Yine böyle Mayıs ayı idi yıl 1985 daha doğmamış belki bu yazıyı okuyacaklardan bazıları. Ben daha 1 yaşındayım cemaatte. İbrahim Sadri'nin Aykırı Gece Karşılamaları adlı oyununu İnsanlar ve Soytarılar olarak çalışmış tembelliklerin vurdumduymazlıkların, gecikmelerin arasından ama genç umutlarla geçerek sergilemenin eşiğine gelmişiz. Oyundaki şarkıları- ki o zaman marş diyoruz bunlara Tepki Amca'yı üstümüze saldırtmamak için-, Necati Abi'nin plastik poşet imalathanesinde çalışmışız. Çünkü aylar sürenen sürünen provaları yaptığımız İlim Yayma'nın izbe oyuğundan atılmışız. Yurt Müdürü'nün "Ben yurda saz soktu deditmem" feryadından ötürü. E biz oyunu 1 kez bahçede oynayacaktık bir de Ferhan Şensoy bedava verdi Beyoğlu Küçük Sahne'de. Yurt yüzümüze kapandı Müslümanlar'ı da Beyoğlunun ters ortamına sokmayalım rahatsız olmasınlar diye vazgeçip Kocamustafapaşa Çevre Tiyatrosu'nu tuttuk olmayan paramızla. Boşuna gerici demiyorlar bize!
10 Mayıs'ta ilan ettiğimiz oyunların ilk üçünün biletleri hemen tükenince 9 oyun oynadık ve 99.oyununu 4.5 saat süren resitalli multivizyonlu bir Veda Galası ile Şan Tiyatrosu'nda noktaladık. Sonra aynı Çağrı Sahnesi ile Sanat Manata Karşı ve Birlik Sahnesi ile Efendi Hayrettin Süperstar/ Başkasının Ölümü/ Dünya Hali /Kara Geceler Efendim /Garip Ama Türkiye/ İşte Meydan İşte Şeytan /Kanal 900/ Günümüz Güldürümüz /Meddah ve yardakçıları /Kara Gecelerin intikamı/ Heybe/ Ceberrut Kaynana /Ramazan Tepsisi ve tek ve iki tek kişilik Zaruret Gösterileri Çalamikrofon /Zartazurt/Ağaçkakan/Ulvimtrak Engin Noyan'la birlikte işlediğimiz Suç'u ve tek oyunluk topluluk Somoyuncular'ı da unutmayalım bu arada.
Binlerce oyun ülkede ve sınır ötesinde onbinlerce kilometre. Uykusuz donarak bunalarak aç sefil kıvrıldığımız turne otobüsleri savuşturulan bir sürü kaza ve soruşturma hepsinin üstünden geçilir. Ama geri dönüp bir baktığımızda bir arpa boyu yol alamadığımızı görmek yürek burkucu. Üstelik arpa standardını Avrupa Birliği belirliyor şimdi. İtiraf edeyim zamanında salonları hıncahınç dolduran seyirci gözümüzü boyayıp döndürmüş. Fazla güvenmişiz Tiyatro'nın bu asli emekçisine. Bugün mecliste oyunumuzu izlemek bir yana organizasyonumuzu defalarca üstlenmiş yüze yakın milletvekili var bakan da. Yüzümüze bakan yok ama! Gölge etmeseler engel üretmeseler yine razıyız ya bilen bilir 1994 Dünya Tiyatrolar Günü'nden buyana çektiklerimizi.
Şimdi 1989/1993/ve 1997 de sergileyip bir türlü vazgeçemediğimiz Başkası'nın Ölümü /Version 04 ile yine yeni yeniden çıkıyoruz meydane.Bununla da kalmayacağız inşaallah Mehmet Emin Kazcı'nın Törebe ve Mazhar Neye Mahzar ve de Alem Global Olmuş oyunları Muhsin Omurca'nın Dazlak İstanbul'da sahne yazıları da sırada.
Birlik Sahnesi'nin ve tiyatromuzun sürüp sürmeyeceğini sizin ilginiz belirleyecek, seyircinin. Destek beklemiyoruz, izleyin, beğenin beğenmeyin hatta paranızı geri isteyin, ödeyelim. Bu oyunu destekleyin. Müslüman izle, düşün, gibi buyruklar bana gülünç geliyor.
Bindirilmiş kıtalar emsali organize seyirci de!
Seyirci Kalmayın Seyirci Olun
Başkası'nın Ölümü 27 Mayıs Ctesi 19.00 Fındıkzade Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin.
Ulvi Alacakaptan