kültür-sanat

Türk Edebiyatı'nın Dışa Açılması (TEDA) Projesi

“Çok zengin kültürel kaynaklarla yüzyıllarca süren bir tarihi birlikteliğin ardından kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, şu an müthiş bir kültürel mirasın da taşıyıcısı. Edebiyatımıza, müziğimize, mimarimize, sanatımıza baktığımız zaman, Balkan, Arap, İran vb. etkilerini, kendi içimizdeki çeşitli etnik ve dinsel grupların katkılarını, tüm bunların birbirini zenginleştirip geliştirerek nasıl iç içe geçtiklerini görmek mümkün.

Kültürümüzü dünyanın dikkatine açarken hangi unsurun has Türk, hangi unsurun melez olduğu gibi bir tartışmaya girmek yerine, bu tarihi, bu iç içe geçişi öncelikle takdir etmeli ve şükranla karşılamalıyız. İnkarcı, savunmacı bir tutumla, tarihsel paylaşımları, yüzyılların alış verişini görmezden gelmek yerine bu tarihe ve şimdi içimizde barındırdığımız çeşitliliğe sahip çıkmalı, hakkını vermeliyiz.

Kategori:

Petra; Antik Düş Güzeli ve İzlerde Saklı Sırları

Petra düştü göz perdelerimize. Adındaki ecnebi dişiliğe şaşırıp aldanmayın; Petra bir Rus güzeli değil, bir antik kent. Cumhurbaşkanı Gül, Ürdün’de yaptığı gibi, resmi soğuk ilişkilerden yorulan gözlerimizi, tarihin derinliklerine döndürecek başka yerleri de ziyaret etse ya. Mesela İtalya’yı ziyaret edip Pompei’ye gitse. Orada yanardağ patlarken çıkan sesle ölenlerle birlikte, hangi halde ne iş görüyorlarsa, öylece sıcak lavlarla donup kalan yüzlerce insanı gösterse bize vesileler.

Kategori:

Elyazmaları Sempozyumu'nun Ardından Küçük Notlar

Uluslararası Elyazmaları Sempozyumu

Kültür başkenti seçildiği 2010 yılının arefesinde Cuma günü İstanbul’da önemli bir etkinlik vardı. CRR de gerçekleştirilen bu önemli etkinlik için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı ve ve Kültür Müdürlüğü uzun zamandan beri hummalı bir hazırlık ve çaba içerisindeydi. Dünyada ilk kez gerçekleştirilen I. Uluslararası Elyazmaları Sempozyumu çeşitli ülkelerden ve Türkiye’den katılan konunun uzmanı kişilerin bildirilerini sunmalarına ve bu sayede ilgilenenlerin faydalanmasına imkan tanıdı.

Kategori:

Sanat Anlayışımıza Katkı

Sürekli olarak müslümanların gündeminde olan, yeri ve amacı sorgulanan kaygan bir zemin sanat konusu. Bazen tamamen tabulaştırılan, her şey her amaç onun için olan, bazen ise tamamen görmezlikten gelinen bir saha. Bu ifrat ve tefrit arasında gidip gelen, bizce oldukça önemli olan bu meseleye İslami bir bakış getirmek, en azından buna çalışmak zorundayız.

Sanatın hiçbir surette ihmal edilmeye gelmediği görülüyor. İnsan fıtratının temel özelliklerinden olan estetik ve zevk duygusu hayatın çeşitli alanlarında kendini somutlaştırıyor.

Kategori:

Bulunduğunuz Şehirdeki Kültür-Sanat Faaliyetlerini Yeterli Buluyor musunuz?

Kategori:

Hanzala Akşamı

Hanzala-Haber 7Soğuk bir şehir diyorum Ankara için hep. Çoğunuza garip gelebilir bu. Anlayışla karşılamanızı temenni ediyorum bu anlamlandırmayı. Betonların ardına gizlenmiş bir şehri ‘soğuk’ gibi olumsuz anlam taşıyan bir kelime ile ifade etmek biraz acımasızca geliyor. Ankara’dan İstanbul’a yaptığım ziyaretler benim için bir nefes alma durağı. 1 Eylül Cumartesi günü de İstanbul’daydım.

Kategori:

Okuma Yeri

Okuma Yeri

Vedat Aydın’ı yakinen tanırım. Çok kıymetli, kadirşinas bir ağabeyimdir. Onun, daha ilk tanıdığım andan beri, kalubelada yemin verirken yakınımda olanlardan biri olduğuna inandım. Gözlerimiz hep aynı tarafa bakar.

Kategori:

Marifetsiz Hokkabaz

“Marifetli Hokkabaz, başını kaldır da bak!
Gökte bir oynayan var, yıldızlarla kaydırak…” Necip Fazıl Kısakürek

Cem Yılmaz’ın; sinema adına ortaya koyduğu yapıtlarının ne denli kötü yapıtlar olduğunun ayırdına varması, sahip olduğu yüksek benliği itibarı ile, en azından çok yakın bir zamana tekabül edeceğe benzemiyor. Daha evvel de G.O.R.A.’da ortaya konulan performansın, sanata müteallik öğeler içermemesi hususunda aldığı eleştirilere içerlemişti Yılmaz.

Kategori:

İnsan ve Sanat

En muhteşem sanat eserini bir hayvanın önüne bırakalım, hayvanın önündeki bir şaheser olsa bile, en küçük bir etki uyandırması mümkün olabilir mi? Şahane bir tablonun yer aldığı bir tuval ile mürekkebe düşmüş bir karıncanın üzerinde dolaşarak anlamsız zikzaklar çizdiği bir kâğıt; güve için aynı değeri taşırlar; ikisi için de aynıdır... İştahla yer ve bitirir...

Kategori:

@cemaat ile

Yine böyle Mayıs ayı idi yıl 1985 daha doğmamış belki bu yazıyı okuyacaklardan bazıları. Ben daha 1 yaşındayım cemaatte. İbrahim Sadri'nin Aykırı Gece Karşılamaları adlı oyununu İnsanlar ve Soytarılar olarak çalışmış tembelliklerin vurdumduymazlıkların, gecikmelerin arasından ama genç umutlarla geçerek sergilemenin eşiğine gelmişiz. Oyundaki şarkıları- ki o zaman marş diyoruz bunlara Tepki Amca'yı üstümüze saldırtmamak için-, Necati Abi'nin plastik poşet imalathanesinde çalışmışız. Çünkü aylar sürenen sürünen provaları yaptığımız İlim Yayma'nın izbe oyuğundan atılmışız. Yurt Müdürü'nün "Ben yurda saz soktu deditmem" feryadından ötürü. E biz oyunu 1 kez bahçede oynayacaktık bir de Ferhan Şensoy bedava verdi Beyoğlu Küçük Sahne'de.

Kategori: