Sıkıntı
By U.Ali Birkardeşler
Created 24/12/2006 - 12:22

  • ruh hali

Sayın Yetkili,

Can sıkıntısının varlığımın demirbaşları listesindeki mevcudiyetini ortadan kaldırmak için binbir türlü çareye başvurduysam da, bugüne kadar, hiç bir sonuç elde edemedim. Aksine, sıkıntım daha da derinleşti; bir duygu olmaktan çıkıp bir huy halini almaya başladı. Sizden ricam, derdime deva olmanızdır. Tavsiyelerinizin tatbiki noktasında hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağımı bilmenizi ister, yardımlarınız için teşekkürlerimi peşinen sunarım.

Ayrıca, şunu da bilmenizi isterim ki; kaleme büyük bir umut ve heyecan içerisinde sarılmam size olan inancımın derinliğindendir. Sırası gelmişken, içimde kalıp sıkıntılarıma sıkıntı eklememesi için bir şeyi de ifade etmem gerekiyor: Geçen gün başka bir okura verdiğiniz cevabı bana yazmış olduğunuzu düşündüm. O cevabı, bana yazdığınızı biliyordum aslında ama buna kim inanır ki, değil mi? Bazen farklı hedef göstermek işe yarıyor. Direkt olarak, bana hitaben yazmış olsaydınız cevabı, o müthiş etkiyi yapmazdı üzerimde belkide, kim bilir? Harfler hala gözümün önünde bir lunapark yazısı gibi yanıp sönüyor.‘Düşüncelerinizi kullanın!’ Aman Allah’ım, o ne güzel bir tavsiye. Hiç durmadım, anında, üzerime ceket bile almadan dışarı çıktım ve düşüncelerimi kullanarak Üsküdar’a gittim. Mutluluğu aramaya gittim Üsküdar’a. Bir dakika...aramaya dememeliyim, düşlemeye gittim demeliyim. Doğrusu budur. Bu mudur? Siz daha iyi bilirsiniz. Bir keresinde yazmıştınız sanki, Bir mutsuzun mutlulugu düşlemesi hiç de tuhaf bir şey değil; hepimiz,her gün aynı şeyı yapıyoruz. Evet, evet...Tavsiyeleriniz her zaman işe yarıyor.

Sayın yetkili, bir şeyi daha bilmenizi istiyorum, bu da çok önemlidir. İnsanlar kendilerini iyi ifade edemez ise sizin suçunuz nedir efendim, değil mi? Kendimi iyi ifade etmeliyim: son zamanlarda üstüste gelen üzüntülerin verdiği sıkıntıyla birlikte başlayan mide ağrılarını ve ufak tefek saplantılarımı saymazsam, ne hasta bir adamım ne de tuhaf. Öyle olmadığımı iyi bilmeniz gerekiyor ki, derdime derman olasınız. Benim en büyük derdim bütüm içimi kaplayan şu derin sıkıntı. Bunun da benden başka kimseye zararı yok aslında .Olmadığını bana Guşa söylemişti. Son günlerinde zor konuşuyordu. ‘Kendini hiçbir şey için sıkma. Hiçbirşey, uğrunda üzüntü çekmeye değmez. Kaçmalısın...’ diyordu. Nereye kaçmalıydım? Söyleyecek çok sözü vardı. Zamanı yetmedi. Bu acıyı artık çok derinlere gömdüm.Unuttum.Bunu nasıl yaptım!?Başka çarem yoktu!Unutmadan devam edemiyor insan.Unutmayı bir kusur olarak görmüyorum. Hatta bir başarı belki... Camın önüne konan sarı kuşa bakıyorum. O bunu iyi beceriyor. Yine de, gamsız olduğunu kim söyleyebilir, değil mi?

Sayın yetkili, okumakta olduğunuz bu satırları kaleme aldığım odaya taşınalı bir hafta olmadı.Daireyi kiralamış olduğumda apartmanın ismini henüz öğrenmemiştim.Sonradan farkettim. Sürpriz oldu. Huzur Apartmanı’ymış. Üzücü bir çelişki. Adıyla müssema değilmiş binamız, apartmanda oturan kimsede Huzur yok. Zaten hepsi de bu yüzden taşınmış gibi binaya.Yaşlı ayyakkabı tamircisi, annesine ile birlikte yaşayan dul kadın, üniversiteli genç...Hepsinin derdi ayrı, hepsi de peşinden koştukları Huzur’a ve onun getireceği mutluluğa kavuşacaklarına inanıyor. Önemli olan da budur belki de, mutluluk bunda saklı; daima güzel şeylerin beklentisi içinde olmak. Bilemiyorum... Bana yardımcı olabilirseniz ,buna inanıyorum, apartmanımıza renk gelebilir. Acil yardım bekliyorum... Sevgiler...

Copyright © 2003 Cemaat.com. Tüm hakları saklıdır. Yazar ve cemaat.com adı belirtilerek alıntı yapılabilir. 1024*768 ekran çözünürlüğü, IE 7.0 veya Firefox tavsiye ediyoruz. Teşekkürler Drupal!..
cemaat.com-

Kaynak URL: http://www.cemaat.com/node/3459