Tarih kan kus. Zaman fırtınalaş.
Sur'lar gelsin semadan, yerden, her cihetten.
Giryeler yokluk diyarında. Sayhalar varlıksız.
Zindanlaşan memeleket. Merhamet sürgün. Hak prangalı.
Uzak diyarlardan rüzgarlar essin. Kutlu savaşçılı orduların bayrakları ufuklarda belirsin. Gönüllerde hiçliğe isyanlar olsun. Gözler alevlensin.
Varlık için hiçlik isteniliyor. Varlık için hiçliğe gidiliyor.
Çocuk yüreklerde dağlar kadar acı.
Sınırlar yok olsun.
Azdan dahi uzağız.
Gönüller çölleşmiş.
Memleketler ızdırapla yoğruluyor. Tarihin kinleri kumandan olmuş.
Ölmüş beldelere bir yağmur yağacak elbet. O gün gelmeli. Sancaklar rüzgara zafer şarkıları söylecek. O gün hazırlanmalı.
Tebessüm sürgün simalara dönecek. Dönmeli.
Merhametteki ızdırap ateş.
Yılları günlere kurban ediyoruz.
Öfke dahi sinmek istiyor. Beyhudeliğin kolları kelepçelerden beter.
Fiilsizlik dillere pranga. İhmal kendini utanç perdesinin ardında saklar.
Gözler. Gözlerde derya. Biz. Alem. Gözlerde cihan.
Gözler ızdırapla alev.
Bin yük hiçten sırtlarda.
Bahane mübah eder mi? Meşgaleler ve iç savaşlar sağırlığı meşrulaştırır mı? Hayır. Bizden hayatımız değil istenen. Ufak bir çaba. Unutmamak. Yad etmek. Biraz cehd. Hain olmamak. Hayır kimse bizden hayatımızı istemiyor.
Sema yıldızları sürgüne gönder. Matemin rengine bürün. Güneş darıl ve git.
Bir sel gelsin bambaşka diyarlardan. Yüzleri yıkasın. Bizi, dünyayı ve hayatımızı yıkasın.
Bir rüzgar essin cesur gönüllerden.
Gözler çaresizlikle donmuş.
Kandan nehir kurutulmalı. Kılıçlar sadece adaletin ellerinde olsun.
Yazık. Bin yazık. Sayısız yazık.
Gözlerdeki deryalara karşı aciziz. Simaların figanları aldırmazlık duvarında paramparça.
Yeter diye bir ses işitilmeli. Yeter diyen bir ordu dalgalanmalı. Yeter diyen bir millet şahlanmalı.
Zincirlere yokluk yakışır.
Gözlerdeki alev kirleri alamıyor. Gönüller, başların habersiz dayanıldığı taşlar. Ölmüşlerden cevap alınmaz.
Küçükler ve kadınlar bir fırtınada yaprak. Hayatlar yaprak.
Bir kıta ve hazini, hançeri, elimi bir ümmet yaprak.
Bahar nerdesin? Uzun zaman oldu. Çok uzun zaman oldu terkettin topraklarımızı. Dön gel artık. Hayatlansın hayata hasret toprak ve gönüller.
Devran dönüşünü mü yitirdi? Yollar adım adım siliniyor mu?
Bahçeler viran. Saraylar harabe. Ordular artık. Niye?
Hangi sur bu yerin ölmüşlerini diriltebilir.
Güneş neden görülmüyor. Fırtınaların hengamesi niçin başları çevirtmiyor.
Bize gelmeyen yaşasın mı? Bu ölüm.
Sükut tek melce olmuş.
Yazık.