
evim uzakta yanan ışıkların içinde
kırk beş kiloydum ve boyum bir metreyi geçikti
hatırlıyorum kızılcık vardı bahçemizde
annemin kırmızı elbisesini hatırlıyorum
babamın tabakasını da
bu bahçede karpuz yediğimiz günleri
ve kardeşimin kolunun koptuğu günü
radyoda abdülhalim çalıyordu
ahwak dinliyorduk ve
kolsuz bir hayata başlıyordu kardeşim
camdan bakınca gördüğüm hep aynıdır
burda senelerdir değişen tek şey
molozların yeridir
bunca silahın nereden geldiğini merak etme dediler bana
bir taş aldım elime
ve anladım ki filistindeyim
anladım ki kalbindeyim hayatın
kulak delen bir gürültüyle geceler
çağlayıp duruyordu
büyüyordum
hızlıca büyür burada insan
büyümek lazımdır filistin'de
ölmek için büyür kimileri
kimileri yaşamak için
ben çocuktum şahit olmak için büyüyeceksin dediler bana
göğsünde bombalarla erkekler gördüm
tekbir getiren kadınlar
bir düğün gördüm gelinin saçında teller vardı
hayat durmuyordu kollar kopsa da
ve anlıyordum ki filistin'deydim
taa kalbindeydim hayatın
aynı yerde ağlayan değişik insanlar gördüm
silahlar gölgesinde secdeye gitti babam
herkes herşeye alışıktı
mermisi bitince babamın çekmeden kutuyu çıkarıp verirdi annem
kardeşim kalan koluyla taş doldururdu ceplerine
ben dua ederdim
hepimiz kendimizce kuşanıyorduk
ve çıkıyorduk sokaklara
şaşırmıyor ve korkmuyorduk
cenazeye gitmek, ekmek almak gibiydi
definler ekmek gibiydi
hayat dolu
ve anlıyordum ki filistin'deyim
kalbini durduruyordum hayatın
annem kimi zaman abim için ağlıyor
resmi salonun duvarında
yıkık olmayan köşesine astı annem resmi
bu hayatta övündüğünü söylüyordu
ve bununla diğer hayatta da övüneceğini
'abim nerdedir' diyordum küçükken
'cennettedir biiznillah' diyordu
anlamıyordum ama inanıyordum
çünkü filistin'deydim
tam ortasında dünyanın
Yorumlar
Hayatın tam kalbindeki
Salı, 26/08/2008 - 13:14 — hilal iklimHayatın tam kalbindeki çocuğa şöyle sesleniyorum ben de:
Ağlama çocuk!
Mevsim hep kış gitmez
Bir gün bahar da gelecek
Hürriyet beyaz bir kuş
Filistin'de raks edip gezecek
Barışa atılan düğümleri
İnan hem de bin kere inan
Gözlerinde ki ışık çözecek...
Filistin Yaşanmalı
Salı, 26/08/2008 - 15:52 — Mehmet ALTUNBugüne kadar kalemler Filistin'i anlatmak için o kadar çok gidip geldiki beyaz kağıtların üzerinde. Ve artık bir müddet sonra sayfaya dökülenler neredeyse birbirinin kopyası olmaya başladı. Ben isterim ki Filistin'de yaşamış, orda o acıyı çekmiş, İsrail tanklarından kaçmış birinin gelip ordaki duygularını yaşamış olduklarını yazması. Suzan Su hanım burda sizi eleştirmek babında elbette söylemiyorum bunları. Sizin şiiri okuduktan sonra kendi düşüncelerimi ve duygularımı dile getirmek istedim...
kardeş; cık cık cık...
Per, 28/08/2008 - 00:48 — ahmed davutKardeş eyi hoş demişsin emma benim pek hoşuma getmedi... Filistin hakkında yazılanların, çizilenlerin birbirlerinin kopyası olması ne demek ki...
Birileri gogula girip filistin hakkında yazılan yazılardan birini bulup üç beş cümle kopya mı çekiyorlar, yoksa yaşanılanlar onları kopya çekmeye mi zorluyor ?
Kopya da olsa farklı farklı ağızlardan çıkan ortak satırlar orjinaldir...
Şahitlik ...
Çar, 27/08/2008 - 23:50 — Betül Karaaliben çocuktum şahit olmak için büyüyeceksin dediler bana
bu hayatta övündüğünü söylüyordu
ve bununla diğer hayatta da övüneceğini
Bu dizeleriniz beni düşüncelere sevketti...Çocukça şahitliğimle sarsıldım ve niye hala sadece şahit kaldığımın acısı sardı.
evet çocuklar genelde hep şahit olarak büyür.Çünkü ellerinden bir şey de gelmez pek.Sanırım bazılarımız şahit oldukları tüm bu şeyleri değiştirmek için büyümeli biraz da.Diğer dünyada da övünebilmek için...