mavi mavi gök
yeşil yeşil yaprak
toprak kokusu yok/dokusu yasak
depresyon büyüten saksı başdöndüren zaman
asıl keski ölüm bir havadisi aşarak
karşımızda durur belki sol cenahımızda
insanı geçer ölüm öfkelere erer
ölen ölür/kalan şölen kimindir
işte kaos işte sızı gördük geçtik acıyı
nerede ne zaman bizi bulursa
toprağa yakınlaşırız toprakla kaynaşırız
ölen ölür/kalan hüzünler kimindir
herşey olur ve biter
mavi mavi gök
yeşil yeşil yaprak
depresyon yetiştiren saksı
başımı aşar sükunet
birden bire biter kış birden bire olur yaz
işte gece işte sabah işte siyah işte beyaz
ara tonlar kaybolur/şimdi her yerde bir ceng olur
huzur arasan yoktur başının gölgesidir kurşun
ölen ölür/kalan sağlar rehindir
bir kadının sesidir ateşkes vakitleri
mavi mavi sonsuzluk
yeşil yeşil öteler
kemik kusan toprak ışık boşaltan kuyu
nerede tuttuysa tuttu gözlerim bir hüzme ışık
ellerimde koyu bir hüzün, başımda uyku
ölen ölür/ya sorular kimindir
sükunet tavsiye eden zaptiyeler neden sakin değiller
sol cenahta muhkem bina niye sızıdır içimde
gözlerim yine kanlar içinde
ve kalbim yine mavi gök
ve gözlerim yeşil yaprak
huzur/uzak/sükunet vaha/yer gök infilak....
Yorumlar
editör notu
Cum, 23/06/2006 - 11:54 — ismail kılıçarslaniyi başlayıp, iyi gelişen bir şiir. özellikle "birden bire biter kış birden bire olur yaz / işte gece işte sabah işte siyah işte beyaz" dizeleri gayet başarılı.
ancak, iyi başlayıp iyi gelişen şiir finale doğru kan kaybediyor. çünkü, sabri mesud, finalde bir şeyler söyleme çabası içerisinde olduğunu çok hissettiriyor okura. evet, şiir bir şey söylemeli. buna inanıyorum. ama, mavi göğü kalble, yeşil yaprağı gözle imlediğini okura böyle söylemesi gerekmiyor şairin. orasını bize bırakması şiiri daha da güçlendirirdi.
iyi şiir. iyi sorular. eyvallah.