Türkiye değişiyor. Toptan, kapsayıcı ve uzun süreli olacağı intibaı veren bir değişim gözleniyor topraklarımızda. Kimileri bunu üretim tarzına veriyor. Köylülüğün bitmesiyle onu bir saç ayağı olarak kullanan elitist cumhuriyetin değişimden kaçamayacağını belirtiyor. Kimileri de bunu Anadolu’nun sanayileşmesine bağlıyor.
Nedenler farklı olabilir. Sebeplerde uzlaşılmayabilinir ama aşikâr bir şey var: Cumhuriyet değişiyor. Renkleri farklılaşıyor.
Bir kaç yıl öncesine kadar orgenerallerin gözaltına alınmaları konuşulamazdı bile. Adı konulmamış bir dokunulmazlıkları vardı. Ama bugün, polisler tarafından, hem de lojman ve orduevlerinden alınarak muhakeme için götürülebiliyorlar.
Hele darbe için yargılanmaları söz konusu bile olmazdı.
Farklılıklarımızdan biri de darbecileri muhakeme edemememiz. Şili bile bizden bu konuda ileride. Pinocet'i muhakeme ettiler. Yunanistan’ın cuntacı albayları da mahkemelerden kaçamadılar. Bizde o tür adımlar atılamıyor. Kimisi son operasyonun bu yönde bir kapı aralayabileceğini dile getiriyor lakin zor. Operasyonda, generallerin emekli ve hareketin emir komuta zinciriyle yapılmaması da etkili... Aksi takdirde bu olaylara şahid olamazdık.
Operasyonu kapatma davasının rövanşı olarak görenler var. Onlara katılmak mümkün değil. Çünkü iki güç farklı gibi... Kapatmaya karar verenlerle son gözaltına alınanlar farklı iki kutup. Kapatmada sanki biraderler daha etkili.
Yöntemleri de bunu gösteriyor. Ergenekoncuların takip edecekleri söylenen usuller kapatmacıların tarzlarına benzemiyor. Ergenekoncular kandan çekinmez bir görüntü sergiliyorlar. Suikast planlarının; Eruygur'un notlarından çıktığı söyleniliyor. Bazı yargı mensuplarına suikast yapmayı, onlardan sonra sertlik dozajları yüksek aşinaları olduğumuz mitingler düzenletmeyi, böylelikle ülkeyi darbe sath-ı mailine sürüklemeyi tasarladıkları söyleniliyor.
Ayrıca rövanş havasından kaçınılsaydı daha iyi olurdu. Operasyon zamanlamayla şaibelendi. Organizasyon yerine zamanlama ve rövanş daha çok konuşuluyor. Böyle bir zamanlamanın Ak Parti'ye yarar ve zarardan hangisinin daha çok olacağı belli değil.
”Zamanlamayla bir cenaha rest çekildi” iddiaları var yalnız muhatap resti ne kadar görüyor veya umursuyor şüpheli. Ayrıca hafif restler daha çok aleyhte neticeler doğurmaz mı?
Operasyonda dikkat çekici bir kurum da medya oldu. Sanıkları hiç ele almadı bir kısım medya. Faaliyetlerini, girişmeyi düşündükleri olayları, ülkeyi bir darbeye götürmek için yaptıkları planları ve ittifaklarını hiç görmedi. Daha çok onları savunmacı bir tavır takındı.
Kurumların sorunlaşması bize has bir şey olmalı. Demokrasinin bir saç ayağı olan medya bizde ona kast eden önemli odaklardan biri. Bu galiba sistemin halktan kopukluğu ile ilgili.
Hayali amaçlarının intihar komandovari silahşörleri ilkeleri çiğnemeyi umursamıyor.
Bir kısım medya mihenklik vakalarda o derece pespaye bir duruş sergiliyor ki.
Mesela bir köşe yazarı tutuklanan Sinan Aygün'ün erdemlerine ayırmıştı perşembe günkü yazısını. Onun verdiği burslardan, fakirlere yardımlarından v.s kendince söz ediyordu sitayişkâr cümlelerle.
İyi de kimsenin onlara -doğruysalar- bir lafı yok ve onlar bir suç girişimini de masumlaştırmaz.
Aygün'ün ismi planlar içinde başbakan olarak geçiyor. Cumhurbaşkanları da sürpriz bir isim: Abdüllatif Şener. Onunla herhalde bir kaç kesimi memnu etmeyi tasarlıyorlar.
Bu operasyonda şu gerçek de var. Hareket kurum dışı çıkışlar tasarlayanlara yönelik. Kurumlara henüz demokratik kuralların gereği davranılamıyor.
İddianın 13 aydır hazırlanmamış olması da çokça eleştirilen bir konu. Bundan hareketle Ertuğrul Özkök gibi çetrefil kalemler sanıkların mağduriyetinden söz edebiliyorlar.
İddianamenin hazırlanması birçok dedikodunun önüne geçecektir. Savcılıkça bir açıklama da yapılabilir konuyla ilgili.
Bazı kesimlerin tavırları da ilginç... Sanki tamamen masumlara yönelik bir hareket söz konusuymuş gibi lanse ediliyor. Hatta masonların hatırı sayılır bir kalemi tutuklamayı Mccarty döneminde Amerika’da olanlara benzetti. Baykal da Hitler ve Stalin dönemini hatırlatıyor son sürprizleri yorumlarken.
Bir kesim muhafazakârlığa yönelik her türlü gayr-ı kanuni girişimi kahramane görmekten kendini alamıyor.
Operasyonla ülkede normalleşmeye doğru güçlü bir adım atıldı. Hukuki olmayan dokunulmazlığın hukukla üstüne gidilmesi bazı anormal heveslerin yeşermesine izin vermeyecektir.
İnşallah bu adım bazı karanlık heveslileri korkutur.