizi "anlayışınız" dan ötürü kutluyorum.. saolun..

mende mecnun'dan fuzun asıklık istidadı var
asık-ı sadık menem mecnun'un ancak adı var

Ankara'da bir avuç kar

Küçüktüm, kendimi büyük sanırdım.
Ankara'da bir hastane penceresinde hasta gözlerim, beklemede... Kar yağmaya başladı, bulutlar dökülüyor sandım...
Küçücük ellerimde bir avuç kar vardı, her bir tanesine kaç şiir yazılır senin için dediğim.
Büyüktüm, küçük olduğumu anladım.
Ankara'da hep geç gelen otobüsler durağı... Üzgün gözlerim, beklemede...
Kalabalık içinde yalnız, yalnızlık içinde sessizdim, anlasınlar diye beklemedim anlamak için geldiğim dünyanın insanlarından.Dünya bana dar , ben dünyaya az geldim.Bozguna uğramış bu bahçeyi ancak kar güzel gösterebilirdi zaten dedim.Kar yağmaya başladı, donmuş bir cümlenin neresine konsam dediğim kelimesi oldum... çözülüyorum sandım...
Bir avuç kar vardı elimde... Bir avuç duam vardı, herbirine ne kadar muhtacım dediğim.

...

muhteşem..

sedef hanım elinize saglık..