renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Öğrenci Evlerinin Anatomisi

· Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve günün
nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.

· Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.

· Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)

· Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.

· Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.

· Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.

· Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)

· Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.

· Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.

· Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına, iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.

· Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.

· Ev fertlerinin aşağı yukarı tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir

(Her öğrenci evinde yaşanan olaylardandır bunlar, benim pek böyle zevkim olmadı, çünkü bir süre yalnız kaldım sonra ailemle, ancak gözlemlerime göre doğru bu söylenenler. Bunları çoğaltabiliriz tabi ama bu sizin elinizde...)

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

*

tabi bunlar ılgınlı öğrencilerin ortak özellikleri. özellikle beleşçilikleri ve sövüşlemeleri karakteristik özellikleridir.

Ilgınlı öğrenciler

Tespitte düzeltme yapmam gerekiyor, tamam beleşcilik konusunda hak veriyorum hem de sonuna kadar, ama sövüşme konusunda yanlış düşünüyorsun. Hepimiz ahlaklı, terbiyeli öğrencileriz. Etmeyiz küfür filan, hakaret ederiz ama:)

.

-Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına, iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.-

demiş promet. ben demedim o dedi, ben o ne dediyse tastik ettim.
hocamdır kendisi benim, üstad-ı azamdır, allame-i cihandır.

Ahhh ah...

Şahsen ve bizzat ben de 3-4 sene bu evlerde yaşadım. Hala burnumda tüter o günler.

Her gece saçma sapan konusuna katılmıyorum. Biz 88-89 döneminde başladığım üniversite yıllarımda bol miktarda siyasi konularla ve boyumuzdan büyük mevzularla uğraştık. Çeşit çeşit devletler, imparatorluklar kurduk, yıktık, onardık... Yeni nesil üniversiteliler bol bol geyik yapıyor anlaşılan :)

Diğer değerlendirmelere büyük ölçüde katılıyorum. Öğrenci evinde yapılan yumurtanın tadı bambaşka oluyor, bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum.

Biz pek derslere girmezdik, daha önemli ve büyük projelerimiz vardı. Ama pek zeki olduğumuz için fotokopilerden, ders notlarından durumu kurtarıverirdik. Zaten derslere girdiğimizde de boş durmaz, hocalara cevabı müşkül sorular sorar, fitne fesat çıkarırdık :)

Bir kez çok iyi hatırlıyorum. Keçiören'de arkadaşların evinde sınavlara hazırlanmak için bulunuyordum. 1 gün sonra sınavım olduğu halde gece saat 03:00'e kadar bilgisayar'da motosiklet yarışı oynamıştım. Sıkıntı ve stres insana neler yaptırıyor.

Yapmayın Allah aşkına

Yapma be Seyyid. Herkesi bir kalemde çizmeyin böyle. Bu kuşağın içinde o günkü hatalı düşünce ve yaklaşımlarının ayırdına varmış, düşüncesini olgunlaştırmış, onuruyla, şahsiyetiyle yaşayan, çok değerli arkadaşlarımız var.

Su-i misal emsal olmaz. Sen de değerlendirmelerinde İsmet Özel'in hatasına düşme. Sanki zamane gençliği çok mu daha iyi durumda.

Kişi şahsiyeti bozuksa ister sağcı olsun ister nihilist hiç farketmez. Prensiplerini çiğ çiğ yer, dün söylediklerini bir tükrük gibi atar gider, arkasına bile bakmadan.

Gençlik dönemi, zaten kaygan bir zemindir, kişiliği oturmamış, kaypak yapıdaki insanlar içinse bir buz pistidir adeta. O dönem veya bu dönem hiç farketmez. Zira "dönekliğin mevsimi olmaz".

kaslara gözlere kurban

ben Hale Hanimi pek begenirim, o baygin bakislarini pek cekici bulurum, filmlerini tekrar tekrar izlerim de bunu duyan dostlar hep sasar, ben se onlara sasarim gözlerinin önündeki güzelligi nasil görmezler diye. beser tabi, sasar.

88-89 sonra 97

88-89'lu yıllar aslında değişim yıllarıdır. Özalizm denen Televole kültürünün Türk toplumununa güzelce aşılandığı yıllar.

Aslında sadece o dönemlere mahsus değildir böyle sistem kuranlar filan. Her devirde olmuştur. Hatta 97'ye kadar da değişik versiyonlarını görürüz. Sonra o sistemcilerin hepsi dünya hayatına çok güzel ayak uydurmuşlardır, değişmişlerdir, başkalaşmışlardır ve kapitalistleşmişlerdir... Ben Seyyid Battal gibi genelleme yapmıycam ama çoğu böyle olmuştur. İstisnalar mevcuttur.

Yozlaşma her nesilde olmuştur, günümüzde de olduğu gibi.

Bu yozlaşmadan burjuvazi olmayanlar yara almamışlardır, çünkü onlar baba parası yemediler evet doğru bir tespit bu...

pislikten haber verin

Bi de pislik evler var, nöbetçilik sisteminin olmadığı, herkesin free takıldığı evler. Lavobasına tükürmeğe bile iğreneceğiniz kadar pis, adeta çöp ev görünümünde, kusulası öğrenci evleri. Üstü başı temiz, saçları jöleli, paçası düzgün, yakışıklılığıyla kızların dikkatini çeken bu öğrencilerin nasıl olurda böyle bir ortamda yaşayabildiğine görmeyen inanmaz. Ama bizzat görmüş ve kusmuş bir kişi olarak konuşuyorum.

Öğrenciye ev yok diyen ev sahiplerinin niçin bu kadar katı davrandıklarını böyle bir evi gördükten sonra çok iyi anladım.

bende bu tur durumlar tek biz

bende bu tur durumlar tek bizim evde var saniyordum ...acayip moral oldu bana...ben hic anlamamisimdir zaten...kac senedir her aksam saatlerce konusacak konulari nerden buluruz diye...bunun cevabini belki okul bitirince buluruz bir yerlerden de sanki okul bitmeyecege benzer//bende geriye donup ey gidi okul yillarim diyebilecekmiyim acaba....

ben öğrenciyim ben öğrenciyim :))iyi ama bunları mı öğre

fevkelade bir konu.şuan bir öğrenci evinde ikamet etmekte şahsım.kalabalık ama öğrenci evi olarak geçiyor.
yumurtanın adı geçmiş biz arkadaşlarla 1 hafta yedik de ertesi zamanda yumurta göstermeyin diyecek olduk galiba fazla yüklendik:)ama doğru tadı da bir başka oluyor.. dersler başlamamıştı ya bu haftalarda akşamları odaya toplaşıp çay kahve ne varsa varilimsi kupalarla içilip sohbetler ettiydik çekirdek eşliğinde kalem çevirmece de oynadık üzgünüm ama bunu yapmadık değil na palım yani tanışma dönemi işte :)
bu nöbetçilik acı bir durum fakat kurtuluşu mümkün olmayacağından başa gelen çekilir mod'una girilmekte.
sabah namazından sonra yatılmamakta bol bol göz ovuşturulmakta nerdeyim ben yaa? okumasamıydım yoksa,bir sene ben bunun için mi çalıştım,bırakalım arkadaşlar okulu falan çekilelim evlerimize mışıl mışıl uyuyalım sıcacık yataklarlarımızda denilmekte.
durun durun size okullardan bahsedeyim madem çoğunluk mezun durumda..
şuan hemen hemen bütün üniversitelerde ders yılı başlangıcında bir parti verilmekte welcome diyen de var hoş geldin diyende bu partinin adına.partiler içkili elbet. asıl amaç bir kaç adet.ben aklıma gelen 2sini yazayım.
(argo tabirler kullanmamdan ötürü affınızı taleb ve rica ederim.kullanılan kelimeler olduklarından ifşasından rahatsız değilim pek)
1.si 3. 4. sınıftaki erkeklerin kapılmadan çömez kızları kapatmasını sağlamak
2.si yapılan yer ortam seçimi ve düzenleyen grup(diyelim)hasebiyle no'din' takılanların solcuların bu benzeri '..ist'lerin o seneki yeni adamlarını bulma kimlere yaklaşılacağını yıkanacağını tesbit etmeye
yaramakta bu partiler tabi işlevleri daha da fazla fakat aklıma gelmedi şuan.
her neyse ilahiyat fakültleri dahil tüm fakültelerde şuan okula gittiğinizde defileye çıkmak üzere oraya gelen hanımlar görülmekte hatta elinizi sallasanız bunlardan birine değmekte.
okulda 1. sınıflar önünde 2.3. sınıf öğrencileri gezinmekte yukarıda bahsettiğimiz sebepten.ilahiyatlar dahil -unutmayalım- hemen hepsinde.
sınıflardaki muhafazakar görüşlü ailesi uzakta olanların en az yarısı -ki bu gerçekten inanılamayacak kadar düşük bir oran-cemaat yurtlarında veya evlerinde belletmenleri gözetiminde kalmakta.kışın son girişleri 5,30 yazın 7 olmakta.tabi yurtlarda ve evlerde neler yapıldığından bahsetmeyeceğim bana ne?!-şimdilik-
okul yemekleri ise artık ucuz değil günlük 2 milyon tl.öğrencilerin hükümete tepkisini arttırmak için yök tarafından yapıldığına dair rivayetler çoğunlukta..
şimdilik bu kadar...
beni özlediğinizi sanmam..
tanımadığınızdan olsa gerek çünkü tanınmama rağmen özlenilmemem vaki olabilecek bir durum değildir.-tecrübelerime binaen-
selametle...
hep söylerdim yine söylüyorum hep söyleyeceğim:
TAVRINIZ KİŞİLİĞİNİZ DURUŞUNUZ TAVİZSİZ OLSUN
-yapamıyorsunuz değil mi?-

oh tanrim pirangalar eskidi

bize biraz kendini tanitsana bayan, zira ben susmaliyim yoksa vera kizar, konusursam cok kisinin basi yanar

posta koydum

ben simdi üsengec olmayan moder arkadaslarima sesleniyorum, silin bu ipsiz yorumu, cok reca edecegim. sonra benimkini de silin tabi manasiz kalmasin. size isinizi ögrettigim yok tabi, ne haddime canim. bekir sen de esen kal ama iliskimizi ben gözden gecirecegim bir, sen git cay koy ben cok sasirdim.
(yillik yazisi mi yaziyorsun ne bu)

beni yak kendini yak her şeyi yak

konuşunuz efendim çekinmeyiniz...
cemaat neden internette özgür olsun diye...
dünyaya dair ne varsa kafanızın içinde sadece belirli küçük fakat mecburi sınırlar haricinde özgür ve açık açık yazasınız diye...
kendimi kişilik olarak zaten ilk bloğumda yeterince tanıtmıştım sn belbo.. onun haricinde kimlik bigilerimi ve bunun çerçevesşindeki hayatımı kastediyorsanız eğer bunu ifşa etmeyeceğimi tahmin ediyor olmalısınız yok edemiyorsanız söyleyeyim elbette yazmam.. kastınız bunlar dışındaysa eğer, biraz daha açın talebinizi, bakalım karşılayabiliyormuyuz..
yazdıklarım saptırılmamış gerçekelrdir eksiği vardır(kendimi tuttuğum yazmadığım çok yer var ama şimdilik yazmayacağım..)
cemaat(elbette bu cemaat değil anladığınız cemaat) hakkında yazdığım azıcık bilgi ise ki şimdi yorumumu okuyunca fark ettim %50 gerçekten çok az muhafazakar kesimde zeki ve şehir dışında okuyan öğrencilerden bu ev ve yurtlarda kalanların oranı çok daha fazladır daha ayrıntılı şeyler de yazardım fakat önce bu cemaati daha yakından tanımalıyım aslında şuan da bayağı bayağı yakından tanıyorum ama ben meraklı bir tip olduğum için daha yakın tanımalıyım ki tüm sorularıma cevap bulabileyim ve ilerde sizin sorularınıza da cevap verebileyim..
bakalım şimdi bu sene tanımaya çalışacağım anlarsınız işte bir nevi yakından/içinden araştırma.. kafamda sorularla yaşayamıyorum pek takılıyorlarher neyse uzatmayayım
derslerden fırsat bulmak da zor ya kendimizi zorlamazsak diğerlerinden farkımız ne olur ki? ki ben genelde diğerlerinden farklıyımdır hoş herkes diğerlerinden farklıdır.
..:"ALLAH EN DOĞRUSUNU BİLİR":..
TAVRINIZ KİŞİLİĞİNİZ DURUŞUNUZ TAVİZSİZ OLSUN
(becerebilirseniz tabii)
NOT: yazıdan bahsi geçen cemaatin bir anti sempatizanıymışım gibi içine girip köstebeklik benzeri şeyler yapacakmışım gibi şeyler çıkartmayınız.benim kimseyle(yani müslüman olan kimseyle yoksa mesela şaronla öyle büyük sorunlarım var ki bu sadece bir örnek tabii) sorunum yoktur ben kendim yalnız bir müslümanım şu'cu' bu 'cu' bu cemaatten vs. değilim.. sadece müslümanım kitabım Kuran-ı Kerim örneğim Hz Muhammed ve tüm peygamberler.. bu kadar kendimi bir şeylere bağlamam kısıtlanmaktan hoşlanmam zira.. ve bu tip topluluklar insanı kısıtlar tek tip'i hedefler bir nevi en azından içindeki herkesi kapsayacak bir sürü kuralları vardır uygulanması gereken sevmem ben her neyse.. sn belbo tekrarlıyorum korkularımız yetmedi mi her şeyden korkmuyor muyuz yeterince o kadar çok şeyden korkuyoruz ki asıl korkmamız ve mağfiret dilememiz gerekene duyduğumuz korku azalıyor... korkmayınız Vera hanımdan ve benzerlerinden yazınız yazınız ki okunsun aydınlanılsın
heyecan ve ümitle bekliyorum.. hadi cesaret...
selametle...

..

sn belbo kırın zincirlerinizi hadi yazın hadi cevap yazın...
hadi cesaret...