renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Protesto Ediyoruz !

Protesto Ediyoruz !

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan okullarda "Laik" bir devlet olduğumuz için "Namaz kılmak" yasak olabilir, düşüncesiyle bazı "dinsizlik dini mensubu" gazetecilerimiz kollarını sıvayıp haber
yapmaya koyuldular.

Fakat 1977'den yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı Genelge'sinde; Anayasa'nın 19. Maddesine dayanılarak "Din ve Vicdan Hürriyeti" kapsamında okullarda ders saatleri dışında ibadete izin verilmiştir.

Bakanlığın Anayasa'ya atfen verdiği emir, 1982 yılındaki Anayasa'nın 24'üncü maddesi olarak aynen korunmaktadır.

Tüm bunlara rağmen Türk medyasindaki 9 gazete ve onların bağlı oldugu yayın kurulları Bağcılar'da bir lisede ibadet eden öğrencileri ve kıldıkları namazlarını bir satanist ayiniymiş gibi topluma lanse etmesini protesto ediyoruz!

Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan hiç kimse "Dinsizlik Dini" mensubu olmak zorunda değildir! Laiklik kurumsaldir ve eğer ki "kamu kurumlarında" namaz kılmak suç ise bunun yasalar çerçevesinde gereği yapılsın.

Medyamızın "İslam dinine karşı" olan bu tutumu "Laikliğe" yeni bir anlam kazandırmış, bu tümceyi bir "hayat felsefesi" ve ayrı bir "din" imajına bürümüştür.

Söz konusu medyanın haberlerine sevinenleri ve böylesi haberleri destekleyenleri kendi dini inanışları olan "Dinsizlik Dini" dışındakilere "saygı" göstermemeleri konusunda kınıyoruz!

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

"Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya !..."

Bazen düşünüyorum; hatta her gün düşünüyorum, güzel ülkemizin yüzde kaçı müslümandır diye ? Ya da müslümanlığın ölçüsü nedir ? Zina yapmamak ama namaz kılmamak mı ? Ya da zekat vermek ama oruç tutmamak mı ? Sabah - öğle - akşam namazını edâ edip bırakmak mı ? Bazen Kur'an okuyup, bazen de ilahi dinlemek mi ? Yoksa bütün emirleri yerine getirmek mi ?

Evet, nefsin değil gönlün de konuşması gerekiyor. Ama biz bu sorgulamaları tâli yanlarıyla yapadururken; birileri olması gereken emirleri uygulayanlara "hayır, istemezük !" diyorsa, galiba orada tefekkürün yerini fiziki güç alıyor.

Materyalistin, İslam'ı din ve mantık olarak; hıristiyanın ise sosyal ve siyasi bir hareket olarak gördüğünü biliyoruz. Peki kimliğinde "Müslüman" yazanların yaptığına ne ad vermelidir ?

Bu arada Kerem bey, konuya duyarlı oluşunuzdaki hassasiyet derecesini Türkçe'mizi kullanmada da gösterirseniz seviniriz. Her şeyi geçtim, "bürümü$tür" ne demektir azizim ? İçimiz dışımız Usd logosu olmuş zaten. Klavyenizde Ş harfi yoksa verebilirim :)

Selam ile...

Pes!

Dindar insanın maruz kaldığı baskı ve zorlama yok sayılmasına karşın, başını örten sadece başını örtmekle başını örtmeyenleri; namaz kılan sadece namaz kılmakla namaz kılmayanları; hatta artık oruç tutan sadece oruç tutmakla oruç tutmayanları baskı altına almış sayılıyor, nasıl bir mantık bu ya!
Zorlamanın olmadığını gördüler, şimdi özendirmeyi de suç belletmeye çalışıyorlar, pes!

ülkemiz ve okullarda namaz

BİSMİLLHİRRAHMANİRRAHİM SELAMUN ALEYKUM Sevgili arkadaşlar muslüman bir ülke olan canımız TÜRKİYE'mizde malesef dinimizin gereğini gerektiği gibi yaşamamız suç sayılır hale gelmiştir. Ükemizde diyer din mensupları bizlerden daha özgürce dinlerini yaşayabiliyorlar. Bizim bayan talebelerimiz gelecekte önleri kesilecek düşüncesiyle imam hatip liselerine üzülerek söylüyorumki soğuk bakıyolar. Düz liselerdede din derslerinin yetersizliği malumunuz yetersizden daha yetersiz. sözün özü okularımız da uyuşturucuya fuhuşa önlem almak yerine din kısıtlamalara gidiliyor buna birilerinin dur demesi gerekli diye düşünüyorum a ALLAH sonumuzu hayır etsin herkesi ALLAH'a emanet ediyorum selam ve duayla

İrtica Namazın Düşmanı

İrticanın bol olduğu devirlere gidelim biraz. Gerici yobazlar neler yapmış âlemlere bir nûr olarak gönderilen insanların en şereflisi olan peygambere, görelim; “…Bir defa Harem-i Şerifte namaz kılarken "Ukbe b. Ebî Muayt" saldırıp boğmak istemiş, Hz. Ebû Bekir kurtarmıştı. Başka bir zaman, Kâbe'nin yanında namaz kılarken, Ukbe b. Ebî Muayt Ebû Cehil'in teşvikiyle yeni kesilmiş bir devenin iç organlarını, secdeye vardığında üzerine atmış; kızı Fâtıma yetişip üzerindeki pislikleri temizledikten sonra, başını secdeden kaldırabilmişti.”

Namaza kâfirlerin, müşriklerin ve de münafıkların tahammülü yoktur. Çünkü hakkıyla kılınan bir namaz insanın gönül gözünü açar, hakikati fark ettirir ve kulu sahte ilahların boyunduruğundan kurtarıp yegâne Tanrı’ya yani Allah’a bağlar. Şöyle der kâfirler hazret-i Şuayb’e; “... Ey Şuayb! Namazın mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Hud–87”

Evet, namaz hakka ve hakikate giden yolun kapısı hükmündedir. Bu yüzdendir irtica zamanlarında biricik insan peygamberlere yapılan zulümler; bu yüzdendir namazın her dönemde engellenmek istenmesi, ayıblanması, hor ve hakir görülmesi.

İstanbul’un orta yerinde bir lisede namaz kılınmışsa ve gerici yobazlar geçmişteki hemfikirleri gibi tepki vermişse sebebleri aynıdır işte! Namazdan korkuyorlar, ahlaktan korkuyorlar, imandan korkuyorlar. Eğer namazlı, ahlaklı, imanlı bir nesil yetişirse menfaat çarkları işlemez olur. Dünyayı istedikleri gibi yönetemezler. Canları çekti diye masum insanların kanını dökemezler. Dünyanın bir ucunda hak iddia edip kendilerine sömürge edinemezler. Bu kadar mı etkisi olur demeyin bir namazın! Gönülden kılınan bir namaz miracsa eğer elbette bu kadar etkilidir.

Şayet lisedeki namaz hadisesine bir tepki verilecek idiyse bu şaşma (taaccüb) ve de takdir tarzında olmalıydı. Taaccüb çünkü fuhşun, uyuşturucunun ve de nefsin her türlü şerr zevklerinin doruğa çıktığı bir zaman ve mekânda gençliklerinin zirvesindeki insanlar tüm bunlara dur diyerek ahlaklı olmaya çalışıyorsa buna şaşmak gerekir. Aynı zamanda da yapılanı takdir etmek…

Sakıp Sabancı’nın şu anısını bu vesile ile tekrar anımsayalım; “Kızımı Londra yakınındaki Harvard kolejine götürdüm. O sırada bana dediler ki; “Kolejin yemekhanesi şurada, yatakhanesi burada, dershanesi burada, kütüphanesi burada vs. kolejin bütün kısımlarını ayrı ayrı gösterdiler. Sonra kiliseyi göstererek; "dini ibadet yeri de burasıdır" dediler. Sonra: "Şimdi senin kızın Müslüman, dini ibadet günlerinde Kur´an´ı getirsin istediği günlerde okusun. Odasında kalıp Kur´an okumasını siz telkin ettiniz mi?" diye bana sordular.

Allah var, bizi görüyor. Doğrusu ben kızımla beraber Kur´an´ı kerim getirmemiştim, kızıma da telkinde bulunmamıştım. Çok utandım, sırtım terledi. O gavur dediğimiz adamın bana verdiği dersten çok mahcub oldum. Adeta yüzüme şamar patlatmıştı. Türkiye´ye geldiğimde hemen açıklamalı Kur´an gönderdim. Kızıma anlattık... Bunu ben bizzat yaşamıştım.”

Sabancı ailesinin başından geçenler ve gavur dediklerimizin olaya yaklaşımı/tepkisi bu. Peki, Ramazanlık sözde imandaşımız(!) medyanın yaklaşımı/tepkisi ne oldu? Sanki yeraltında dünyayı kana bulamak isteyen bir örgüt bulunmuş gibi manşetlerden verdiler hadiseyi. Yazıklar olsun, eyvahlar olsun! Çanakkale’yi kim neden geçirtmedi! Kim neden “Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın/Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın” diye yazma gereği duydu. Yurda uğratılmayacak alçaklar kimlerdi ve hayâsız akın neydi?

Bana kimse “ama orası kamusal alan” masalını okumasın. Allah kamusal alanların da Rabbi değil mi? Yoksa biz de müşrikler gibi cami tanrısı, kamusal alan tanrısı, köşk tanrısı filan mı edindik? Kendimizce dünyayı parçalara ayırıp her birine bir tanrı mı atadık! Halbuki “Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilahlar olsaydı, elbette ikisi(nin idare ve düzeni) de bozulurdu. Enbiya–22). Bize peygamberler vasıtasıyla emredilen şudur; “Şüpheniz olmasın ki, benden başka hiçbir İlah yoktur, o halde bana kulluk edin!”

O halde kimsenin şu’sal alan, bu’sal alan deyip işi kıvırmaya hakkı yok! Eğer inanmışsak, gerçekten iman etmişsek evimizdeki en gizli köşenin de, en büyük meydanların da, Beyaz Saray’ın da Rabbi tek olan Allah’tır.

Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...

Kınıyoruz!!

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Üniversiteler Komisyonu Cuma günü saat 12.00 de Laleli'deki İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binası önünde Bağcılar Lisesi'yle alakalı medyada çıkan haberleri ve MillÎ Eğitim Bakanlığı'nın okul müdürü hakkında başlattığı soruşturmayı kınayan bir basın açıklaması yapacak. Haberdar olup destek verelim inşallah.
Selam ve dua ile..

Bu Haksızlığın Sonu Yok mu?

Bunları diyenlere dinini sorduğumuzda müslümanım diyorlar
Soruyorum nerde müslümanlık?
başörtüsü yok? namaz yok? yakında oruçta yok dicekler türkiyenin
dinini öğrenmeye ihtiyacı olduğu bir gerçek.