
Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm,
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm.
Uzun süredir tedavisi süren Bayazıt evinde vefat etti. Erdem Bayazıt'ın cenazesi 7 Temmuz Pazartesi günü İkindi namazına müteakip Eyüp Sultan Camii’nden kaldırılacak. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşaallah.
Erdem Bayazıt kimdir?
1939’da Maraş’ta doğdu. İlkokul ve Lise öğrenimini burada tamamladı. Yüksek öğrenimine 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladı. Geçim zorluğu yüzünden 1961’de öğrenimini devam mecburiyeti olmayan Ankara Hukuk Fakültesine naklederek askere gitti.
Askerliğini yedek subay öğretmen olarak Burdur İli, Yeşilova İlçesi, Çuvallı köyünde yaptı. Askerlik dönüşü fakülte değiştirerek yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebıyatı Bölümünde tamamladı. Edebiyat öğretmenliği, kütüphane müdürlüğü yaptı. İstanbul Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında genel sekreter olarak çalıştı. Daha sonra, Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı iken bu görevinden istifa suretiyle ayrılarak Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlendi.
1984’te Akabe A.Ş.’nin İstanbul’a taşınması kararı ile bu görevini devrederek yeniden memurluğa döndü. DPT’de sözleşmeli personel olarak çalışırken, 1987 Milletvekili seçimlerinde Anavatan Partisi’nden aday oldu. Kahramanmaraş’tan milletvekili seçildi. TBMM’nin 18. Dönem çalışmaları süresince Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev aldı. 1991 seçimlerinde adaylığını koymadı, İstanbul’a yerleşti. Evli ve dört çocuk babasıydı.
Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motiv” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.
Aldığı Ödüller: Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü. İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.
Eserleri
*Sebeb Ey İlk şiir kitabı 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları (2. baskısı Akabe Yayınları, 1979)
*Risaleler son şiirleri adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı (2. baskı 1989).
*Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada) İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı (4. baskı 1998).
*İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982).
Yorumlar
"işte kısa bir ayrılık daha"
Paz, 06/07/2008 - 21:18 — Mümine Senadünya diliyle "elveda", ve diyorum ki: "işte kısa bir ayrılık daha"
eserleriyle gönüllerimize taht kurmuş olan erdem beyazıt beyefendiyi kaybetmiş olmanın üzüntüsüyleyim. hastalığı sırasında dualarımızın kendisiyle olduğu yazar/şaire allahtan rahmet ve yakınlarına da sabr diliyorum
innalillahi ve inna ileyhi raciun.
"Otuzuncuharf"
ölüm güzel şey
Paz, 06/07/2008 - 21:35 — Halil Erdem"ölüm güzel şey budur perde ardından haber,
hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber."
Şiirleri dillerimizde "birazdan gün doğacak" inşallah üstadım
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.
ruhuna Fatiha
"Hayat iman ve cihaddır."
Güneş bir mızrak boyu yükselince
Paz, 06/07/2008 - 22:18 — Hacer Nazan T.“Çıkacağız yola
Hesap günü gelince
Yağmur yüzümüze değince
Güneş bir mızrak boyu yükselince.”
Çıktılar onlar çoktan yola, bu günler zor günler. Her gün bir yıldız kayıyor. Korkuyorum yıldızsız kalmaktan, çocuklarıma göstereceğim tek bir yıldız bulamamaktan, sahte parıltıların yıldız sanılmasından korkuyorum…
Ahmet Yüksel Özemre’nin gidişine alışmaya çalışırken Erdem Beyazıt üstadımızın yolculuğu zor geldi.
Rabbim hesabını kolay kılsın.
Allah rahmet eylesin.
Lanet, siyonistler ve yandaşlarının üzerine olsun!
sebeb ey!
Pzt, 07/07/2008 - 01:45 — emine şimşekAşk'ın bir adının da yorulmamak olduğunu yolumuza seren şair adam..Ara çağrılarda bu haberi almak da varmış.Aşk risalesini okurken onun olmadığını bilmek nasıl olacak..Şairler ölür mü?Duada adı unutulur mu..
Sebep ey..
KENDİ ÖLÜMÜME AİT BİR DENEME
Aziz kardeşim Yusuf Erzincani'nin anısına
Bir gün öleceğim biliyorum
Bunu her an ölür gibi biliyorum
Anamın yüreğinde bir kor
Ölene dek sönmeyecek bir ateş
Kımıldanıp duracak hep
Karım bomboş bulacak dünyayı
--- Nolurdu birlikte ölseydik, deyip duracak
Oysa insan yalnız ölür
Ama o olmayacak dualarla teselli arayacak
Kızlarımın gırtlaklarında bir düğüm
Bir süre kaçacaklar insanlardan
Boşluğa düşmüş gibi bir duygu içlerinde
Sonunda onlar da kabullenecekler öylesine
Ölümüme en çabuk dostlarım alışacaklar
--- Yaşayıp gidiyorduk yahu
Ne vardı acele edecek!
Diyecekler
Biliyorum yaklaşıyoruz her an
Biliyorum oruçlu doğar insan
Ölümün iftar sofrasına
Erdem Beyazıt
sakin bir nûn hıçkırığıyım hepi topu.lâm.ra...!şeddeli mim!/şeddeli sus!
Erdem BEYAZIT'a dair bugün yazılanlar
Pzt, 07/07/2008 - 03:50 — M.Mustafa UZUNSelamlarımla!...
Güneşçağ Savaşçısının vefatını İslami camianın yazarları bugün derin hüzünlerle yazdılar. Ahmet Hakan'da köşesinde Erdem BEYAZIT'a yer verdi. ZAMAN'ın ise Ali BULAÇ'ın 2 satırlık notu haricinde Erdem BEYAZIT'ı sadece "haber" olarak vermesi üzücüydü.
Buyrun bugün yazılanlar;
Bir küheylan misali çağladı ve bir şiir biledi gitti - Yusuf KAPLAN - YENİ ŞAFAK
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=07.07.2008&y=YusufKaplan
Önden Gidenler İçin - Hakan ALBAYRAK- YENİ ŞAFAK
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=07.07.2008&y=HakanAlbayrak
Hüzün, haberin içindeydi - Yusuf Ziya CÖMERT- YENİ ŞAFAK
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=07.07.2008&y=YusufZiyaComert
“O bize Cahit’in yokluğunu hissettirmedi” - Bünyamin YILMAZ - MİLLİ GAZETE
http://www.milligazete.com.tr/index.php?action=show&type=news&id=75429
Erdem Beyazıt’ın ardından - Ebubekir SİFİL - MİLLİ GAZETE
http://www.milligazete.com.tr/index.php?action=show&type=writersnews&id=...
En sevgiliye gitme vakti!.. - Sabri GÜLTEKİN - MİLLİ GAZETE
http://www.milligazete.com.tr/index.php?action=show&type=writersnews&id=...
Ölüm bize ne uzak - MİLLİ GAZETE
http://www.milligazete.com.tr/index.php?action=show&type=news&id=75430
Şairlerimden biri daha öldü – Ahmet HAKAN - Hürriyet
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9370017.asp?yazarid=131&gid=61&sz=29...
Rahmetle..
Pzt, 07/07/2008 - 11:58 — Zekâi BarutErdem Bayazıt'ın vefatıyla birlikte, Zaman'da herhangi bir yazarın yazısına -vefatla ilgili- rastlanmadığı doğru.. fakat bu, yazarı ilgilendirir. Genel Yayın Editor'unun yazarına mudahale etmek gibi bir mesele mevzubahis olamaz.. İnce mesajlara gerek yok kanımca.. İnananlar kardeştir nihayetinde.. Sen'i, ben'i bırakalım.. hele de, yurek safındaki şairlerden biri daha ebedî saflarda yerini almışken.. Zaman'da, Erdem Bayazıt'ın vefatıyla alakalı Adnan Kayıhan imzalı şu "habere" yer verildi..
Mezarı nur'a gark ola..
----------------------------
Bir kale ki, yıkıldı içten içe/Bir can ki, yazıldı hiç'ten hiç'e
bekliyoruz
Pzt, 07/07/2008 - 08:46 — cemalcalikselam ve dua ile;
kuyruklarda beklerdik.. ekmek kuyruğunda, tüp kuyruğunda, sigara kuyruğunda, et kuyruğunda.. bir de "MAVERA"yı beklerdik.. Zarifoğlu yazmış mı bu ay.. ya Erdem Abi'nin dizimize derman olacak yeni dizeleri var mıydı bu ay? ekmek kuyruğundan daha heyecanlıydı MAVERA'yı beklemek.. hep bir adım önde olanlara yetişmek için çabalamak ne heyecandı.. ne tatlıydı.. sovyetlerin afgan işgalinde şehit haberleri ulaştıkça haykırırdık;
ölüm ne uzak ne yakın bize ölüm
ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm" güç verirdi bize.. gözümüze ışık, dizimize derman olurdu..
"ey şair sen de kelimeleri kurşun gibi.."
Allah rahmetiyle kuşatsın.. hürmetler..
c.ç
Bize ne yapsın ölüm...
Pzt, 07/07/2008 - 09:38 — Ahmet OrsÖlüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm (Erdem Beyazıt)
Şiirimizin güçlü sesi Erdem Beyazıt dünya yolculuğunu tamamladı. İslam’ın gür, çağıltılı şairi olarak şiirlerini bizlere bıraktı.
Erdem Beyazıt inişli çıkışlı siyasi-sosyal tercihlerine rağmen yüreğindeki imanının sesini sorumlu bir şair olarak kelimelerine yükleyip şiirler söyledi. Savaşçı bir yürek taşıdı. Hicretin 1400. yılına armağan olarak kaleme aldığı şiirleri İslam’ın ve Hz. Peygamber’in anlatıldığı en etkileyici şiirler olarak edebiyatımızda yaşamaya devam edecek.
“Sana Bana Vatanıma Ülkemin İnsanlarına Dair” şiirini hemen hemen bilmeyen yoktur. Büyük bir duyarlılık ve naiflikle ve kendini okutan akıcılıkla bu şiir edebiyatımızın en ihtişamlı örneklerindendir. İmanı ilmik ilmik işleyen, hayatın büklümlerini ıskalamayan mısralarıyla Erdem Beyazıt bu şiiriyle dünya durdukça yüreklerde yankılanacak.
Yaşadığı ülkeden Afgan cihadına, kavradığı kadarıyla, samimi bir sorumluluk ve ıstırapla kaleme aldığı şiirleriyle Erdem Beyazıt, çağlar arasında dolaşan bir güzel ve duyarlı isim olarak anılacak.
Evlerini, yurtlarını terk eden Hz. Peygamber ve arkadaşlarının Hicretleri için kaleme aldığı mısralarla yolcu edelim onu ve Rabbimizin mağfiretini dileyelim:
Alacakaranlıkta bir seher vaktinde
Ayrılırken yurtlarından
yuvalarından
Bahçe köşelerinde kapı önlerinde sofalarda
odalarda
Bir bir çıkıp gelen yolumuzu kesip duran anılar
Yatak odamızın penceresinden
Uyandığımızda ilk görülen o tepe
O tepede o kayanın değişmeyen konumu
Güneşi bir muştu gibi her gün yeniden
Doğuran o dağ
elveda
Kadınlarımızın kirpiklerinde sıralanan
Adanmışlık ve bağlılık yazıları
elveda
Çocuklarımızın göğsümüze
yüzümüze
saçlarımıza
Sokulan alınları titreyen dudakları
kaçamak bakışları
Cennetten bir koku ölümsüzlükten bir pay olarak
Çektiğimiz ciğerlerimize
İnen yüreklerimize
Damla damla
Elveda....
Ölüm Bize Ne Uzak Bize Ne Yakın Ölüm
Pzt, 07/07/2008 - 10:18 — ahmed berkayHem sanatıyla hem de kişiliğiyle ön planda olan kişiler vardır. Onlarda en küçük bir leke dahi bulamazsınız. Dosdoğru yaşamak adına her şeyin tastamam olduğu kişilerdir bu nâdide şahsiyetler.
Erdem Bayazıt adının anıldığı her yerde söylenecek o kadar çok güzel söz vardır ki saymakla bitmez. Erdem Bayazıt’ın hakka yürüdüğü haberi ulaşır ulaşmaz dilime ilk önce “inna lillah ve inna ileyhi raciun” dan sonra onun dillerde bir mısra-i berceste gibi dolaşan “Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm” dizesi takıldı. Ölümün bizlere aslında ne kadar yakın olduğunu ama onu aklımızdan çıkardıkça uzaklaşacağını anlatan bir başucu sözü. Hiç akıldan çıkmamalı bu sözler. Her dâim zihnimizde dolaştırmalı bu sözleri. Bir adım ötemize garantimiz yok yokken ölümü şahdamarımızda taşımalı sımsıkı.
Büyük usta uzun zamandır rahatsızdı. Adını bile anmakta ürperdiğimiz illet onun da yakasına yapışmıştı. Tokat’a davet ettiğimizde; “Ah keşke gelebilsem. Ne kadar çok isterim gelmeyi ama hiç takatim yok.” demişti.
Maraş ekolünün öncülerinden olan Erdem Bayazıt, sıkıntılı ve yoğun bir yaşam mücadelesinin içinde yer almış bir düşünce adamıydı. Çeşitli devlet kademelerinde görev yapmış, milletvekili olarak mecliste bulunmuş, edebiyatımızın başyapıt dergilerinden Mavera’yı çıkarmış, dilden dile dolaşan şiirleriyle unutulmayacaklar arasına girmiş bir dava adamı olan Erdem Bayazıt, edebiyat tarihimizdeki yerini almayı haklı bir şekilde başarmış bir önemli değerdi.
Bizde adettendir öldükten sonra özel sayılar düzenlemek, kişiyi hayırla yâd etmek. Erdem Bayazıt hayattayken adına düzenlenen panellerle, hazırlanan özel sayılarla bu mutluluğu yaşarken tatmış ender şahsiyetlerdendir. Yediiklim Dergisi’nin hazırlamış olduğu özel sayı bu anlamda unutulmayacak bir vefa örneği olarak arşivlerdeki yerini almış bir çalışma olmuştur.
Büyük usta, şiirleriyle de öncülük görevini üstlenmiş bir ustadır. Onun heybetli bir seslenişle dile getirdiği şiirleri, bugünün rağbet gören epik şiirinin en iyi örnekleri arasındadır.
“Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede
Karanlığı emip emip de gebe kalan
Ey her depremden sonra biraz daha doğrulan
Herkesin
Veba girmiş bir şehrin hem halkı
Hem seyircisi olduğu bir günde
Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke.”
Ölüm teması da Erdem Bayazıt’ın en sık işlediği konulardandı. Ölüm Risalesi’nde ölümün hayatımızın bir değişmezi olduğunu ve ölümün bize her daim şahdamarımız kadar yakın olduğunu hissettiren şiirlerle büyük usta gerçek olana hazır olduğunu vurgulamıştır.
Çalışkanlığını, işine olan düşkünlüğünü anlamak için onun son röportajındaki sözlerine dikkat etmek gerek. “Sağlığım iyi olursa bir de Üsküdar Risalesi yazmak istiyorum. Bizim itikadımıza göre Kudüs, Üsküdar'dan başlar. Osmanlı döneminde seferler Avrupa'ya bile olsa Üsküdar'dan başlardı. Kudüs'e giden yollar mutlaka Üsküdar'dan geçer. Bunları işleyebilirsek orada yaşayan halkı, tekkeleri, ezanları anlatabilirsek işte o zaman Üsküdar Risalesi olacak.”
Onun adını tam olarak bilmeyenlerin bile artık yüreklerine işledikleri “Sana Bana Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair” şiiri onun içli okuyuşuyla kulaklarımızda daima çınlayacaktır. Her şeyin çabuk tüketildiği bu çağda unutulmamak, hayırla yâd edilmek çok önemli değerler arasında olsa gerek. Üstad bu payeye bizlerin nazarında ulaşmıştır. Büyük ustaya Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.
“Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”
müslüman bir yürek bilirim...
Pzt, 07/07/2008 - 10:20 — Ümit Demirsesinden sebeb ey'i dinlemek ne güzeldi!
bir de ölümü "ölümsüzlükle" sevdirmesi...
kabri nûr olsun, mekânı cennet...
Erdem Bayazıt
_____________________________________
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
"hicret burcundan / elveda" dedi şair...
Pzt, 07/07/2008 - 15:51 — emre dinçErdem Beyazıt... ölüm haberini aldığımda sanki çok yakınımda olan bir insanı kaybetmiş gibi oldum...
gözlerim doldu. sustum...
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun...
ne desem yaraya merhem olmuyor... öyle işte...
____________________________________________________
tefekkür kalbin kandilidir, o giderse karanlıkta kalırsın.-mustafa kutlu
Bir ek!
Pzt, 07/07/2008 - 23:50 — Mehmet DemirciDeğerli yazar Erdem Beyazıd ile ilgili bugün yazılan yazılar eklenmiş.Bir tane de biz eklleyelim:
Şair ve Ölüm - Metin KARABAŞOĞLU
http://www.karakalem.net/?article=3207
Ey mavera şairi
Salı, 08/07/2008 - 11:01 — Sakine AkçaRabbine huzur içinde kavuş. Çünkü öyle hoş bir iz bıraktın ki, her faniye nasip olası değil.
Gençliğimizin heyecan dolu günlerini onlara borçluyuz.
Hiç bir şeyimizin olmadığı günlerde bile elimizde Mavera vardı. Ve diğer olmayan şeyler umrumuzda olmazdı.
Onun şiirleriyle konuşup, onun şiirleriyle bakıyorduk hayata. Ne güzel bir kesişme yaşamışız meğer. Ne güzel ulaşmışlar gönüllerimize. Kalemle ulaşmışlar.
Rabbim rahmet eylesin. Onu sevenleri de sevsin.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
dosdoğru olmak
Çar, 09/07/2008 - 11:06 — Mustafa Uçurumherkese nasip olmaz öldükten sonra arkasından herkesin iyi şeyler söylemesi. ama erdem ağabey böyle bir kişilikti.
direniş ne demek ondan öğrenmeli. dönüp dönüp onu okumalı.
filistin için, afganistan için, ölümsüzlüğü tatmak için.
o herkesin ağabeyiydi.
mekanı cennet olsun.