renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

şiir

Sinir Sitemi

Bu sitem başka
Dağlardan ovalara doğru
Denizleri ufuktan koparan
Beni bir sabır taşı
Aşkı som-soğuk bir gürz kılan
Damarımdan akan kan nasılsa
Akan bir şiire mürekkep
Bir şiirden mürekkep
Kan

Kuşları Göğe Çağırana

kuşları göğe çağırana
göğüs kafesime çarpıp düşen ufka ve
damarıma damıtılmış kelimelerden
kan diye süzülen bu kardeşlik
sebep verecek yağmura
nem bu kıyamet sıcağında zulmeder
kavurur kanatlarını hayalinin bilemezsin
sonunda ölüm varsa bu nazlı keman susacak demektir

Beyoğlu'na

Biliyorum bekliyor
Tren raylarındaki bitmek bilmez soluyuş
Bir deniz yamacından yükselmekte ilkbahar
Yopyorgun bir devrimin ertesi mi lunapark
Tutkunun tonlarıyla bezenmiş bir silüet
Biliyorum resimde bir kadın var bekliyor

Ak Sakallı Kardeşim Celaleddin

Mösyö beni biraz dinleyin
Yemyeşil gözlerinizi parlatarak
Hani övüne övüne söylüyorsunuz
Hani âlim dedelerimizin eskidiğini
Onların tarih mezarına gömüldüğünü
Diyorsunuz ya filozoflarınızın
Filozoflarımız olduğunu utanmadan

Cafer Turaç: "Çıplak ve Yorgun Atların Keskin Soluyuşları"nı Dinleyen Yorgun Süvari

Alaim-i Sema gibi bir şiiri var Cafer Turaç’ın…Her bir dizesinden bir renk alıyor ve ne alacalaşıyor nede katışıyor…
Kimi zaman tarçın, kimi zaman tütün kokulu, kimi zaman deniz mavili, kimi zaman leylek sarısı, kimi zamanda kıyı yeşili bir alaim-i sema bu…
Ana rengin adı yok yada öyle kolayından seçip işaret edemiyorsunuz…Olsa olsa sülüngillerden, soyu tükenmeye yüz tutmuş bir ‘turaç’ beyazı…

Hasar Raporu

evet Hüseyin her şey doğrudur kirlendiği sokakların
adamlar satılmıştır bu dostluk üzerine inşa edilen binalar
yıkılır objektif olmak lazım düşünürken yoksa…
yoksa enkaz altında kalırız maazallah yıkılır üzerimize
evet Hüseyin git buradan bir düğün yap köyde
işte o zaman belki halay çekebilirim çekmeyi bilmesem de
tuzumun kuru olduğunu sanıyorsan yanılırsın, düşün
ucuza gitmedik ya temiz şeyler düşün diyordu bir şair

Çağa Tanıklığım

Unutulan bir şey var çağın heyulasında
Her tanığın iki yarası var şair iki yarası
Bir tanıklığın yarası bir anlamanın
Yaşadığım hayatın içinde yaşlandım
Koştuğum yollarda çarmıhlar vardı sıra sıra
Bankalar kardeşliğin yüz karasından boyanmıştı
Unutulan bir sılayı rahmi nasıl hatırlatırsa

Şiir Sadece

şehre gelen yağmuru karşılamadalar komşular
annem hüzün örmüş saçlarına
dal bağlamış balkonuna
neye niyet neye kısmet bu sokak arasında

gece tutkulu bir tuzak
çocuk gözlerinde buhurdan ; kokuyor mazisi bin yılın
aşkı süzen kirpiklerinde on yedi yaşında elinde makrame;

Bende Taşan Bir İklim

Kefenlerden geçtim reklamlardan ve panolardan
Kefen deyince hemen üşüşür zihnime ölüm
Ben bir ölünün kuyusundan ip çektim babamın ölüsüydü en son
Başka bir iklimin adamıydı babam başka bir rüyanın
Başka bir adamdı, heybetli
Ve nurani bir yüzü vardı.

Sessiz Prolog

ihaneti içimden gördüm
kılıç üşürdüm gölgem üstüne
açmayı bilen çiçekler kimin izinde

gel bağışla ürkekliğimi
suda tırmanışa geçen balıkların özrü say
yemin çanağına kusanların özrü

İçeriği paylaş