renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Söz Nadasa Durunca

İçinizde esen fırtınaların arasından kopup gelen yıldırımlar bir kabus gibi düşünce yüreğinize, ilençli bir susmaktır düşen hissenize. Böyle zamanlarda susmak, sessizliği haykırmak gibidir.. Susmalarınızla sesleri boğduğunuz kadar da yırtarsınız sessizliği. Belki manalı olanı tercih ediştir sükut, belki de ruhun kendi kendini yok edişi.. Sözlerin manasını yitirdiği andır sizi zamandan kayıtsız kılan. Ne sesin, nede sözün bir anlamı kalmadığını hissettiğiniz an, zamanda durduğunuz ve donduğunuz üçüncü boyutta bağımsızlaşır yelkovanın hareketleri zemininizden.

Kopuk olmasanız dahi kopmuşsunuzdur bir kere. Mana nevinden yapabileceğiniz tek şey göz yaşı olacaktır sizin için. Asılı kalan ruhun geriye dönmesi için atılan yemdir damlalar. Aynı frekansta buluştuğunuz biri ile üçüncü lisanınız olamaz bundan başkası. Göz yaşlarınızla halleşirsiniz istem dışı. İsteyen tek yanınızsa kabına sığmayan yüreğinizdir. Duvardaki saatle bedeniniz arasında nesnel bir ilişki vaki olmuştur artık ve ruhunuza kavuşana dek, akrep sizi her an zehirlemeye devam edecek.

Umurunuzda değildir hiçbir şey. Ne akrep, ne de neyse ney. Düşünmezsiniz zaten. Sadece haykırırsınız sonluya. Sonsuza ulanırsınız.. Aklınız yitmiş ve bedeniniz uzaklara gitmiştir. Diyeceğiniz hiçbir şey yoktur bundan böyle, ne bir başkasına ne de kendi aklınıza. Sözler yüreğinizdeki fırtınadır, manaysa gözlerden devrilir. Anlayan anlar ve susar, anlamayansa bir şeyler söyleyip kusar. O an yapacak hiçbir şey gelmez elden. Belki sonra! yeniden geçilince söz moduna...

Yaş gözden düşmüştür, şakası olmaz. Damlaların küçüklüğü aldatıcıdır oysa. Gördüğünüz ancak okyanustan taşanlardır. Aşanlardır tüm sıkıntılı iç çekişmelerini. Saklanmak istenmesine rağmen tazyiğe direnemeyen coşkun damlacıklardır Meryem'den yanağınıza değen. Eğer hatırlayabilirseniz tarihten payınıza düşeni, geri dönüş de başlamış demektir. Taif'ten miras kalana tutunabilirseniz, artık üzüm dalını da bekleyebilirsiniz.

İşte bazı zamanlarda ya ağzına geleni kusmayı tercih eder insan yada susmayı.

Susabilmek; süzebilmektir kelimeleri ve demlemektir sükutun dingin ikliminde. Susa-(da)bilenler değil midir, en iyi bilenler. O halde bilmek; susa da bilmekten geçer. En manalı kelimeler, sükuttan gebe kalmış dillerden dökülürler.

Susa- bilmek; susayabilmektir. Hakikate susayan bir dilin sıhhat bulması için oruç tutmasıdır sükut. Bildiklerinin yanında bilmediklerinin ezikliği ile haddini de bilmesi ve daha fazlasına talip olmasıdır sonsuzdan. Sükût; Hira'dan Cebrail'e çığlık atabilen bir yüreğin, en anlamlı lisana talip oluşunun sessiz sedasız davet edilişidir. Sözün herkesleşmek olduğu yerde; İsa'ya gebe kalmak için ortaya konan Meryemleşmek gayretidir de denebilir.

Susa-bilmek; farkında olan bir bilincin mukaddesten yana olan tercihidir. Hakikate açılan kapının provasını yapmaktır Dünya'da. " Nasihat istersen ölüm yeter " diyenin kelimelerinde; en manalı lisanın ölümün sessiz haykırışlarının dudaklarındaki susmaklık olduğunu okuyabilmektir.

Sükut; sözü düştüğü yerden kaldırmaya yönelik iptidai bir çabadır. Manaya duyulan saygıdan dolayı dili nadasa koyma eylemi ve sözün hakkını verinceye değin lâl olmayı tercih ediştir.. İşte böylesi sükutlar altındandır sözün yanında. Yani sükut; gümüşü altına çevirmek için simyacılık sanatına soyunmak demektir..

Sükut; azgınlaşmış bir dile karşı direnmektir. Sekînete talip olan yüreğin dile karşı uyguladığı protesto eylemidir. Bu yönü ile söz; lal olmuş sessizliğe takılan portatif dil gibidir.

Neden sustuğunu bilenler, neye ve niye sustuğunu da bilebilenlerdir. Susturulduğu için susmaksa, Adem'e bahşedilen kelimeleri hapsetmenin ağır bedeli olarak kıstırılmış bir akrebin, kendi kendini zehirlemesidir.

Son sözümüz odur ki; sükutun sırrı hakikatini bilenler sözün hakkını vermeyi de bileceklerdir.

Yaklaşık iki haftadır bu yazıyı saklıyordum. Yeterince konuştum, ben susmaya gidiyorum. Hoşça bakın zatınıza.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

nasıl ifade edeyim?

Bazen öyle yoğun öyle güçlü duygular yaşıyorum ki nasıl ifade edeyim? Kimi zaman beynimde kopan fırtınalarda uçuşan düşüncelere yetişemiyorum ki ifade edeyim? Kalbimi esir almış duyguları kurtarmaya gelmiş gerilla timleri arasında çapraz ateşe tutulmuş gibiyken nasıl ifade edeyim?

İşte o an en güzel sözün sukut olduğu, kelimelerin kifayetsiz kaldığı hallerdeyim.

Ne sesin, nede sözün bir anla

Ne sesin, nede sözün bir anlamı kalmadığını hissettiğiniz an, zamanda durduğunuz ve donduğunuz üçüncü boyutta bağımsızlaşır yelkovanın hareketleri zemininizden.

Susmak; bence özne olmaktan kaçmaktır. Üçüncü boyutta bağımsızlaşan insan zaten varlığının amacına ulaşmıştır. Hayatın en önemli boyutudur üçüncü boyut.

Susmak nedir?

Susmak kimi zaman;

... en sert, en ağır cezadır.
... bir erdemdir.
... ses tellerinin düğümlenmesi.
... dilin kilitlenmesidir.
... kelimeleri protesto etmektir.
... konuşmama eylemidir.
... büyüklüktür.
... avaz avaz bağırmaktan daha güçlü bir çığlıktır.
... sözü gümüşe çevirme sanatıdır.
... dinlemenin en iyi yoludur.
... en anlamlı konuşmaktır.
... cevapsız kalmaktır.
... ikrardır.
... çaresizliktir.
... boyun eğmektir.
... bazen en zor olandır.
... gizemdir.

kim konuşsun?

İnsanlar meydanlarda bas bas bağırıyor;

"susma,
sustukça
sıra
sana
gelecek"

Susuyor, ama sustukça sıra ona gelmiyor. Şekil-a'yı dikkatle inceleyin;

-Yaw kardeşim memleketi satıyolar, alooo..."
-sustum ve pişman değilim,

Bir de şekil-b'ye göz atalım;

-Bak sakın sesini çıkarma, sen de yanarsın ben de...
-abi bırak bana martaval okuma, suscam da benim bu işten çıkarım nolcak

Olayın bir bu boyutu var. Bir de şekil-c'deki boyutu

Şekil-c:

...sus ki adam sansınlar"

Abi yıllardır susuyoruz, adam sanıyorlar, .erefsizim ben adam değilim ya... yemin ederim, ben hiçbi şey bilmiyorum. Allah cezamı verecek... pişmanım, .öpekler kadar pişmanım...

daha çok şekiller var ama süremiz sınırlı:)