peygamber/
Dağların aşamadığı dağ. Dağların doruklarındaki kar suyundan daha temiz. Yerleri tutan kayalarından daha sağlam.
peygamber sevgisi/
Kalbin gül suyuna yatırılması.
-ek (I): Ali’deki peygamber sevgisini akıl almaz.
ali/
Peygamber göğünün uçsuz bucaksız mavisi.
-ek (II): Ka’benin hafızasında saklıdır Ali. Ve Ka’be, her dem, çocuğu gibi sever Ali’yi.
zülfikar/
Allah ve Rasulu’nün savaş meydanlarındaki mutlak iradesi.
İmanın ve isbatının çelikleşmiş anıtı.
Mazluma kalkan, zalime kılıç.
Ali’nin kınında durmak bile, hicret gecesi, peygamber yatağında uyumak gibi.
Ali Zülfikar’ı severdi; Zülfikar Ali’yi, Peygamber’i ve O’nu sevenleri.
Hakikat, Ali’nin elinde keskin bir kılıç idi.
-ek (III): ‘La feta illa Ali la seyfe illa Zülfikar!’
-ek (IV): ‘Ben, dinden çıkanların hasmı, şüphecilerin düşmanıyım.’
hayber/
Ali, Hayber sayfasının Peygamber dualı hattatı.
fatıma/
Mutlak Sevinç bir kız çocuğu olmuş; Peygamber kalbine konmuş. Bir eş olmuş; Ali’nin hanesine konmuş. Anne olmuş; Hasan, Hüseyin ve Muhsin’e, Zeynep ve Gülsüm’e Cennet olmuş.
hüseyin/
‘Allah’ım! Bu evlenmeyi mübarek eyle. Onlardan tertemiz bir nesil vücuda getir.’
Peygamber’in dua ağacından filizlenen süslü bir çiçek Hüseyin; gül-ağacın cennet kokan meyvesi.
-ek (V):: Ali, Hasan ve Hüseyin. Kutsal Ev’in çocuklarıdır üçü de. Bu yüzdendir belki de, Hacer’ül Esved’in her istilamda resimlerini çekişi...
ebuzer/
Kalbini serer Ebuzer Kabe’nin hemen dibine. Duasıdır, dövülsün de aklaşsın bir gelinin duvağı gibi. Ölüm zor gelmez; akan sudur, susuzluğa. Ölse ne gam! ‘Bu gelen, Ebuzer’dir.’
bilal/
Bilal’in sesini tutar gök genişliğini korumak için. Bilal okur, gökler dinler. Biz göğe bakar ferahlarız.
halid/
Allah’ın (C.C.) kalbine komutanlık mührü vurduğu insan. Çoğu zaman, kınında duramayan keskin bir kılıç. Allah’ın izni ve inayeti ile hep galip gelmiştir; kılıcını sarığındaki SAÇ ile bilediğinden.
48/18 (Semure)
Ağaç kılığına bürünmüş bir melektir belki de. Rüzgarın tesbihidir yaprakları. ‘Osmannnn’ diye seslenir güzel sesli insanlar dallarının arasından. Eller eller üstüne kavuşur. Ki Allah’ın Eli, o ellerin üstündedir.