Savunma Kime Saldırıyor?
“Ben bir kışkırtıcı olarak ortaya çıkıp düşünceyi tahrik etmek istiyorum” diyen 84 yaşındaki Jacques Verges, Hukukçular Derneği'nin davetlisi olarak İstanbul'a geldi ve Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda ilham verici bir konuşma yaptı. Cezayir savaşının başlamasının ardından Fransa'ya karşı savaşan Cezayirlilerin tarafını tuttu. Verges'in bu dönemde gördüğü davaların arasında en önemlisi, Cemile Buhired isimli 20 yaşındaki bir Cezayirli kızınkiydi. Onu savunurken Fransa’nın Alman işgaline direndiğini hatırlatması üzerine aldığı Fransızların Nazilere karşı direnişlerinde sivilleri hedef almadığı" eleştirilerine ise şöyle yanıt verdiği yanıt çok vecizdir: “Fransa asla bir sömürge olmadı. Fransızlar 'işgalci' Almanlara karşı direniyordu. Şayet Fransızlar da sömürgeleştirilseydi, hatta Almanlar cumartesi biralarını Fransız kafelerinde yudumlasaydı, emin olun o kafeler de bombalanırdı." Savunduğu kişiler arasında Cezayirli direnişçiler, Filistinli özgürlük savaşçıları, Nazi kasabı Klaus Barbie, Musevi soykırımının gerçek olmadığıyla ilgili bir kitap yazan Roger Garaudy ve Slobodan Miloseviç bulunuyor. “Ben suçu değil suçluyu savunuyorum” diyen Verges’in “Gerekirse George Bush’u bile savunurum. Yeter ki suçunu kabul etsin.” dediğini hatırlatırsak galiba nasıl biri olduğuna ilişkin taşlar daha bir yerine oturacak.
Sistemin 'terörist' olarak tanımlamayı tercih ettiği pek çok sanığı hayatını riske atarak savunan Verges’i iki yazarımız sizler için yorumladı. Sibel Eraslan ve CRR’deki toplantıda moderatör olarak da görev alan Reşat Petek, yazılarında, hem o akşamı hem de genel olarak bu sıra dışı avukatı anlattılar.
Bastığın Yeri ‘Mayınlı’ Diyerek Geçme Tanı ! / Eren Özdemir
Suriye sınırına 1957 yılında döşenen mayınlar elli yıl sonra Türkiye’nin en can alıcı meselelerinden biri haline geldi. Mayın temizleme işi ile ilgili yasal düzenleme ve ihale henüz gerçekleşmiş değil ancak tasarının gündeme gelmesiyle birlikte tartışmalar da alevlendi. Sınır bölgemizdeki mayınları kimin, hangi şartlar altında temizleyeceği belirsizliğini koruyor. Elli yıllık aymazlığımız ne zaman sona erecek bilinmez ama elimizi çabuk tutmazsak mayınlar orada durduğu sürece bölgede sadece askerler değil çocuk, genç, yaşlı pek çok sivil de sakat kalacak ya da ölecek…
Cahit Zarifoğlu'nu Nasıl Bilirsiniz? / Merve Akbaş
“Güzel adam” Cahit Zarifoğlu bundan yirmi iki yıl önce 7 Haziran günü, aramızdan sessizce ayrıldı. Adeta ‘İmanın Şiiri’ni yazdı, isminin baş harfleri ‘acz’ tuttu, Avrupa’yı otostopla gezdi, öyküler yazdı okuyup büyüdüğümüz… “Acılarımıza da kardeş olur musun” diye sordu, ‘hayretlerimizi’ yazdı, “artist milletizdir” dedi, “ya kuş olup gitmeliysen bir trenle” kaygısını bize de hissettirdi, “çoban” oldu… Ve bugün ‘zarif ve güzel’ bir adam olarak zihnimizde, kalbimizde… “Zarifoğlu’nu nasıl bilirdiniz?” diye sormak üzere Sorgu Odası’na şairleri aldık… Ahmet Murat, Arif Ay, Mustafa Aydoğan ve Sıtkı Caney sorularımızı yanıtladı.

Son yorumlar
3 sa. 26 dk. önce
1 gün 6 sa. önce
3 gün 21 sa. önce
3 gün 22 sa. önce
3 gün 22 sa. önce
3 gün 22 sa. önce
3 gün 23 sa. önce
4 gün 1 sa. önce
4 gün 9 sa. önce
4 gün 10 sa. önce