Öğrenci evleri. Üniversitede okumanın en heyecan verici anlarının geçtiği mekânlar desem abartmış olmam herhalde. Sabahlara kadar Ahmet Kaya dinlenerek yapılan muhabbetler, ekonomiyi düzeltmek için üretilen reçeteler, sevgilisinden ayrılmanın verdiği hüzünle depresyona giren yitik bir gençlik. Aslında ne kadar tanımlama bulursak bulalım hep bir şeyler eksik kalıyor. Bütün bunların yanına arkadaşlarla yaptığımız gezileri, piknikleri, mangal partilerini hatırladıkça içimi bir hüzün kaplıyor. Ve elbette makarna. Öğrenci evlerinin kutsal yemeğidir bana göre. Eğer ne yicem diye düşünüyorsanız aklınıza ilk gelen şey makarnadır.
İki arkadaşım aynı evi paylaşıyordu. Ben ailemle yaşadığım için öyle çok fazla öğrenci evi yaşantım olmamıştır. Haftanın en az üç günü bu iki arkadaşın yanında kalıyordum. İki kişi kalıyoruz bir de KDV'miz var diyorlardı. Kurtlar Vadisi'ne arkadaşların evinde alıştım ve az megalomanlığımı çekmediler.
Ne zaman söz verdim arkadaşlara bilmiyorum ama "--makarna yapcam size" dediğimi hatırlıyorum. Bir gün ders çıkışı yedi sekiz arkadaşla birlikte bahsettiğim arkadaşlara gittik. Sonra bir arkadaşla makarna için gerekli malzemeleri aldık marketten. Evde yanlış hatırlamıyorsam on bir kişi olmuştuk. İçimden bir ses "makarnanın kıvamını nasıl tutturacaksın hiç bu kadar çok kişiye makarna yapmamıştın" dese de, makarnanın suyu kaynamaya başlamıştı bile.
Makarnanın suyu kaynayınca üç paket spagettiyi (biz arkadaşlarla buna eşşekgeldi derdik) boşalttım suyun içine, gözlerime inanamadım daha sonra. Bu makarnanın kıvamı tutmaz dedim kendi kendime. Üç kaşık tuz attım hala tuzsuz duruyor makarna. Bir taraftan da tadına bakmayı ihmal etmiyorum tabi. O kadar çok bahsettim ki güzel makarna yaptığımdan, hani rezil olmayayım dedim. Makarnalar pişmeye başlayınca şişti, aşevindeki tencereler gibi tencereleri vardı arkadaşların iyi ki. Ve sonunda makarna pişti. Piştikten hemen sonra üzerine soğuk su tuttum ki birbirine yapışmasın diye.
Makarna pişerken arkadaş diğer tarafta domates çorbası pişiriyor.
Onbir kişi olduğumuz için kimin ne soslu yiyeceği hususu karışıklığa neden oldu ve ben olaya müdahale ettim, madem aşçıbaşı benim ne yaparsam o yenecek! Fazla gürültüye mahal vermeden salça soslu yaptım makarnayı. Yanına da yeşillik olsun diye bir bağ maydanozu yıkayıp, çöplerini attık ve menüye ilave ettik. Nihayet çorbamız da olmuştu. Yanına bir de yoğurt. Biber turşusunu da unutmayalım...
Sofrayı hazırladı diğer arkadaşlar. Herkes parmaklarını yedi tabi ki. Üç paket makarna, bir şişe ketçap, bir tencere domates çorbası, bir bağ maydanoz ve iki kilo yoğurt onbir tane aç öğrenciyi doyurmaya yetmişti. Gerçi bunu hala aklım almıyor. Güzel bir geceydi, balkonda içilen çaylar ve muhabbet...
Geçtiğimiz günlerde evde yalnızdım, aklıma makarna yapmak geldi, yaptım, her zamanki gibiydi makarna ancak bir şeyler eksikti. Anladım ki, bir şeyin lezzeti onun gerçekten lezzetli olmasından kaynaklanmıyor. Dostluk, sevgi ve mekân o gıdaya lezzet katan en önemli unsurlardan. Şimdilerde ne zaman canım sıkılsa, ne zaman yüzümde ince bir tebessüm belirse aklıma öğrenci evi geliyor. Özlüyorum...
Not-1) Fotoğraflar o gece yapılan makarnaların resimleri. Cep telefonu ile çekildiği için çözünürlük haliyle kötü. Makarna yapım tarihi de Nisan 2004.
Not-2) Öğrenci evinin yiğit aşçısı Serhat şimdi asker. Bana özel yaptığın bezelye yemeğini çok özledim ve seni de, bunu anlatmaya kelimeler yetmiyor... Hayırlı tezkereler kardeş.
Yorumlar
Makarnam sarı bağlar
Salı, 08/03/2005 - 19:13 — Mesut ErkanMakarnam Sarı Bağlar Loy,
Kız Söyler Gelin Ağlar.
Niye Ben Ölmüş Müyem Loy,
Asye'm Karalar Bağlar.
O Zerde O Zerde,
Zülfün Yüzüne Perde.
Devriyeler Sardı Bizi,
Meğer Kaderim Böyle.
Türküyü de kendime benzettim :)
Zerde(*) nin sarısı mı makarna nın sarısı mı? Makarna üstüne zerde nasıl gider acaba?
.-.-.-.-.-.-.-.-.-.
(*)Zerd, Arapça sarı anlamına geliyor. Türk mutfağının klasik yemeği zerde, safranın kullanıldığı bir tatlı. İşte Stefanos Yerasimos'un Sultan Sofraları adlı kitabından bir zerde tarifi:
Malzemeler: 125 gr pirinç, 2 çimdik safran, 1.5 litre su, öğütülmüş fıstık, 300 gr şeker, ince doğranmış badem, 1 çorba kaşığı nişasta.
Hazırlanışı: Pirinci yıkadıktan sonra
su ve şekerle karıştırın.
Pirincin yarı pişmesine
kadar ateşe koyun. Safranı ılık suda inceltip ilave edin. Nişastayı biraz karıştırıp ekleyin. Karışım koyulaşıncaya kadar pişirin. Kaselere boşaltın.
Soğumasını bekleyin, fıstık ve bademle donatın. Sonra da bana haber verin :)
anliyorum :)
Salı, 08/03/2005 - 21:54 — zeyneb Ferdaögrenci evinin hoşlugunu ve sıkıntılarını bilerek makarnanin hatrina söylemek isterim ki, aciktigim, cok calistigim ve tabi yorgun oldugum her zaman makarna istemistir canim :) kesinlikle kolay yapiliyor olamasindan kaynaklanan kutsalligindan degil bu,
iyi pismis makarnanin tadina olan doyumsuzlugumdandir :)
yazindan ve görüntülerden ötürü ellerine saglik
F.Bilge
**göz gerekmez görmeye,
yürek gerek maşuk'a vecde!**
Bu da benimkisi
Salı, 08/03/2005 - 23:25 — Şadan ErcanBen de şöyle bişey yaptım. Bakalım beğenecek misiniz?
İsteyenlere tarifi de gönderilir. Afiyet olsun :)
*
Çar, 09/03/2005 - 11:53 — ali sarıİsteyene ısmarlıyorsan geleyim abi :-)
Tarifle uğraşamam ben :)
Sunuş mükemmel...
Çar, 09/03/2005 - 12:35 — Günseli ÜmitYemeğin tadını bilmiyoruz ama sunuş mükemmel, eğer yemiş olsaydım da bu sunuşla ağzıma alır almaz daha tadını anlayamadan hıımmmmm yapardım doğrusu:)))
Tarif et
Cum, 11/03/2005 - 21:11 — E.Fatih BilgeBu makarnayı Şadan Ercan'ın yaptığına inanmıyorum. İspat isterim ben. Tarifini yap bakalım.
Annem köyde yetişmiş cahil bir kadındır ama okkalı laflar eder. Bir defasında şöyle bir söz söylemişti bana. "Senin elinden kör eşek yem yemez!"
makarna salatasi
Çar, 09/03/2005 - 13:59 — Betul Sehrayintavsiye olunur: makarnanin salatasini hala yapmamis olanlar varsa ,icine salatalik malzemeler koyup süper salatalar elde edebilirsiniz..ister bezelye,havuc,patates,kornison,yogurt ve mayonezli, isterseniz de salatalik,domates,biber vs li:) ama ben resmini cekemedim üzgünüm en kisa zamanda insallah,,
Makaroni
Çar, 09/03/2005 - 19:01 — O. Deniz YemenliO makarna bana üniversite yıllarımda 15 kiloya patladı...
Gece 1 acıktık..Ne yapalım..makarna...
Gündüz üç ne yiyeceğiz..Makarna..
Ama bu makarna başka makarna..Her aşçının farklı bir stili vardı..Ben en çok kıymalı makarnayı severdim..Onu da bir tek annem yapardı :( ..Nerden bulacaktık öğrencilik halimizle kıymayı mıymayı..Sade makarna...Peynirlisi..salçalısı..Franboğazlısı(bunu hiç duymadım)...ve hatta jojoba özlüsü...
.Dolapta kalmışsa eccük ketçap...Ama en iyisi süzme yoğurttur yanına..Varsa bir de hıyar turşusu..Çoban salatasıyla ne de iyi gider...Arada da höpür höpür Mantar çorbası...ağzım gözüm sulandı beah...
Ben bir sülüğüm beyin zarında
Çok yaklaşma yakarım seni de anında...(imza)
makarna - yumurta yasakları
Per, 10/03/2005 - 17:25 — Halid AslanÜniversite macerasını tamamlayıp eve döneli 15 seneye yaklaştı. Evde yediğimiz makarnaların ve yumurtaların tadı hâlâ ağzımda. Kolay ve pratik yoldan karın doyurmanın tek adı olan makarna ya da yumurta bende öyle kalıcı bir etki yapmış ki bizim evde bu iki taam benim önüme getirilmez. Yasak askısında daimi gibi...
Pilav
Per, 10/03/2005 - 20:04 — Elif ŞahinVar ya
Ben senin pilav yaptığını düşünemiyorum
ne yazarsın ama
"Gül sunan elde daima bir miktar gül kokusu kalır"
Pilav
Cum, 11/03/2005 - 16:57 — E.Fatih BilgeTam üstüne bastın:)
Bi de benim pilav maceralarım var. Arkadaşlarla geleneksel pilav günü yapardık. 2004'de bitti ama. Mantar sosluyu iyi yaparım. Bir ara anlatayım. İyi yemek yaparım ben:P
daha kolay
Per, 10/03/2005 - 20:28 — ilhancancaBiz Üniversitedeykene makarnayı pek yapmazdık.
Daha kolayı vardı,
yumurtalı ve patatesli onlarca yemek..
hem adlarını söylemek de kolay olurdu
yumurtalı...
patatesli...
En güzel tarafı ise; tavaya kırılmış yumurtalar ile sekiz-on kişi seve seve doyardık.
muhabbetti bizi doyuran aslında yemek değil.
Şimdiki zayıflığımız bu yüzde...
makarna
Cum, 11/03/2005 - 12:24 — gülsüm yıldızmakarna her gün olsa yiyebilirim dediğim tek yemek (özellikle çubuk makarna olmalı ve kırılmadan yapılmalı) ve tek tabakla asla yetinmediğim ...makarna haşlanıp yağlandıktan sonra sarmısaklı yoğurdu şööööyle bir dökeceksin ve üzerinede biber salçalı naneli sos hımmm
makarna
Per, 17/03/2005 - 22:14 — Zeynep Gundogdumakarna şimdilerde favori yemeğimiz. hem en kolay yemek hem lezzetli oluyor. öğrenci evlerinin de kutsal yemeği. ben F.Bilge'a yada büyük iskendere hayret ediyorum, maşallah yaptığın makarnadanda blog malzemesi çıkarmışsın ya daha ne diyeyim.
1. Cemaat Makarna Zirvesi
Pzt, 21/03/2005 - 19:25 — Melike IşıklarMakarna bir kültürdür, yemesi ise bir sanat... Bu konuyu daha fazla irdelemek adına küçük bir sempozyum gerçekleştirdik bu hafta sonu. Bir nevi ufak bir cemaat toplantısı da diyebiliriz bizim bu birlikteliğimize... 5 kişilik bir kendin pişir kendin ye misali... Ama sizleri de unutmadık tabi, İskender makarna yapar da biz geride mi kalırız:) İşte yaptığımız makarnanın resmi, " Bayan elinin değdiği servisinden ve duruşundan belli." dediğinizi duyar gibiyiz.
Makarnanın tadı damağımızda hala ama bu, muhabbetin yanında bir bahane olarak kalıyor. Biz cemaat.com vasıtasıyla tanıştık ve dostluk bağını oluşturmaya başladık. (bu mutlu günde sizleri de aramızda...:) ) Cemaat.com'un bizlere kazandırdıklarından belki de en güzeli bu dostluk...( maşallah deyin, nazara gelmeyelim:) ) Sanal ortamda eşine de pek rastlayamayacağımız bir durum belki ama cemaat.com'un niteliğinden ve seviyesinden sanırız. Bizim tanışmamıza vesile olan herkese kucak dolusu sevgiler:) Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperiz:)) Allah herkese böyle makarna sofralarında baş köşeye oturmayı ve salataya yakın olmayı nasip etsin...(amin):)))
Muhabbetle, afiyetle...
Melike, Gülsüm, Betül, Kübra ve Vildan...