
Ülke olarak gündemimiz yoğun…
Bir yanda sınır ötesi operasyon tartışmaları sürerken bir yandan da başörtüsü konusu…
Öyle ki bu konu da herkes bir şey söyledi. Baykal parti başkanlığı sıfatı yanında bir de fetva makamı oluverdi. Öyle fetvalar verdi ki dudağımız uçukladı valla. Sadece o mu Cemil İpekçi bile açtı ağzını yumdu gözünü. Sonra Hülya Avşar kırk yıllık entelektüel edasıyla yazılar yayınladı. Tuncay Özkan’ı da unutmamak lazım ve tayfasını…
Listeyi uzatmak mümkün.
Birileri kaos tellallığına soyundu. Efendim üniversitelerde çatışma çıkar, hem üniversite öğrencileri hallerinden memnun. Ne gereği var özgürlüğe filan diye. Bu listeyi de uzatmak mümkün.
Bazı televizyon kanalları 10 kişilik grupların başörtüsü karşıtı eylemlerini üniversite öğrencilerinin genel düşüncesiymiş gibi sundu, sunuyor. Hal böyleyken yarın İstanbul Üniversitesi öğrencileri Bayezid Meydan’ında ana kampus önünde eylemde olacak. Başörtüsünün üniversitelerde ve her yerde serbest olması için basın açıklaması yapılacak.
Eylemin özet sloganı “şimdi, hemen, her yerde, her zaman başörtüsüne özgürlük” olacak.
İstanbul Üniversitesi öğrencilerini ve destekleyenleri;
6 Mart 2008 tarihinde saat 12.00’de Bayezid Meydanı İstanbul Üniversitesi Ana Kampusü Önünde bekliyoruz.
Ve son söz:
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak..
Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar,
tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar,
Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar.
(Sezai Karakoç)