renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

anlama çabası

Cennet Aşk Ehli İçindir

"Her çile cennet yolunun bir taşıdır, imtihandan kaçan ahireti kaybeder"
Hz. Muhammed (sav)

Zorluk anları, Allah'ın insanlar için yarattığı çok değerli zamanlardır. İnanan insan zorluk ve sıkıntıyla karşılaştığı zaman, tüm bunların arkasından gelecek hayır ve hikmeti bekler. Yaşadığı her anın Allah'ın kendisi için yaratmış olduğu nimet, güzellik ve ecir fırsatı olduğunu düşünür. İnsan böyle zamanlarda çile çekerken, Allah'a olan aşkını, sadakatini, teslimiyetini gösterir ve ecir kazanır.

Allah, teslim olması için insana hastalık verir, musibet verir. Bu, gerçekte Allah’ın rahmeti ve lütfudur. İmtihan olmak, Allah’ın kulunu unutmadığının işaretidir. Allah hastalığı verir, kendisini hatırlatır.

Tasavvufta Temellendirme Sorunu

Bir öğreti olarak din, bireysel ve toplumsal yaşama dair normatif iki yaklaşım sunar. Bunlardan birisi ritüelleri içeren ameli kısımdır. İkincisi ise bu ameli kısmın üzerine bina olduğu epistemolojik temeldir. İslam açısından bakıldığında, dinsel pratik ve bilginin temeli, “nas” adı verilen ve inanan için epistemolojik doğruluk derecesi en üstte bulunan verilerdir. Yani inancın temeli bilgidir. Bilgi her ne kadar yoruma açık olsa da, bir inanç sistemi tutarlı olmalıdır ve bilgiye yönelik yorumların geçerliliği ancak bu tutarlılık bağlamında değerlendirilebilir.

Yitik Bahçe

Bu yazıda anlatılan olayların tamamı gerçektir! Çünkü hiçbir hayal bu kadar acıtmaz insanı...

Bizim bir bahçemiz vardı kent ortasında. Ahirzamanın trajik yansımasında köklü bir karşı duruş sahibi olmamızı sağlayan bir bahçe. Belki tam içine kadar sokulma imkanı bulamadığımız, ruhumuzun karanlığı, günahlarımızın ağırlığı yorar diye üstüne titrediğimiz, belki de bu yüzden kapının hemen iç kısmında bir evsahibi özgüveninden ziyade bir misafir çekingenliğinde beklediğimiz eşsiz güzellikte bir bahçe. Mukaddes hitabın satır aralarında, bildiren sevgilinin mesajının en dokunaklı noktalarında izini, gölgesini görüp hayran olduğumuz bu bahçe aynı zamanda varlık nedenimizin bir yansıması, hayata dair mesajımızın, huzur, mutluluk ütopyamızında diğer adıydı.

Katıksız İmanı Yaşamak

İnsanlarda asıl sorun Allah'a kesin bilgiyle imandır; iman ve itaat ana iskeleti oluşturur. Allah'a karşı muhabbet, Allah'ı çok sevmek, Allah'tan çok korkmak ve ahirete iman… Hiç kimse tatmin bulmuş melekler gibi olamaz; insanın birçok eksiği vardır. İnsan eksiklerini unuttuğunda ise kendini üstün görmeye başlar.

Yüce Allah, “İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?” (Ankebut Suresi, 2) buyurur ve kullarına dünya hayatındaki imtihanı haber verir. Allah insanlardan gerçek ve samimi bir iman ister. Bu ise kişinin yalnızca "ben inanıyorum" demesiyle elde edilemez.

Rabb'e Hicret

İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.Rableri onlara katından bir rahmeti, hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (Tevbe Suresi, 20-21)

Rabb'e hicret, insanın Rabb'ini tanıdıktan sonra yanlış davranışlarını, düşüncelerini, alışkanlıklarını, kısacası geçmişine dair herşeyini bırakarak yalnız O'na yönelmesi ve O'nun istediği gibi yaşamasıdır. İnanan insan hicret ederek O'na gönülden teslim olur, tek dost ve vekil olarak O'nu bilir ve Rabb’inin himayesine sığınır.

En Güzel İsimler Kimindir?

Psikolojik bir harbin ortasındayız. İnanç dinamiklerimizle yol almaya, yol bulmaya çalışırken bulduğumuz yöntemlerin veya geliştirdiğimiz modellerinde o psikolojik harbin önerdiği modellemelerden birer prototip olduğunu göremiyoruz. Teknolojik imkanlarla zamanı algılamaya yönelik ne kadar yöntem bulursak bulalım öte yandan bizim inanç, moral ve motivasyon değerlerimizi oluşturan düşünce ve his dünyamıza yapılmakta olan saldırıların devam edeceği muhakkaktır.

İçimizdeki Çocuk Ölüm'e ve Diriliş'e Nasıl Bakar?

Geldik, gideceğiz; alternatif yok. Onların gittiği yere. Onlar, bizden daha önce ölümle karşılaşıp bileşenlerine ayrışan insanlar; annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, nenelerimiz, yakın uzak milyarlarca insan. Niçin yaratıldık, niçin ölüyoruz?

___.___

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Mülk 2)

A / Z

Ego Center

Kısırlaştırılmış Saatler içerisine gizlenmiş stres depolayan dakikalar sinir uçlarımı beygirlerin sırtına bağlıyor. İnsanlar arasında, insanlar yüzünden, gezegenler arasındaki bir astronot gibi yürüyorum. Bir değişiklik yapmalı derken, yolda yürüyorken, neon ışıklarla aydınlatılmış devasa bir pano görüyorum: ŞAİRİN YERİ! Şairin Yeri, şirin yerdir deyip giriyorum içeri. Kapıda bir adam karşılıyor beni. Sırtında kışlık bir palto. Kafasında, tavşan çıkarılan silindir şapka. Bakarken, elindeki baston, sorusuyla birlikte kafama iniyor. Kaçkitapokudunsen ÇOCUK! Acıdan, gözümden yaş geliyor. Yaşımı parmağına çekiyor şırıngalı hemşire gibi. İşte, bunu çok severim. Bu yaşlardan pasta yaparım BEN.

Fatiha'nın Diyalektiğe İşaretleri

İblis’in Adem’e secdeyi reddetmesinin temelinde tedricde uç bulan ‘denge’sizlik vardı. Alt kategori bir mahluka Allah’ın ruh üflemesiyle ‘mantık dışı’ bir hilkate kavuşulmuştu. Melek – cin –ins- hayvanat- nebatat- cemadat zinciri bozulmuş ve ins, melek üstü bir varlık makamıyla şeref kazanmıştı. Ademoğulları, diyalektiği emen bir tevhidin işaret çubukları gibidir. Diyalektik, Fatiha suresinde ifade edilen iki ayrışmada ortaya çıkıyor: ölümsüz bir şecere/mağdubî; tükenmez mülk /leddallin. ”Şeytan insanın içine düşeceği diyalektiğin farkında idi ve vaadediyordu: ”Derken şeytan onlara vesvese verdi dedi ki: Ya Adem, sana ebedilik ağacını/ ala şeceretil huldi ve tükenmeyen mülkü/ve mulkin la yebla nasıl elde edersin bunun delili olayım mı? ”(20 Taha 120). Dünyanın bütün dinleri, ritüelleri, fikirleri Hristiyanlığın ve Yahudiliğin düşünce örgülerinin temsiliyetine sığdırılabilir.

Müslümanlar Ergenekon Tartışmasının Neresinde?

Müslümanların Ergenekonun karşısındaki tutumlarının nasıl olması gerektiğini belirlemeden önce Ergenekonu iyi tahlil etmek durumundayız.

Ergenekon, Tanzimat sonrası jakoben devşirmenin, 50 yıllık demokrasimiz içinde ki derin bir yapılanmanın ürünüdür. Bu yapılanmadan bahsederken ortak ideoloji ya da ortak amaç etrafında şekillenmiş organize bir örgütten ziyade tek merkezin inisiyatifinde hareket eden kullanılmışlardan bahsediyoruz.

İçeriği paylaş