Sağolsun hocalarım, berhudar ola ustalarım kimi bilerek, farkında olmadan da kimi bi dolu bişeyler öğrettiler 37. yılını yaşamaya çalıştığım şu mesleğimde. Birikenler, gıdım gıdım dağarcığımıza eklenenler, süzülüp durulup apaçık kıstaslar olup kazınıvermişler yüreğimize, ölçülemeyecek Cigabayt cesametinde dosya oluşturup yüklenmişler belleğimize.
Hele bu ilkelere özlü güzel bir söyleyiş bulduk mu, değme gitsin keyfimize. Mesela:
Seyirciye kulak verin, ama herzaman kulak asmayın!
Ne zaman bir şarkıcının dinleyicisine, bir politikacının seçmenine, TV spikerinin alık bakanına, programcının dinleyicisine vıcık kontenjanınından, koyu gres katmanından yağ, cila, babalamaca, yutturmaca, dil üstünde kaydırmaca çektiğini, canlarım ciğerlerim, bir tanelerim, halanız kurban olsun size, ben sizi yerim şekerciklerim, beni vareden sizlersiniz azgınlığından Allah razı olsun, alkışlayan elleriniz dert görmesin, uzaktan yakından geldiniz, bizi İhya gecemizi mamur ettiniz densizliğine açılan yelpazeyi pışpışladığını her gördüğümde cızbız eder içim.
“Eyvahlarım olsun. Bu naylon şükran şakırdatmalarının ardından zorlu gelir diyeti, gitti muhatabın parası, sevgisi, ilgisi. Artık sömürülür ha sömürülür ki Karl Marx Hazretleri’nin öngörüleri Pollyanna’nın düşleri sayıla.
Geçtiğimiz Ramazan ismi lazım değil katibinin türküsüyle meşhur bir İstanbul semtinde kurulu çadırda oynayacağız. Yalnız oynayabileceğiz mi o meçhul. Çünkü 27 Mart 1994 tarihine kadar illegal bir yaşamı benimsedikleri ve her nedense bu milattan hemen sonra yerden biter, gökten düşer emsal ortalığı kaplayan takdimcilerden biri bu biletsiz kalabalığı öve öve, o semtli olmanın nasıl bir gurur vesilesi olduğunu saya saya işi çığrından çıkarmış.
Gürültü Jumbo Jet 747’nin ters rüzgarda havalanma gayretine eşdeğer emsalde. Oyun öncesi çıktım sahneye. Çıkılmaz ama neyleyelim, olağanüstü şartlar söz konusu. Sayın seyirciler biz buraya gösteriden 5/6 saat önce geldik, tüm hazırlıklarımızı tamamlayıp karşınıza çıkarak,size olan saygımızı gösterdik. Şimdi saygı gösterme sırası sizde!
Oyunumuz iki saat sürüyor.Ama bu tamamen size bağlı. İster 1 saat oynatırsınız, ister birbuçuk. Yok bu gürültü devam ederse yarım saatte de bitirebilirim oyunu, buna hakkım ve sözleşmemde yeri var.
Sonuç mu?
Seyircinin arzusuna uyarak ve tutumunu bir işaret sayarak 45-50 dakika oynayıp bitirdim oyunu.
Kimse demesin, seyirciyi dikkate almıyorsun diye. İsteseniz de yapamazsınız. İki ölçü Hidrojen nasıl bir ölçü Oksijen’e muhtaçsa, sayın biz de öyle muhtacız size. Ama karşılıklı saygıyla.
Konu önemli sürdüreceğiz. Seyirciliğinizi denk alın.
-----
Dikkat dikkat
Buralara değil de özel mailime mesaj yollayıp söven bir cemaat üyesi
Utan ey komedyen!!! diye yazmış açıklayayım;
Komedyen sanıldığı gibi komik roller oynayana değil her türlü rolü olağanüstü bir başarı ile oynayan yetenekli ve birikimli oyunculara verilen addir. Hele aşağılamak için hiç kullanılmaz. Arka arkaya üç ünleme gelince haydi ona hiç gelmeyeyim.