renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Sine-i Firuz

Kalp dide-i yâdın ile üftâde-i lerzân
Kâmrâni giriftâri eder ceşm-i gazâlân

Mevsim cavidan girye-i hüsran dolu ecrâm
Hurşit doğamaz doğmayı kâm eylese arâm

Fersâ bu hevâ ben de yolun yek sonu hep hâr
Görsem ona dâir olamaz sâyede güftâr

Hüveydayi bekler yüzü cûşiş-u sükûnun
Şikeste gönül gayri bu dertten geda mahzun

Hûb bir firuzûn sîneme aldım sonu firkat
Berceste o muzmerse kalır mahşere vuslat

'95

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Beğendim..anlatamadım.!:)

Ben en iyisi yorum yapacak diğer arkadaşları bekleyeyim de, o dostlar kanalıyla manada iz süreyim. Kapasitemizi mazur görürsünüz inşallah. :) bir yorum yazacağız derken göz çıkarmayalım.

Maşallah Zeynep Ferda, nasıl yazıyorsunuz böyle "sanat musikisi" (bestesi de olaydı şimdi) eseri olmaya namzet şiirleri!

Valla şöyle slogan çekiciliğinde yorumlar yapmak isterdim şiirinize, ama maalesef hayranlığımı ifadeden öte gidemiyorum.saygılarımla.

:)

Allah yar ve yardımcımız olsun inşaalah

dualarla kalalım

tesekkürederim

yorumunuz ince bir tebessüm oldu yüzümde,
yillar önce nihavent makamina yakin bir bestesini yapistim bu siirin zaten :)
tesekkürederim tekrar duygulariniz en güzel yorumdu.
saygilarla

**göz gerekmez görmeye,
yürek gerek maşuk'a vecde!**

pinhan

fotograf konusunda haklisiniz,
tercihi yapan yanilmiyorsam Yusuf Armağan, ben de sizin vesilenizle kendisine tesekkür etmis olayim.

"bir anin fotografini ceker gibi" demissiniz haklisiniz her beyit 'bir' hakikatin ifadesi icin yazildi bu siirde.
dugulardan taviz vermeden bir vezne oturtmaya calistim o nedenle bu kadar dar kaldi belki. belki uzatmayi sevmedigim icin..

yolladiginiz harika siir ve
elestirileriniz icin tesekkürederim.
saygilarimla

**göz gerekmez görmeye,
yürek gerek maşuk'a vecde!**

Çözemedim bi türlü

Zeynep Hanım şiiriniz pek anlamlı, pen büyük manalar içeriyor diyeceğim ama diyemiyorum. Çok ağır bir dil. Rahmetli Said Kürdi Hazretleri'nin diline benziyor.

Şiirin altında başka bir isim yok, zaten olsaydı copy/paste yasağı nedeniyle yayınlanmazdı, dolayısıyla şiiri siz yazdınız. 95 rakamı da sanırım yazdığınız yılı ifade ediyor.

Lutfedip göndermişsiniz, pek memnun olduk lakin bir de şerh etseniz de bizim gibi garibanlar da nasiplense.

estagfirullah

evet zanniniz üzere '95 yilinda yazilmis bir siir.
serh etmemi istemissiniz lakin,
siir dilinde bir seyler yazsam derinligi kaybolacak,
anlatsam kelimeler ne diyor diye siirsel yani kalmayacak diye korkuyorum.
yine de aciklamaya calisacagim.insaallah bir cevap olabilir.

...
yabanci gözlerinle kalp, titreyen asik
ceylan gözlerinde esirdir mutluluk

hüsran gözyaslariyla dolu yildizlar simdi mevsim ebedi
günes dogamaz artik, dogmayi istese bile sevgi

yolun sonu hep diken, yorucu bu arzu bende
ona dair bir sey görsem olamaz bir söz gölgede

asikar olmayi bekler yüzü sessiz cosksunun
kirik gönül bu dertten artik fakir mahzun

sonu ayrilik olan mansur, hürrem bir sevgi aldim gönlüme
saglam ve latif bir sir ise bu vuslat kalir mahsere.
....

saygi ve sevgiler

**göz gerekmez görmeye,
yürek gerek maşuk'a vecde!**

...

saniyor musunuz ki yorumunuz yorumladiginizdan daha az güzel duruyor..

"su nakis tuttu, bura gelin, bura gelin!"
deyiminizle büyüyen sorumlulugun yükü ezdi beni.
titreyen yüreginizden sedâniza bil mukabele yanki oluyorum.

selam ve sevgiler

**göz gerekmez görmeye,
yürek gerek maşuk'a vecde!**

Nezaket.

Klasik şiirin anlattıklarından ve şeklinden ziyade, nezaketine bayılmışımdır hep. Şiire mevzubahis varlığa, mevcut nezaketten biraz taviz verilerek gündelik hayattaki gibi seslenilse, sanki "o varlık" incinecek ve şaire küsecek havası verilir. Bu sebeple şair alabildiğine nezaket ve itinayla yaklaşır "o varlığa".

Bu şiiri yazan "engin ruh"la kendimi mukayese edip de kendimi, kendi kendime rezil etmeye hiç niyetim yok. Tabiatta cereyan eden hadiseler yahut endam gösteren varlıklar, teşbih unsuru yapıldıkları zaman hoşuma gidiyor, ancak klasik şiirde bu pek güzel durmuyor. Ya da bana öyle geliyor.

Bu şiir okuduktan sonra sevgili Ferda, "çevremdekinin kıymetini bilmeliyim" cümlesi ışıdı bir anda kafamda. Çevremdeki bir "hiç"in kıymetini bilmeli...;)

Muhabbetle.

"Şîrler pençe-i

"Şîrler pençe-i kahrımdan olrken lerzan
Beni bir gözleri âhûya zebun etti felek"