renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

insan

Marx'ın İnsan Anlayışı

Geçtiğimiz günlerde bir kütüphanede Fromm’a ait “Marx’ın İnsan Anlayışı” başlıklı kitab ile karşılaştım. Az çok bir şeyler okumuş, dinlemiş birçokları gibi benim de ilk tepkim Marx’ta ne gibi bir insan algısı olabilir ki, oldu. Lakin Fromm’a kulak verdikçe zihnimdeki soru işaretleri peşi sıra dizilmeye başladı. Fromm, Marx’ı öyle bir noktaya koyuyor ve tüm bu argümanlarını Marx’tan alıntılar ile kuvvetlendiriyor ki şaşırmamak mümkün değil. Zira, kabaca bilinen Marx, materyalist felsefenin babası olarak tanımlanır ve temel argüman olarak da Marx’ın ahlak prensipleri de dahil olmak üzere insan fıtratının bir yönü ve belki temeli olan maneviyatı hiçe sayması gösterilir.

Yasak Meyve

“Ve dedik ki: “Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkinizde ondan, neresinden dilerseniz bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz?” (Kur’an- ı Kerim)

Geniş bir hareket alanı. Bereketli. Yiyin, için, gezin, yerleşin, yapılar kurun, evler yapın. Verilen nimetlerden istifade edin. Huzur ve mutluluk içinde size verilen süre içinde yaşayın. Sen ve eşin; birlikte yürüyün.

Rüya Analizi Üzerine

Salvador Dali

Zamanın ve mekanın ötesinde, mantığımızı allak bullak eden, bizleri çoğu kez şaşırtan ve korkutan, bazı kereler de bizleri masallar diyarına götüren, aslında bilinmeyen bir karadeliğe benzeyen esrarengiz bir dünyadır rüyalar.

Yüzyıllardır insanlar niye rüya gördüklerini incelemişler lakin rüyaların herkes tarafından kabul edilebilecek bir tanımını ya da nedenini bulamamışlardır.

Mağdurun Adı Holdingzede!

Holdingzedeler yavaş yavaş paralarını almaya başladılar ya da almayı düşündükleri için yüzleri gülüyor. Zamanında sağdan soldan bütün basın, mazlumun kimliği sorulmaz ilkesince dertlerini dillendirmişler ve o dönem, ekonomik krizlerin içinde uzunca bir zaman da ülkenin gündemini meşgul etmişlerdi. Bu mağdurlardan bir kaçını ben de biliyorum. Paralarını verdikleri holdinglerin patron ve müdürlerine şimdi bile köpürüyorlar.

Bu “zedeler” üzerine acizane ben de bir şeyler söylemek istiyorum.

Bu şirketlere paralarını verirlerken dindar olmalarına, içlerinde Allah korkusu bulunduğuna inanarak vermişlerdi ki, sonrasında işler düşündükleri gibi gitmedi.

Düşünce ve Tavır Ekseninde Şahin Filiz

Şahin Filiz

İnsanları adam, sözü delikanlı yapan düşüncelerin uluorta sarf edilmesi değil ortaya koyduğu tavır ve bu tavrın neye kime hizmet ettiğidir. Konuşurken, yazarken insanlar her şeyi söyler her aklına geleni dillendirebilir yada başkalarının ne düşünmesini istiyorsa kendisi yada başkaları adına kurgulamalar yapabilir. Düşüncenin söze dökümü bir anlamda insanın çok fazla adamlığını ele vermez. Böyle olmamış olsaydı hepimiz doğru dürüst adam gibi adam olur, kandırılmak denen şey de hiçbirimizin hayat tecrübeleri arasında yer almazdı.

Piyasa İnsanı

Yanılgı, farklı olduğunu düşünmekle başlar. Hayatımız, farklı olduğunu düşünen benzer insanların arasında geçen sonu belli sıkıcı bir film mi? Filmin sonunu kestirebilirken hayatımızın sonunu kestirebilmek niye bu kadar zordur ki? Ben söyleyeyim, hayat daha uzundur, başıyla sonunu akılda tutmak daha zordur. Tüm sıkıcı kısımlarını atıp, üç saate indirsek hayatımızı, sonunu tahmin edebilir misiniz? Elbette tahmin edemeyiz, çünkü gerçekte insanlar ne tamamen iyi ne de tamamen kötüdür, kolayca ayırt edemeyiz onları filmlerde olduğu gibi.

Söz Yüzüğünün Çifti 20 YTL

Üniversiteleri ve diğer şehirlere nazaran çoğalmış fabrikaları ile gelir düzeyi olabildiğince yüksek bir şehir. Camileri, çarşıları, barlarıyla yan yana olabilen ve insan yoğunluğunu iki caddede birleştirmiş modern bir kent. İnsan görüntülerini birbirinden ayırmak zor. Bütün mahalleleri birinci sınıf ve insanları yetmişinde bile çağcıl! İdeal bir cumhuriyet kenti. Tatarından, balkan göçmenine kadar farklıların yaşadığı, bir ucundan diğerine on dakikada gidilebilir bir şehir…

Ufak ama mikro yoğunluğun makro boyutta olduğu bu şehirde, öğrencilerin hareket alanlarını genişletebilecek sosyal imkanlar olabildiğince düşünülmüş.

Yeni ve Daimi Paradoks: "Ben"

Batı medeniyeti ve kültürü ile yetiştirilmiş olan insan,kendi temel değerlerini "dışlanma riski" dolayısıyla açıkça sorgulamaktan kaçınır...sorgulamanın doğrudan farkedilmemesi için de kendi kültürü ve medeniyeti dışındaki öğreti ve düşünce sistemlerine ilgi duyarak yeni "dinginlik araçları" arar...ortadoğu ve doğu kültürü hıristiyan batı için daima cazip ve gizemli bir form taşıdığı içindir ki;batı insanı, eski dünyanın ruha hitabeden eski değerlerini kendi kültürel değerlerine entegre ederek yeni bir üst değerler mozayiği oluşturmaya kalkar...çok satan "doğu ivmeli" düşünce kitaplarının açtığı çığır, bunu kanıtlamaktadır...

Yasak Meyve

İnsan

İnsana, arkaik dönemden bu yana kendine bir takım sorular sorması telkin edilir. Ve sorulması telkin olunan soruların insan için asl olan olduğu vurgusu yapılarak bulunulur mezkur edimde.

“Ben neyim? Kendimi içinde bulduğum ve adına varlık dediğim bu oluşta ne arıyorum?” gibi. Belki bu ve benzeri sorular çoğunluğun hiç de kendine yöneltmediği, yöneltmeyi aklının ucundan bile geçirmediği sorulardır. Nihayetinde kişinin huzurunu kaçıran sorulardır bu ve benzeri sorular.

Kendisini Arkasından Vuran İnsan

Uzaklar

Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.
Franklin D. Roosevelt

Kavgamın ön safında ol, çıkart elbisenden geçmişin izlerini ve doğrult silahını /gözlerini / ufka!

Bilirsiniz, insan kör olmadan da karanlıklara, zindanın buğusunda kaybolan mahkuma dönüşebilir. Kör olduğu halde maviye özlemini göklere resmederek kuş da olabilir, kanat çırpar yüreğini yeşerten coğrafyalara… Kurak yüreklere su götürebilir, filizlendirebilir kurak gönülleri…

İçeriği paylaş