renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Sancı

şair bekle
bu ses asılı kaldı kulaklarında yüreğimin
kanımda merhameti dirilten
yandı ağaran sesi zümrüdün
nedensiz seğirmelerine göz diktim
daha buluşmamışken
vakit varken
ellerin beyaz mı
bir kere bir ses çınladı kulaklarında yüreğinin
yarına göz dikme yarın yok
suç uçuklar dudağında zümrüd-ü anka’nın

bekle şair
sen yalnız kanını yıkayabilir
ve yalnız avucunda
yorgun güveylikler beslersin
aklın kozası depreşir
zümrüd yürekli anılarda
dolanır yağmur birikintilerini
gölgende uçarı kayıplar
bekle
elbet kan yıkanır yıkanmalıdır
yağmur dinelince pencerelerde
delirtir beklentisini ay
yarım kalmış gecede

şair bekle
iç çekişmesi bitsin kelimelerin
kanına girdiğin öz güvenin
ellerinde kor
nabzını tutuyorsun seslerin

bekle şair
iç çekişmesi bitsin kelimelerin

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

merhaba ali bey .. bey ali merhaba

Yorum başlığımın ne ifade etmeye çalıştığını az çok anlamışsınızdır. Yani sehven de olsa bu kelimeleri görünce aklınıza gelecek şey ; normal bir cümle ile devrik cümle arasındaki farklılıkların bazen gereksiz bir sinerjiye sahip olduğunun göstergesi tabii ki.

Devrik cümleler elbette şiirde âhenk bakımından gayet önem teşkil ediyor fakat şiirinizdeki devrik cümleler tam zıttı olarak âhenki bozuyor ve kulağı tırmalıyor. Sesli olarak şiirinizi baştan sona okumayı denediniz mi ? Ben denedim ve gereksiz devrik cümlelerin kurbanı oldum tek kelimeyle."Sen okumayı bilmiyorsun" diyebilirsiniz. Bu da sizin bakış açınız saygı duyarım tabi.

Şiir içinde bazı kelimeler naterennümleştirici bir kıvama getiriyor yazdıklarınızı fakat şiir dilinin sade olması bunu örtbas ediyor.Şiir dilinin sade ve fakat anlamın düşünmeye sevk edici olması hoş. "yandı ağaran sesi zümrüdün" ile "suç uçuklar dudağında zümrüd-ü anka’nın" dizeleri gördüğünüz gibi iki tane "zümrüd" barındırıyor. "Zümrüd" ile "zümrüd-ü anka" ile anlatmaya çalıştığınız şeyler farklı şeyler mi diyerek açtım Türk Dil Kurumu Sözlüğü nü. Zümrüt kelimesinin dört anlamı var:

1 . Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı, doğal alüminyum ve berilyum silikatı.
2 . sıfat Bu taştan yapılmış olan.
3 . isim Koyu yeşil renk.
4 . sıfat Bu renkte olan.

Şimdi bu dört kelimeden herhangi birini koysam da zümrüt yerine bir mana oluşumu sözkonusu değil.Zümrüd kelimesi ile anlatılmak istenen "zümrüd-ü anka" ya da İran mitolojisindeki zümrüd ise de aynı anlama gelen bu iki kelime ne yazık ki âhenk bozumunu tetikleyen unsurlar arasındadır.

Şiir ; bir şairin şiir yazarken içinde biriken "sancı"ların tarifini yapıyor.Fakat , şair bu şiiri yazmak için daha çok sancı çekmeli anlaşılan ..

Muhabbetle..

"yalnızlık mıdır yanlışlık .. "
-hatalar bilerektir bazen-

sancı

selam ve dua ile;
"yazmak için daha çok sancı çekmeli anlaşılan ..

evet daha çok sancı çekmeli.. eyvallah usta..
c.ç

Gidip Geliyor Gibi

dalgaların sahile bırakmaya çalıştığı herhangi bir şeyin gidip gelmesi gibi, anlayış kıyısına gidip gelen imgelemeler, zihni kavrayışı karmaşıklaştıran kuruluş, bir yığın ucu olan bir ip yumağı yahut yerinden oynamış paslı bir çivinin rahatsızlığı gibi,

öylece bir şiir okudum....
kusuruma bakmayın ama böyle...

www.yazibilim.com