İnsanlık tarihinin kapkara,utanç verici sayfalarına geçmesi gereken keşiflerden biri Amerika Kıtasının keşfi ve insanlığın mutlaka bütün insanlık adına yargılaması gereken kaşifte bu kıtayı keşfeden kişidir. Keşifle birlikte kıtada ortaçağ zihniyetiyle başlatılan “cadı avını!” sadece kızılderili insanların avı olarak görmemek lazım. İnsanla birlikte bütün insani değerlerin avı başlamıştır aslında .
Onur, barışseverlik, kahramanlık, dostluk, misafirperverlik,cesaret, yardımseverlik, saygı, saygınlık, diğergamlık, çevrecilik, ihtiyaç eksenli tüketim, doğayla dost ve iletişim içinde olma hali gibi.. değer üreten insani değerler avlanmış ve bu kıtaya miras olarak sarı maden aşkı,sınırsız bir tüketim kültürü,ekini ve nesli yok eden bir yönetim anlayışı, bencillik ve hiç bir değeri dikkate almayan bir hakim olma arzusu gibi değer tüketen insani olmayan değerler bırakılmıştır.
Şimdi bu kıtanın keşfinden sonra kıtada kurulan ABD’nin kuruluşu sırasında gündeme gelen insan hakları ve sonrasında yaşanan insan hakları ihlallerinin kısa bir zaman dilimini ve bir halkın yok ediliş hikayesini kısaca bir gözden geçirelim.
ABD’nin kuruluşu sırasında II. Filadelfiya Kongresinde ilan edilen bağımsızlık bildirisinde(1776) İnsan Hakları şöyle açıklanır:
”ABD özgür ve bağımsızdır. Özgür ve mutlu yaşamak insanlara Tanrı tarafından verilen en doğal haklardır. Bütün insanlar eşit doğarlar. Bu hakları gücünü halktan alan halkın isteğiyle iş başına gelen hükümetler korur... Hükümetler bu hakları çiğnerse hükümeti değiştirmek ve kaldırmak yine halkın hakkıdır.”
Bu bildirideki görüşler kısa sürede tüm dünyada yayıldı ve Fransız ihtilalinde etkili oldu. ABD’nin kuruluşu sırasında gündeme gelen özgürlük,eşitlik, mutlu yaşama hakkı gibi haklar bütün insanlara verilmesi gereken en tabii haklardır. Ancak bu noktada insanların kafalarına takılan ve ABD varoldukça da kafalardan çıkmayacak bir soru gündeme gelmektedir. ABD bu hakları sadece kendi vatandaşları için mi istiyordu? Yoksa gerçekten bütün insanlık için mi istiyordu?Doğrusu bu bildiriden sonraki uygulamalardan bu hakların bütün insanlık için istenilen haklar olduğunun anlaşılması çok zor. Bildiri sonrası uygulamalara bir göz atalım.
1851 Cheyenneler, Arapoholar, Siouxlar, Crowlar ve başka kabileler(kızılderili) ABD temsilcileri ile Laromie kabilesinde toplandılar. Anlaşmaya vardılar ancak beyazlar her zaman olduğu gibi anlaşmaya uymadılar ve sarı maden için kızılderili ülkesini işgal etmeye başladılar.
Toprakları işgal edilen,kendi yurtlarında garip bırakılan, kendi topraklarında kendi ürünlerinden(yiyecek,içecek) mahrum bırakılan barışsever kızılderililer her şeye rağmen barış istiyorlar ve değer tüketenlere(işgalcilere) “Biz sizinle barış içinde yaşamak istiyoruz.Siz bizim babamızsınız(!) Savaş başladığından beri gökyüzü karardı.Rahat uyku uyumaları için halkıma iyi haberler götürmek istiyorum.Sizinle barıştığımızı duyan diğer kabile reisleri de çok sevineceklerdir” diyorlar ancak gözü dönmüş ABD’li general “çağrıma hemen uymadığınız için .........” diyor ve kan dökmek için bahaneler üretiyordu. (Edward Ellis,The History Of Our Country.İndianapolis 1900 Cilt 6 s.1483) Başka bir kızılderili barışla ilgili temennilerini ve duygularını şöyle ifade ediyordu:
“Bana karşı bir sürü yanlış davranışta bulunulduğu halde umut içinde yaşıyorum.Şimdi yine barış yapacağız arkadaşlarım bana ne yapmamı öğütlüyorsa onu yapacağım,utancım dünya kadar büyük..... Beyazlar gelip evlerimizi,atlarımızı neyimiz var neyimiz yok hepsini ortadan kaldırdıktan sonra benim için onlara inanmak çok güç”(Güney Cheyennelerden Motavato-Siyah Tencere-)
Tarih 1868 ABD’li general Sheridan’ın “En İyi Kızılderili Ölü Kızılderilidir” sloganını benimseyerek mücadele eden ve bu anlayış doğrultusunda işgalci askerlerine emirler gönderen ABD’nin, resmi tarihlerinden bir alıntı:”Antilop Dağları yönüne güneye ilerlemek oradan düşman kabilelerinin muhtemel kışlağı olan Washita ırmağına yönelmek, köylerini yakıp yıkmak,atlarını kaçırtmak,bütün savaşçıları asmak yada öldürmek ve bütün kadınlarla çocukları alıp getirmek”(De Benneville Randolp Keim,Sheridan’s Troopers on the Borders.Philadelphia,McKay 1885 )
Oysa kızılderili Woquını (Gaga Burun) general Winfield Scott Hancock’aşöyle diyordu:”Kadınlar ve çocuklar erkeklerden daha ürkek değil midirler?Cheyenne savaşçıları korkusuzdur. Ama siz Kum Deresini işittiniz mi hiç? Askerleriniz orada kadınları ve çocukları boğazlayanların tıpkısı”
Ve öylede oldu. Askerler kadın,çocuk,ihtiyar ayırmanın zaman alacağını düşünerek bütün Cheyennelere(bir Kızılderili kabile) ateş açtılar. 103 kızılderili öldürüldü. Ancak bunların 11’i savaşçıydı. Ayrıca 53 kadın ve çocuk ele geçirildi.
Egemen güçler tabii haklarını,özgürlüklerini ellerinden aldıkları halklara sınırlı haklar, özgürlükler -ki sınırları işgalciler tarafından belirlenen haklar,özgürlükler aslında esaretin başka bir versiyonudur - vererek seslerini kısmaya çalışırlar.Ancak yavuz hırsız konumunda olan Sam amca kendi topraklarının yabancısı durumuna getirdikleri kızılderililere bunu bile çok gördü.
1871 Ve bir kızılderili reis çaresizliklerini şöyle ifade ediyordu:“Gençken bu ülkeyi doğudan batıya boydan boya gezdim. Apache’lerden başkasına rastlamadım. Aradan bir çok yaz geçti gene gezdim baştan başa ülkeyi. Bu sefer başka bir ırkın bu toprakları ele geçirmeye gelmiş olduğunu gördüm. Nasıl oldu bu iş ? Niçin Apacheler ölmeyi bekliyorlar? Niçin her an ölümle yüz yüze yaşıyorlar ?
Dağları,tepeleri,ovaları dolaşıyor göğün başlarına yıkılmasını istiyorlar...şimdi iyiden iyiye azaldılar. (Chiricahua Apachelerinden Cochise)
Ebedi yaşama isteği ,sınırsız mal edinme arzusu ve felsefesi doğrultusunda hareket edip hiçbir sınır tanımayan , ekini ve nesli yok eden bu güçlere karşı fiili olarak hiçbir şey yapamayan ve çaresiz kalan kızılderililer bu durumlarını ancak sözlerle ifade ediyorlardı.
Bir kaç örnek:
“Eğer o kıyım olmasaydı,şimdi burada çok daha fazla insan bulunacaktı. Ama o kıyımdan sonra kim dayanabilir ki. Tucsonlular ve Xavierliler çıldırmış olmalı kafaları ve yürekleri yokmuşçasına hareket ettiler. Kanımıza susamış olsalar gerek. Gel gör ki Tucsonlular gazetelere yazılar yazıyor kendi öykülerini anlatıyorlar. Apachelerin ise öykülerini anlatacak kimseleri yok....”(Aravaipa Apachelerinden Eski Minzin)
“O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda yerde birbirleri üzerine yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hala o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada o kanlı çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet bir halkın düşü öldü orada. Güzel bir düştü evet... sonra bir ulusun umudu kırılıp paramparça oldu. Artık yeryüzünün merkezi yok, ölüp gitti kutsal ağaç. ( Kızılderili Reis Kara Geyik)
“Bizi kafa kafaya getirip üstümüze bir battaniye örttünüz. Şu tepe bizim servetimizdir ama siz onu bizden almak istiyorsunuz. Beyazlar, bize ayrılan topraklara girip malımıza sahip çıktınız. Doymak nedir bilmediğiniz için kasamızın hepsini alacak kadar ileri gittiniz. ( Kızılderili Reis Ölü Gözler)
ABD’nin kuruluşundan sonraki kısa bir zaman dilimini ele aldığımız bu kısa yazıda bile sayılamayacak kadar insan hakları ihlalleri vardır.Bir medeniyet neyin üzerine kurulursa temellerini hangi değerlere dayandırırsa onun üzerinde de yükselmeye çalışır.ABD’nin resmi arşivlerine dayanarak ortaya koymaya çalıştığımız bu insanlık dramında da gördüğümüz gibi bu medeniyet kan ve gözyaşı üzerine kurulan bir medeniyettir.Ve çağımızda yaptıkları da bu medeniyetin kan ve gözyaşı üzerinde yükselmeye çalıştığının ispatıdır.Umarım uyutulan, kanları emilen,yer altı ve yerüstü kaynakları tahrip edilen, kültürleri yozlaştırılan ve bütün insani değerlerden uzaklaştırılan bu halklar en kısa zamanda uyanır,bilinçlenir ve kızılderili halkının başına gelenler kendi başlarına gelmeden en tabii hakları olan özgür yaşama,eşitlik bağımsızlık…gibi haklara kavuşurlar.
YORUMSUZ
Ve son olarak ABD kanunlarında geçen terörizm tanımını yorumsuz bir şekilde veriyoruz;
ABD kanunlarında terörizm açıklaması: Terör olayı A)ABD yada başka bir ülkenin ceza kanunlarına aykırı olarak şiddet içeren yada insan yaşamını tehlikeye sokabilecek B) herhangi bir şekilde ı)sivil halkı korkutma ve zorlama ıı)korkutma ve zorlama yoluyla hükümet politikalarına müdahale ııı)adam kaçırarak yada suikast yoluyla hükümet işleyişine müdahale niyetinde olan aksiyonları kapsar.(United States Code Congressional and Administrative News.98h Congress, Second Session,1984,Ekim 19, Cilt 2 Bölüm 3077 98 STAT 2707 ( west publishing Company Co 1984 ))
Kaynaklar
1-Brown Dee:Kalbimi Vatanıma Gömün.e yayınları 3.basım 1998
2-A’dan Z’ye Kültür Ansiklopedisi.Yenişafak Gazetesi
3- Komisyon Terör ne Terörist Kim? Ütopya yayınları