renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

toplum

Beden ve İktidar

Beden olgusu insan zihninin algılama, düşünme ve sonuca varma sürecinin temel arkhesini oluşturur. Filozofların temel neden olarak var saydıkları kavramlar da beden olgu/algısına dayanır.Doğanın kontrol edilmesi gereken tek varlık şekillenişi olan insan, insan/doğa, insan/insan ilişkisinde en acımasız olabilecek tek varlıktır; biriktirme, hırs, tamahkarlık, iktidar gibi baskın özellikleri durdurulamaz çatışmalara neden olur.

İnsanın beden tasavvuru ya da algısı ontolojik olarak kontrol edilemez duygusallıkları barındırdığından ve beden acı duygusunu çok iyi bildiğinden bütün yaşam şekillendirici kurgulamalar ona baskıda bulunur ve yön vermeye çalışır.

İstikbâl İstiklâl'de Değil!

Kapıyı şöyle bir araladıktan sonra merdivenlerden çıkmaya başladım. Karşımdaki ilk kapının paspasında “welcome” diye soğuk bir yazı yazıyordu, yabancılaşmak daha ayağımın altında başlıyordu. Ama doğru Türkçe alaşağı edilecek bir dil değildi. Bu cihetten bakınca müsamaha edilebilir bir yönü bile vardı. İkinci kattaki evin kapısının üstünde ise kırmızı beyaz –Türk bayrağından çok amerikanvari bir renkti-çoraplarla kocaman bir “HO HO HO” yazıyordu. Önce bir afalladım sonra dönüp tekrar baktım ve gördüğümün gerçekliğine inanamadım. Acı ama bir o kadar komik bir tebessümle yoluma devam ettim. Üçüncü kata geldiğimde soldaki kapı, çam ağacının kozalaklarıyla süslenmişti.

Demokratik Reflekslerin Yalnızlığı

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, demokratik reflekslerimiz günü birlik siyasi tavırlarımızla içinden çıkamayacağımız yalnızlıklara itiyor. Arkaladığımız siyasi liderlerimizin yüzleri ruhlarımızdaki derin boşlukların imgelerini yansıtıyor. Bu toprakları çok seven insanlarımız, karşıtlarına meydanlarda başka ülkeler gösterseler de, coğrafyası hatıralarla çizilen bizlerin gideceği bir ülke, hayal ettiğimiz hiçbir krallık yok.

İnançlarımızdan fışkıran siyasi söylemlerimiz istemediklerimizle bayraklaşırken, istediklerimizin ne olduğunun çizgisi nefretlerimizle belirsizleşiyor.

Best Model Anneanne

Tamam, anlamaya çalışıyorum her iki tarafı da ama radyasyona maruz kalmış çocuklar gibiyim. Beynim büyüyor ama büyüdükçe işlevini kaybediyor sanki.

Camus’un “bir eylemi cinayetten ayırt eden, ardındaki niyet, değerlere ilişkin bir bağlanma, seçme ehliyeti ve sorumluluktur” sözünü düşünüp katil bile diyemiyorum ağzı kan kokan vampirlere. Diğer yandan gözlerimin önünde biri hiç durmadan başörtülü bir kızı gösterip; “hey sen ayağa kalk” diyor. Sonra başka biri “otur” diyor, sonra bi başkası “kalk”, “otur”, “kalk”….

Toplumun Dönüşümünde Kadın Olmak

Kadın, dünya hayatının en hassas dengesidir. O,ilk insandan beri her türlü değişikliğin odak noktasını oluşturmuştur. Tarihi rivayetlere göre, dünyada dökülen ilk kanın, ilk kardeş kanının görünür sebebi bir kadındır: İklima. Yine günümüzdeki Hristiyanlık inancına göre Hz. Âdem’in cennetten kovuluş sebebi olan ve insanoğlunun o günden bu güne kadar kötü bir miras gibi taşıya geldiği ilk suçun(günahın)sebebi de kadındır: Havva.

Uzun yıllardır Batı’dan başlayıp yaygınlaştırılmak istenen ‘kadın hakları ve özgürlüğü’ sorunu temelde, bozulmuş Hristiyanlığın bu yanlış düşüncesinin, yüzyıllardır kadın üzerindeki baskısına bir tepkiyi yansıtmaktadır.

Almanya'daki Türkiye

İkinci Dünya Savaşından büyük bir tahribatla çıkan Almanya, yeniden yapılanma için yoğun bir mücadele verdi. 1960’larda sanayi hamlesinde gerekli işçi potansiyelini karşılamakta çektiği sıkıntıyı, dış ülkelerden göçmen işçi getirerek aşmayı başardı.

1961’de Türkiye ile imzalanan anlaşmayla Türk kökenli göçmenlerin bu ülkeye olan katkısı tartışılmaz seviyededir. Türkleri o dönemlerde garlarda coşkulu törenlerle karşıladılar. Gurbetteki Türk vatandaşları dil, toplum, kültür bakımından kendi ülkelerindekinden tamamen farklı olan bu ülkede her türlü ağır ve sağlıksız işlerde çalıştırıldı.

Sigarayı Bırakmayı Düşünüyor musunuz?

Anadolu İnsanı Nasıl Batılılaştı?

vahşi hayat

Türk insanın bilimle tanışması ve bilgi dağarcığını zenginleştirmesi belgesel izleyerek olmuştur. “Vahşi hayvanların zavallı hayvanları avlaması” temalı belgeseller ise zihinlere darbe vuran asıl bilgi depolarıdır. 80 kuşağı öncesi hangi Türk’e sorarsanız sorun size, bir çitanın saatte kaç km. hız yapabildiğini, yarasaların karanlıkta nasıl uçabildiklerini ya da bir kaplanın bir ceylanı nasıl bir taktikle yakalayabildiğini ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır.

Asıl İnek Kim!? Hindistan'da "İnek Olmak"

Çok meşhur, o nispette mukaddes sayılan nehrin ülkesi: Hindistan. Benim de gitmeyi arzuladığım ülkelerden birisi. Kimbilir belki bir gün... Nehri hatırladınız sanırım. Ganj. Hinduların her şeyi olan bu nehrin çıkış yeri Himalayalar.

Himalayalar olursa olsun ne yani? Bunda garipsenecek bir hususiyet göremiyorum, diyebilirsiniz. Deyiniz efendim, hakkınız. Bizim ifadeye cüretimiz orası değil zaten. Sadede gel ey yazar! Geldim bile.

Psikolojik Çocuklar

Bilim bize herşeyi ögrettiğ gibi, çocuk büyütmenin koşularını da öğretti. Bizi bilinçlendirdi! Bilinçli anne-babalar olduk! Artık çocuklarımızı bilinçli büyütüyoruz! Bilimin verilerine dayanarak yaşanacakları şansa bırakmadan geleceğe dair planlar yapıyoruz çocuklarımız için. Burçlara göre doğum zamanını planlıyoruz. Beslenmelerini, uyku saatlerini, oyun zamanlarını, eğitimlerini planlıyoruz, planlıyoruz...! Eski kuşakları evimizden çıkararak, tüm geleneksel yöntemleri unutup, küçük ailemizde, kendimizden emin, büyük hedefler için, büyük planlar yapıyoruz.

İçeriği paylaş