I
taşların ruhunu okşuyorum, gece yarısı-
ensem terliyor, yapış yapışım
Xanthi'li bir kızın ahını almışım
ay ortadan ikiye yarılıyor
saçlarım, kızıl deniz gibi
kalbi ortadan ikiye ayırıyor cellat
dilimde jilet çeken harfler...
korkuyorum bugün karanlıktan
belirsiz şeyler ürpertiyor tenimi
yürüsem ayak sesim
dursam sessizlik
kocaman bir çığlık atmak istiyorum
gök yüzü tutuyor beni
II
kelimelerin lugatta yerini veren şekiller
bana remizlerden bir dünya kurdu
netameli kâbuslar aynada yürüdüğünden beri
duruyor damarımda kan, o saat gözlerim kararıyor
bir şiiri kovalıyorum, ampüllerin patladığı sokaklarda
ayaklarını büyücülerin çaldığı yarı ilahi imgelerin
peşinden burnum kanayarak koşuyorum
göğsümü çelik bir yağmur tarıyor
sanki ben bir ölüyüm, taşların kalbine düşüyorum
taşların ruhunu duyuyorum, morg kadar soğuk-
mezar kadar kuşatıcı
taşların kalbini dinliyorum, Cenab-u Allah'larını
etimi yarıyorlar, etim yapışıyor taşa
o zaman anlıyorum İbrahim'in elinde kırılan taşı
o zaman anlıyorum şeytanı çürüten taşı
taşı bir eş gibi tutuyorum
Calut'u yıkan sapan taşını,
Yahudinin kafasında parçalanan Filistinli taşları
taş Allah diyor, ben imgeyi yutuyorum
26.02.2007 / İslamabad
Yedi İklim, Sayı: 208-209-210 Temmuz-Ağustos-Eylül 2007