filistin sorununun çözümünü hiç kimse istemiyor. orada bir çözüm saydığınız bu insanların hepsinin ekmeğinin kesilmesi demek . ne aradfat ne barak ne de ahmet kurey hiç biri bu işin çözümünü istemiyor. isralde dahil . olan insanoğluna oluyor. kıbrısta da çeçenistanda da her yerde aynı oyun tezgahlanıyor. birileri kavganın rantını yiyor diğerleri feleğin şamarını.
Bir işbirlikçiden daha büyük ve tehlikeli düşman olamaz sanırım. Afganistan'da mücahitler Rusya'yı dize getirdi ama ralarındaki fitne yüzünden bu sefer Amerika'nın işgaline uğradılar.
Abbas'ın Filistin davasına ihaneti ve düşmanlığı Yahudilerin düşmanlığını aratmayacak düzeye ulaştı.
- İsrail El Fetih ittifakı
İsrail ve ABD, Batı Şeria'da yönetimi elinde tutan Mahmud Abbas başkanlığındaki El Fetih örgütüne kesenin ağzını açtı...
-Mahmud Abbas'ın Şaron ve Olmert'ten Ne Farkı Var
El Fetih hareketi lideri Mahmud Abbas, Filistin İslami direnişine karşı gerçekleştirdiği ihanet ve alçakça saldırılarıyla aslında siyonist cellatlar Şaron ve Olmert'ten hiç bir farkı olmadığını ortaya koyuyor...
Filistin'de binlerce belgeyi ele geçiren Hamas, Dahlan'ın Arafat'ı öldürdüğünü ortaya koyan belgeyi yayımladı...
Hamas'a bağlı mücahidlerin Gazze'deki El Fetih Güvenlik karargahlarında ele geçirdiği belgeler, El Fetih'in sözde güvenlik güçlerinin Filistin halkı yerine siyonist rejimin güvenliği peşinde olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Artık Abbas ve avanesinin ihanetinin boyutu HAMAS'ı yoketmek için saldırılar düzenlemek, adam kaçırmak, hapislerde işkenceler yapmak, çoluk çocuk ayırtetmeden bombalı eylemeler yapmak vb. gibi eylemlerle iğrenç bir düzeye ulaştı.
-Gazze'de bombalar patlıyor
Filistin'in Gazze bölgesinde bir cami tarafindan düzenlenen gezi kafilesine katılan gruba El Fetihli oldukları tahmin edilen silahlı kişiler tarafından saldırıldı. Saldırıda 1'i çocuk 6 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı öğrenildi.
- El Fetih Militanları Kendini İsrail'in Kucağına Attı
Gazze'de Hamas hareketi askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları mücahidlerine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırının ardından Filistin hükümeti güvenlik güçlerinin eline düşmek istemeyen El Fetih militanları İsrail desteğiyle Ramallah'a kaçıyor...
esselamualeykum;
ben "hiçbiri" şıkkını işaretleyenlerdenim.
zira sorunun sorunun kendisi olduğunu düşünüyorum.
ey bu anketi düzenleyen kardeş!
sorun soru'ndur!
bence filistin sorunu diye bir sorun yoktur.
israil sorunu vardır.
Vakıayı "Filistin sorunu" olarak nitelendirmek eve giren sapığa bakakalan aile resinin "evdeki sapık sorunu" demek yerine "ev sorunumuz" var demesiyle teşbih edilebilir.
Filistin konusunda çok değerli çalışmalar yapan, Türkiye de Filistin deyince aklımıza gelen bir kaç kişiden biri olan Ahmet Varol, YAŞAYAN FİLİSTİN GERÇEĞİ başlıklı makalesinde aynı ibareyi 2 kez kullanmış.
Örnekler çoğaltılabilir.
Benim canımı sıkan "eve giren sapık" gibi garip bir teşbih ile buna karşı çıkmak. "Filistin sorunu demek hoş durmuyor, sorun çıkaran aslında İsraildir, o nedenle İsrail sorunu demek daha doğru olur" gibi bir yaklaşım mümkün. Ama "İsrail Sorunu" demek bir şey ifade etmiyor. Çünki İsrailin sorun olduğu o kadar çok mecra varki.
Bu tez bir çok islamcının dilinde. Ne diyorlar: "İsrail yıkılmalıdır", "İsrail haritadan silinmelidir".
Tamam İsrail'i yıkalım. Haritadan silelim. Peki ya sonra ne olacak? Haritadan silinen İsrail devleti'nden geriye, içinde fitne kazanı kaynamaya devam eden kocaman bir Yahudi toplumu kalmayacak mı? Eğer böyle bir durum sözkonusu olursa, bir dönem Endülüs'te olduğu gibi bu Yahudiler dünyanın muhtelif bölgelerine dağılmayacaklar mı? Gittikleri ülkelerdeki dostlarıyla birlikte muhtemel yeni planlarını yürürlüğe koymayacaklar mı? Siyonist arzuları tekrar kamçılanacak ve bir kaç asırdır yaptıkları gibi tekrardan dünyayı ateşe vermek için fırsat kollamayacaklar mı?
Bu durumda İslam dünyası daha farklı ve daha dinamik bir düşmanla karşı karşıya kalabilir. Şöyle ki, şu an insanlığa siyasî, ekonomik ve insanî bağlamda zulmetmekten başka bir stratejisi olmayan Yahudi toplumu kendisine yeni çıkış kapıları arayabilir!
Filistin'deki Ergenekon yapılanmasını teşkil eden Mahmud Abbas ve ekibinin HAMAS karşısında aldığı mağlubiyetleri, maruz kaldığı baskılara rağmen HAMAS'a destek olan Filistin halkını, 33 gün savaşlarında İsrail'i darmadağın eden Seyyid Hasan Nasrallah'ın Hizbullah'ını, etkin silah sanayisiyle İsrail'i istediği zaman vurabilecek güce sahip İran'ı ve iyice güçten düşen, ekonomik krizlerle çalkalanan İsrail'in bir numaralı destekçisi Amerika Birleşik Devletleri'ni ve sadece bir kaç ay içinde İsrail'i terkeden 20.000 civarında Yahudi'yi düşündüğümüzde, İsrail'i hazin bir sonun beklediği aşikar.
Elimizdeki soru da işte tam bu noktada sorulmalı: Yakın gelecekte büyük ihtimalle yenilgiyi kabul edecek İsrail'e, İslam dünyası olarak nasıl bir rol çizmeliyiz? İsrail'i sadece haritadan silmekle Yahudi belasından kurtulabilecek miyiz? Tek çözüm yolu bu mudur? Yoksa farklı varyasyonlara girmek şart mı?
Bu noktada şöyle bir yargıya varmak da mümkün: İsrail'siz bir dünya yerine, içinde kontrol altına alınmış İsrail'in de olduğu bir dünya daha sağlıklı olabilir. İsrail’i haritadan silmek, gelecekte başımıza yeni belalar açılmasına sebep olabilecek kadar büyük bir belirsizlik içeriyor. Fakat kontrol altında tutulan, eli kolu bağlanmış bir Yahudi devleti sanki bizim için daha güvenli duruyor
gerçekten komik sefer kardeş..
siyonistleri nasıl kontrol altına alacaksın bilemiyorum..
israiloğulları yüce kitabımız da bile lanetlenmiş bir kavimdir..
kaç tane peygamber gelmiş geçmiş ve bu melun millet senin tabirinle kontrol altına alınamamıştır..
tek çare bu milleti bir şekilde ortadan kaldırmaktır..
bunun çarleri düşünülmelidir...
suyu bilmem ama biz eğer böyle uyursak bu hamur daha çok kan götürür...
Maaşallah Hüsnü bey, ne güzel bir çare önermişsiniz böyle! "Bu millet"i toptan "lanetli" ilan edivermiş, sorunun "yegane çözümünü" ise toptan yok etmekte görmüşsünüz. Bunları dedikten sonra, Siyonist zihniyetle aranızda bir fark olduğunu iddia etmeye devam edersiniz herhalde!
"Bu hamur"un unu Siyonist zihniyetiyse suyu da zat-ı alinizin dillendirdiği zihniyettir, emin olunuz ki...
Esselamualeykum
Filistin sorununu sorun etmek başlıklı yazısında Ercan Hüseyinoğlu Bey muhtemel google taramasında bulduğu 3 "filistin sorunu" başlığını gundeme getirmiş.
haklıdır.vardır.kullanılmıştır.
iz yayıncılıgın kitabının yazarını tanımıyorum.kitabın arka kapağını okudum netten ve farklı bir şey söylemiyor.filistin sorunu denen olguyu bugun kime sorsanız hemen aynı şeyleri sayacaklardır.bu konuda bir kitap yazsanız adı yine bu olabilir.bu da doğru.ama ben yazar mıyım?kesinlikle hayır.
"pis israil vurmasana hain israil bu yaptığın vahşet! aaa kadınlara da tecavüz ediyorlar! bak görüyor musun nasıl vuruyor çocuğa manyak bunlar yahu kahrol kötü yahudi" lümpenizmi çok çok uzun zamandır midemi bulandırır benim...
bu lümpenizmdir bu olaya filistin sorunu adını takan!
bir kaç günde sayıları üç haneli rakamlarla ölçülen insanlar ölürse filistinde belki biraz coca cola falan da almayabilir o kafa ama her zaman için ariel daha iyi temizlemektedir vs...
"Mazlumder FİLİSTİN SORUNU ÇÖZÜLÜNCEYE KADAR İSRAİL İLE OLAN DİPLOMATİK İLİŞKİLER ASKIYA ALINMALIDIR. başlıklı bir bildiri yayımlamış." tır doğrudur...
bu kafa israil'i tanıyor farkındasınız değil mi?
bunu söylemeye gerek duymayacaktım ama teşbihimize izahsız bir biçimde "garib" denilmiş...şimdi kendimi değil erdemimi
korumaya çalışıyorum sadece erhan bey...cidden merak ettim...neden gariptir o teşbih?
"Filistin konusunda çok değerli çalışmalar yapan, Türkiye de Filistin deyince aklımıza gelen bir kaç kişiden biri olan Ahmet Varol, YAŞAYAN FİLİSTİN GERÇEĞİ başlıklı makalesinde aynı ibareyi 2 kez kullanmış."
nasıl hem mazlumder genel başkanıyla hem ankara şube başkanıyla tanışıyor ve verebilecekleri en hard demeçlerin çıtasını ezbere bilebiliyorsam ahmet varol abiyle de tanışıyorum ve itiraf ederim ki kim mezkur hadise hakkında uzun uzun konusmaya kalkarsa en az 2 defa ağzından bu söz kaçabilir...
ahmet varol abi de bana göre bu memlekette nurettin şirin abi ile birlikte o davaya omuz veren iki kişiden birisidir.
sürçü lisan da olabilir tahammüden perspektif ilanı da...
adına ne derseniz deyin siz...
konusmamız gereken meselenin esastan ele alınmasının hangi mantık silsilesi ile olacağıdır.
"filistin sorunu" demek pragmatizmin ve/veya daha deerli toplu bir ifade tarzıyla söylersek tedrici stratejinin bir enstrümanı olabilir, tamam ama bunu diyen adam ihh başkanıysa anlarım.çunku filistine yardım etmek için dahi israil'le görüşmeniz gerekiyor.maslahat güdersiniz olur biter.bu istisnai bir durumdur.bugun kalkıp ben gazzeye gideceğim deseniz dahi israil vizesine basvuruyorsunuz, malum...
Ama ben ihh başkanı değilim.
ben sıradan bir müslümanım.
sokaktayım.
sahadayım.
evimdeyim.
ve tabiki filistin sorunu yoktur.
israil sorunu vardır derim.
israil diye bir devlet yoktur.israil terör çetesi vardır israil illegalitesi vardır veya adını ne koyarsanız koyun o vardır derim ha bir medya organının başında isem -hiç hiç sanmıyorum ama- belki vakit gibi israil terör devleti adını kullanabilirim...
diyorum ya bu çok önemli bir şeyin yani "olgunun esastan okunmasındaki bakış farkının" ayrıntıdaki yansımasından başka bir şey değildir.
konu "45 sınırları mı 68 sınırları mı" tartışmasının çöpe atılıp atılmayacağıdır....
konu 5 hazirandır...golandır...
hatta bakın ne geldi aklıma....
israil için "işgal edilmiş filistin" derseniz eğer , yani niyetiniz samimice buysa yine "filistin sorunu" deme ruhsatınız bile olabilir belki...
diyorum ya...
kavramın değil içinin konuşulacağı bir durum...
sefer beyin yorumunu kısaca cevablamak gerekirse...
"Tamam İsrail'i yıkalım. Haritadan silelim. Peki ya sonra ne olacak?....."
denilmiş.
bir kaç islamcı dediğiniz kimdir bilmiyorum...
"israil must be destroyed" veya orjinaliyle ifade gerekirse "israil must be wiped out"(imam humeyni.r.a) sözünü benim bildiğim kadarıyle Nureddin Şirin'den başkası hiçbir şekilde hiçbir zaman söylemedi veya arkasında durmadı...Nureddin Abi'nin İran'a yakınlığı malumdur.Bu yani israil'in tanınmaması+haritadan silinmesi zaten İran'ın resmi devlet görüşüdür.Bu arada bildiğim kadarıyle dünyada bir başka devletin yıkılması tezini ve amacını anayasasına koyan tek ülke İran'dır!
Muhammed Cihat Saatçioğlu'nu es geçmemeliyim.Onun ve www.kudusyolu.com adlı sitenin de görüşü bizimle paraleldir.
Bakın, 14 mayıs 1948 günü israil'in -sözde- devlet oluşunu ilan ettiği gündür.yani "medinat yişrael"i...
işte bu günün yıldönümünde bu yıl türkiyede "israil yıkılmalıdır" deklarasyonu yayınlanacaktı ama ...
gerisi bizde kalsın...
destek verenler de karşı gelenler de herşey bizde zaten...
Burada bu anda şu kadarını söyleyebilirim ki bu ülkenin insanlarından ümitvar olmak için de çok sebebimiz var ümitsiz olmak için de...
Filistin-israil'e gitmeden gel beriye Güngören'de bomba patlıyor da insanlar hala Pkk falan diyebiliyor yahu...
yüzyıllardır bu topraklarda şuurlandırmanın değil fakat şartlandırmanın sosyal, kültürel, dinsel ve ruhsal tüm alanlarda uygulandığını biliyoruz anlıyoruz yaşıyoruz...
bakın ne güzel söylüyorsunuz...
israil yıkılırsa ne yaparız...o zaman dağılırlar...daha dinamik olurlar...vs diye...
sefer bey...
bu konuyla alakalı gerçek hayatta 14 mayıs civarı sayısında bir yazı yayımlandı.
şu an vaktim dar oldugundan dolayı giremiyorum.
benim yazmış oldugum deklarasyonda da değinmiştim.
israil sonrası ayrı bir konudur...
evet! ele almalı artık dünya ve müslümanlar bu konuyu...
katılıyorum.
ama ele alırken de asla unutmamalı:
1.israil yıkılmalıdır.
2.israil ne olursa olsun yıkılmalıdır.
3.israil eğer yıkılmayacaksa israil yine de yıkılmalıdır! :)
unutmayın...
1897'de basel'de arjantin ve ugandaya heyetler gönderilmesi ve yahudi devletinin buralara kurulması konuşuluyordu...
herzl'in motivasyonudur hadiseyi buralara getiren...
ha biraz daha dikkatli baktık mı olayın "osmanlı marjı'ndan dolayı öyle hesab edildiğini ama yahudi yol haritasından osmanlı ve hilafet engelinin kaldırılmasından sonra müslümanların belasının devletleştirildiğini görüyoruz...
demek ki bir cesaretle osmanlı'ya teşbihle "islam birleşik devletleri" olabilirse "amerika birleşik devletleri" refüze edilebilirmiş ve onun ileri karakolu israil'ın halli işten bile değilmiş...
önce müslümanların teslim oldukları Allah'ın, mutlak liderleri Hazreti Muhammed'in (sav) ve yaşam kitapları Kur'an'ın "bir" olduğunu farkedip "made in england" sınırlarının çizgilerini Resulullah imzalı ümmet malı silgilerle silmeleri gerekiyor...
dua kabul edin...amin...
mezhepsel ve cemaatsel şartlanmaların değil islami ittihad şuurlanmalarının muhatabı olmuş cesaretli devletler ve haysiyetli milletler israil gibi gece kondu emrivakileri zaten kabul etmezler...
inşaallah...
Allahualem...
geceniz gününüz hayr olsun...
Yorumlar
bence hepsi
Paz, 03/08/2008 - 13:04 — süleyman bolatfilistin sorununun çözümünü hiç kimse istemiyor. orada bir çözüm saydığınız bu insanların hepsinin ekmeğinin kesilmesi demek . ne aradfat ne barak ne de ahmet kurey hiç biri bu işin çözümünü istemiyor. isralde dahil . olan insanoğluna oluyor. kıbrısta da çeçenistanda da her yerde aynı oyun tezgahlanıyor. birileri kavganın rantını yiyor diğerleri feleğin şamarını.
Şüphesiz Abbas
Paz, 03/08/2008 - 14:32 — Ercan HüseyinoğluBir işbirlikçiden daha büyük ve tehlikeli düşman olamaz sanırım. Afganistan'da mücahitler Rusya'yı dize getirdi ama ralarındaki fitne yüzünden bu sefer Amerika'nın işgaline uğradılar.
Abbas'ın Filistin davasına ihaneti ve düşmanlığı Yahudilerin düşmanlığını aratmayacak düzeye ulaştı.
- İsrail El Fetih ittifakı
İsrail ve ABD, Batı Şeria'da yönetimi elinde tutan Mahmud Abbas başkanlığındaki El Fetih örgütüne kesenin ağzını açtı...
-Mahmud Abbas'ın Şaron ve Olmert'ten Ne Farkı Var
El Fetih hareketi lideri Mahmud Abbas, Filistin İslami direnişine karşı gerçekleştirdiği ihanet ve alçakça saldırılarıyla aslında siyonist cellatlar Şaron ve Olmert'ten hiç bir farkı olmadığını ortaya koyuyor...
- İşte İhanet Belgeleri
Dahlan’ın Arafat’ı öldürdüğü belgelendi
Filistin'de binlerce belgeyi ele geçiren Hamas, Dahlan'ın Arafat'ı öldürdüğünü ortaya koyan belgeyi yayımladı...
Hamas'a bağlı mücahidlerin Gazze'deki El Fetih Güvenlik karargahlarında ele geçirdiği belgeler, El Fetih'in sözde güvenlik güçlerinin Filistin halkı yerine siyonist rejimin güvenliği peşinde olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Artık Abbas ve avanesinin ihanetinin boyutu HAMAS'ı yoketmek için saldırılar düzenlemek, adam kaçırmak, hapislerde işkenceler yapmak, çoluk çocuk ayırtetmeden bombalı eylemeler yapmak vb. gibi eylemlerle iğrenç bir düzeye ulaştı.
-Gazze'de bombalar patlıyor
Filistin'in Gazze bölgesinde bir cami tarafindan düzenlenen gezi kafilesine katılan gruba El Fetihli oldukları tahmin edilen silahlı kişiler tarafından saldırıldı. Saldırıda 1'i çocuk 6 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı öğrenildi.
-Abbas’a Bağlı Güçler Batı Yaka’da Hamas Liderlerinden Şeyh Riyad’ı Kaçırdı. (Batı Yaka’da kaçırılanların sayısı 220’yi buldu)
-Fetih’e Bağlı Çeteler Hamas Lideri Gazzâl’ı Kaçırdı ve İdam Etmekle Tehdit Etti.
- El Fetih Militanları Kendini İsrail'in Kucağına Attı
Gazze'de Hamas hareketi askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları mücahidlerine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırının ardından Filistin hükümeti güvenlik güçlerinin eline düşmek istemeyen El Fetih militanları İsrail desteğiyle Ramallah'a kaçıyor...
filistin sorunu diye birşey yoktur
Pzt, 04/08/2008 - 14:13 — Fatih TEZCANesselamualeykum;
ben "hiçbiri" şıkkını işaretleyenlerdenim.
zira sorunun sorunun kendisi olduğunu düşünüyorum.
ey bu anketi düzenleyen kardeş!
sorun soru'ndur!
bence filistin sorunu diye bir sorun yoktur.
israil sorunu vardır.
Vakıayı "Filistin sorunu" olarak nitelendirmek eve giren sapığa bakakalan aile resinin "evdeki sapık sorunu" demek yerine "ev sorunumuz" var demesiyle teşbih edilebilir.
Gerekli ve gerekçeli izah için :
israil yıkılmalıdır
Filistin sorununu sorun etmek
Pzt, 04/08/2008 - 17:12 — Ercan HüseyinoğluBu yorum karşısında gafletimden(!) utandım bir an. Ama sonra yanlız olmadığımı gördüm. Benim gibi nice gafiller varmış.
İz Yayıncılık Filistin Sorunu diye bir kitap çıkarmış.
Mazlumder FİLİSTİN SORUNU ÇÖZÜLÜNCEYE KADAR İSRAİL İLE OLAN DİPLOMATİK İLİŞKİLER ASKIYA ALINMALIDIR. başlıklı bir bildiri yayımlamış.
Filistin konusunda çok değerli çalışmalar yapan, Türkiye de Filistin deyince aklımıza gelen bir kaç kişiden biri olan Ahmet Varol, YAŞAYAN FİLİSTİN GERÇEĞİ başlıklı makalesinde aynı ibareyi 2 kez kullanmış.
Örnekler çoğaltılabilir.
Benim canımı sıkan "eve giren sapık" gibi garip bir teşbih ile buna karşı çıkmak. "Filistin sorunu demek hoş durmuyor, sorun çıkaran aslında İsraildir, o nedenle İsrail sorunu demek daha doğru olur" gibi bir yaklaşım mümkün. Ama "İsrail Sorunu" demek bir şey ifade etmiyor. Çünki İsrailin sorun olduğu o kadar çok mecra varki.
İsrail’i Haritadan Silmesek Ne Olur?
Salı, 05/08/2008 - 02:08 — Sefer YeldirekBu tez bir çok islamcının dilinde. Ne diyorlar: "İsrail yıkılmalıdır", "İsrail haritadan silinmelidir".
Tamam İsrail'i yıkalım. Haritadan silelim. Peki ya sonra ne olacak? Haritadan silinen İsrail devleti'nden geriye, içinde fitne kazanı kaynamaya devam eden kocaman bir Yahudi toplumu kalmayacak mı? Eğer böyle bir durum sözkonusu olursa, bir dönem Endülüs'te olduğu gibi bu Yahudiler dünyanın muhtelif bölgelerine dağılmayacaklar mı? Gittikleri ülkelerdeki dostlarıyla birlikte muhtemel yeni planlarını yürürlüğe koymayacaklar mı? Siyonist arzuları tekrar kamçılanacak ve bir kaç asırdır yaptıkları gibi tekrardan dünyayı ateşe vermek için fırsat kollamayacaklar mı?
Bu durumda İslam dünyası daha farklı ve daha dinamik bir düşmanla karşı karşıya kalabilir. Şöyle ki, şu an insanlığa siyasî, ekonomik ve insanî bağlamda zulmetmekten başka bir stratejisi olmayan Yahudi toplumu kendisine yeni çıkış kapıları arayabilir!
Filistin'deki Ergenekon yapılanmasını teşkil eden Mahmud Abbas ve ekibinin HAMAS karşısında aldığı mağlubiyetleri, maruz kaldığı baskılara rağmen HAMAS'a destek olan Filistin halkını, 33 gün savaşlarında İsrail'i darmadağın eden Seyyid Hasan Nasrallah'ın Hizbullah'ını, etkin silah sanayisiyle İsrail'i istediği zaman vurabilecek güce sahip İran'ı ve iyice güçten düşen, ekonomik krizlerle çalkalanan İsrail'in bir numaralı destekçisi Amerika Birleşik Devletleri'ni ve sadece bir kaç ay içinde İsrail'i terkeden 20.000 civarında Yahudi'yi düşündüğümüzde, İsrail'i hazin bir sonun beklediği aşikar.
Elimizdeki soru da işte tam bu noktada sorulmalı: Yakın gelecekte büyük ihtimalle yenilgiyi kabul edecek İsrail'e, İslam dünyası olarak nasıl bir rol çizmeliyiz? İsrail'i sadece haritadan silmekle Yahudi belasından kurtulabilecek miyiz? Tek çözüm yolu bu mudur? Yoksa farklı varyasyonlara girmek şart mı?
Bu noktada şöyle bir yargıya varmak da mümkün: İsrail'siz bir dünya yerine, içinde kontrol altına alınmış İsrail'in de olduğu bir dünya daha sağlıklı olabilir. İsrail’i haritadan silmek, gelecekte başımıza yeni belalar açılmasına sebep olabilecek kadar büyük bir belirsizlik içeriyor. Fakat kontrol altında tutulan, eli kolu bağlanmış bir Yahudi devleti sanki bizim için daha güvenli duruyor
Ez cümle;
"Bu hamur daha çok su götürür."
''kontrol altına alınmış bir israil''
Pzt, 18/08/2008 - 18:05 — hüsnü güzelgerçekten komik sefer kardeş..
siyonistleri nasıl kontrol altına alacaksın bilemiyorum..
israiloğulları yüce kitabımız da bile lanetlenmiş bir kavimdir..
kaç tane peygamber gelmiş geçmiş ve bu melun millet senin tabirinle kontrol altına alınamamıştır..
tek çare bu milleti bir şekilde ortadan kaldırmaktır..
bunun çarleri düşünülmelidir...
suyu bilmem ama biz eğer böyle uyursak bu hamur daha çok kan götürür...
"Hamur"
Pzt, 18/08/2008 - 19:54 — Ahmet Cevdet Ye...Maaşallah Hüsnü bey, ne güzel bir çare önermişsiniz böyle! "Bu millet"i toptan "lanetli" ilan edivermiş, sorunun "yegane çözümünü" ise toptan yok etmekte görmüşsünüz. Bunları dedikten sonra, Siyonist zihniyetle aranızda bir fark olduğunu iddia etmeye devam edersiniz herhalde!
"Bu hamur"un unu Siyonist zihniyetiyse suyu da zat-ı alinizin dillendirdiği zihniyettir, emin olunuz ki...
filistin sorunu yoktur (2)
Cts, 16/08/2008 - 21:06 — Fatih TEZCANEsselamualeykum
Filistin sorununu sorun etmek başlıklı yazısında Ercan Hüseyinoğlu Bey muhtemel google taramasında bulduğu 3 "filistin sorunu" başlığını gundeme getirmiş.
haklıdır.vardır.kullanılmıştır.
iz yayıncılıgın kitabının yazarını tanımıyorum.kitabın arka kapağını okudum netten ve farklı bir şey söylemiyor.filistin sorunu denen olguyu bugun kime sorsanız hemen aynı şeyleri sayacaklardır.bu konuda bir kitap yazsanız adı yine bu olabilir.bu da doğru.ama ben yazar mıyım?kesinlikle hayır.
"pis israil vurmasana hain israil bu yaptığın vahşet! aaa kadınlara da tecavüz ediyorlar! bak görüyor musun nasıl vuruyor çocuğa manyak bunlar yahu kahrol kötü yahudi" lümpenizmi çok çok uzun zamandır midemi bulandırır benim...
bu lümpenizmdir bu olaya filistin sorunu adını takan!
bir kaç günde sayıları üç haneli rakamlarla ölçülen insanlar ölürse filistinde belki biraz coca cola falan da almayabilir o kafa ama her zaman için ariel daha iyi temizlemektedir vs...
"Mazlumder FİLİSTİN SORUNU ÇÖZÜLÜNCEYE KADAR İSRAİL İLE OLAN DİPLOMATİK İLİŞKİLER ASKIYA ALINMALIDIR. başlıklı bir bildiri yayımlamış." tır doğrudur...
bu kafa israil'i tanıyor farkındasınız değil mi?
bunu söylemeye gerek duymayacaktım ama teşbihimize izahsız bir biçimde "garib" denilmiş...şimdi kendimi değil erdemimi
korumaya çalışıyorum sadece erhan bey...cidden merak ettim...neden gariptir o teşbih?
"Filistin konusunda çok değerli çalışmalar yapan, Türkiye de Filistin deyince aklımıza gelen bir kaç kişiden biri olan Ahmet Varol, YAŞAYAN FİLİSTİN GERÇEĞİ başlıklı makalesinde aynı ibareyi 2 kez kullanmış."
nasıl hem mazlumder genel başkanıyla hem ankara şube başkanıyla tanışıyor ve verebilecekleri en hard demeçlerin çıtasını ezbere bilebiliyorsam ahmet varol abiyle de tanışıyorum ve itiraf ederim ki kim mezkur hadise hakkında uzun uzun konusmaya kalkarsa en az 2 defa ağzından bu söz kaçabilir...
ahmet varol abi de bana göre bu memlekette nurettin şirin abi ile birlikte o davaya omuz veren iki kişiden birisidir.
sürçü lisan da olabilir tahammüden perspektif ilanı da...
adına ne derseniz deyin siz...
konusmamız gereken meselenin esastan ele alınmasının hangi mantık silsilesi ile olacağıdır.
"filistin sorunu" demek pragmatizmin ve/veya daha deerli toplu bir ifade tarzıyla söylersek tedrici stratejinin bir enstrümanı olabilir, tamam ama bunu diyen adam ihh başkanıysa anlarım.çunku filistine yardım etmek için dahi israil'le görüşmeniz gerekiyor.maslahat güdersiniz olur biter.bu istisnai bir durumdur.bugun kalkıp ben gazzeye gideceğim deseniz dahi israil vizesine basvuruyorsunuz, malum...
Ama ben ihh başkanı değilim.
ben sıradan bir müslümanım.
sokaktayım.
sahadayım.
evimdeyim.
ve tabiki filistin sorunu yoktur.
israil sorunu vardır derim.
israil diye bir devlet yoktur.israil terör çetesi vardır israil illegalitesi vardır veya adını ne koyarsanız koyun o vardır derim ha bir medya organının başında isem -hiç hiç sanmıyorum ama- belki vakit gibi israil terör devleti adını kullanabilirim...
diyorum ya bu çok önemli bir şeyin yani "olgunun esastan okunmasındaki bakış farkının" ayrıntıdaki yansımasından başka bir şey değildir.
konu "45 sınırları mı 68 sınırları mı" tartışmasının çöpe atılıp atılmayacağıdır....
konu 5 hazirandır...golandır...
hatta bakın ne geldi aklıma....
israil için "işgal edilmiş filistin" derseniz eğer , yani niyetiniz samimice buysa yine "filistin sorunu" deme ruhsatınız bile olabilir belki...
diyorum ya...
kavramın değil içinin konuşulacağı bir durum...
sefer beyin yorumunu kısaca cevablamak gerekirse...
"Tamam İsrail'i yıkalım. Haritadan silelim. Peki ya sonra ne olacak?....."
denilmiş.
bir kaç islamcı dediğiniz kimdir bilmiyorum...
"israil must be destroyed" veya orjinaliyle ifade gerekirse "israil must be wiped out"(imam humeyni.r.a) sözünü benim bildiğim kadarıyle Nureddin Şirin'den başkası hiçbir şekilde hiçbir zaman söylemedi veya arkasında durmadı...Nureddin Abi'nin İran'a yakınlığı malumdur.Bu yani israil'in tanınmaması+haritadan silinmesi zaten İran'ın resmi devlet görüşüdür.Bu arada bildiğim kadarıyle dünyada bir başka devletin yıkılması tezini ve amacını anayasasına koyan tek ülke İran'dır!
Muhammed Cihat Saatçioğlu'nu es geçmemeliyim.Onun ve www.kudusyolu.com adlı sitenin de görüşü bizimle paraleldir.
Bakın, 14 mayıs 1948 günü israil'in -sözde- devlet oluşunu ilan ettiği gündür.yani "medinat yişrael"i...
işte bu günün yıldönümünde bu yıl türkiyede "israil yıkılmalıdır" deklarasyonu yayınlanacaktı ama ...
gerisi bizde kalsın...
destek verenler de karşı gelenler de herşey bizde zaten...
Burada bu anda şu kadarını söyleyebilirim ki bu ülkenin insanlarından ümitvar olmak için de çok sebebimiz var ümitsiz olmak için de...
Filistin-israil'e gitmeden gel beriye Güngören'de bomba patlıyor da insanlar hala Pkk falan diyebiliyor yahu...
yüzyıllardır bu topraklarda şuurlandırmanın değil fakat şartlandırmanın sosyal, kültürel, dinsel ve ruhsal tüm alanlarda uygulandığını biliyoruz anlıyoruz yaşıyoruz...
bakın ne güzel söylüyorsunuz...
israil yıkılırsa ne yaparız...o zaman dağılırlar...daha dinamik olurlar...vs diye...
sefer bey...
bu konuyla alakalı gerçek hayatta 14 mayıs civarı sayısında bir yazı yayımlandı.
şu an vaktim dar oldugundan dolayı giremiyorum.
benim yazmış oldugum deklarasyonda da değinmiştim.
israil sonrası ayrı bir konudur...
evet! ele almalı artık dünya ve müslümanlar bu konuyu...
katılıyorum.
ama ele alırken de asla unutmamalı:
1.israil yıkılmalıdır.
2.israil ne olursa olsun yıkılmalıdır.
3.israil eğer yıkılmayacaksa israil yine de yıkılmalıdır! :)
unutmayın...
1897'de basel'de arjantin ve ugandaya heyetler gönderilmesi ve yahudi devletinin buralara kurulması konuşuluyordu...
herzl'in motivasyonudur hadiseyi buralara getiren...
ha biraz daha dikkatli baktık mı olayın "osmanlı marjı'ndan dolayı öyle hesab edildiğini ama yahudi yol haritasından osmanlı ve hilafet engelinin kaldırılmasından sonra müslümanların belasının devletleştirildiğini görüyoruz...
demek ki bir cesaretle osmanlı'ya teşbihle "islam birleşik devletleri" olabilirse "amerika birleşik devletleri" refüze edilebilirmiş ve onun ileri karakolu israil'ın halli işten bile değilmiş...
önce müslümanların teslim oldukları Allah'ın, mutlak liderleri Hazreti Muhammed'in (sav) ve yaşam kitapları Kur'an'ın "bir" olduğunu farkedip "made in england" sınırlarının çizgilerini Resulullah imzalı ümmet malı silgilerle silmeleri gerekiyor...
dua kabul edin...amin...
mezhepsel ve cemaatsel şartlanmaların değil islami ittihad şuurlanmalarının muhatabı olmuş cesaretli devletler ve haysiyetli milletler israil gibi gece kondu emrivakileri zaten kabul etmezler...
inşaallah...
Allahualem...
geceniz gününüz hayr olsun...