anlama çabası
Ramazan Ayı ve Sıcaklar
Yine geldi çattı Ramazan. Her bir müslümanın heyecanla, iştiyakla gelmesini arzuladığı 2010 Ramazanına bu sene halkımızın biraz mesafeli durduğunu müşahede ettim. Gözlemledim.
Genelde oturup çayımı yudumladığım, yudumlarken de kitap okuyarak notlar aldığım aynı çay evindeyim. Şu yaz sıcaklarının insanı buram buram bunalttığı hengâmda bir nefeslik serin havanın saltanatının sürüldüğü camii şadırvanı ne hoştur, size anlatmakla bitiremem.
Bediüzzaman’dan La Fontaine’e Bir Medeniyetin Ölümü

Kapı çalındı.
Kimseyi beklemiyordu oysa.
Akşamın bu saatinde kim olabilir diye düşündü bayan Nelson.
Kapıyı açtığında karşı daireye iki üç ay önce taşınan Müslüman göçmeni gördü. Ne istiyor olabilir diye kaygıyla baktı yüzüne.
Süt.
Bir biberonu dolduracak kadar süt istiyordu. Bu saatte yakındaki marketler kapalı olduğundan acil süte ihtiyaçları varmış. Ah şu doğulular, hiçbir zaman öğrenemeyecekler. Ne kepazelik…
Kapıyı kapatıverdi yüzüne. Ve tabii ki bu yaptığının ne büyük bir disiplinsizlik ve en önemlisi plansızlık olduğu ile ilgili mini bir söylevi ihmal etmeden. (1)
Kur'an ve Sünnetin Çatıştırılmasına Son
Beşer Hz. Muhammed:Arap kabilelerinde bir birey, beşer, sosyal ve biyolojik bir canlı.
Nebi Hz. Muhammed: Yönetici, vahiy alan yönetici, kitapla yöneten, sünneti ve hadisleri olan icraatçı, kitaba uygun zamanın ve mekanın şartlarına göre idari süreçler ve uygulamalar üreten ve yürüten lider, inisiyatif kullanır.
Resul Hz Muhammed: Elçi, Allah’ın emir ve yasaklarını, helal ve haramlarını, farzlarını bildiren elçi, ilahi vahye nispeten inisiyatif kullanamaz.
Kur’an’ın doğru anlaşılabilmesi için öncelikle, vahyin Hz. Muhammed’in yaşadığı süreçteki iniş sırasına dönmek gerekmektedir.
Cennet Aşk Ehli İçindir
"Her çile cennet yolunun bir taşıdır, imtihandan kaçan ahireti kaybeder"
Hz. Muhammed (sav)
Zorluk anları, Allah'ın insanlar için yarattığı çok değerli zamanlardır. İnanan insan zorluk ve sıkıntıyla karşılaştığı zaman, tüm bunların arkasından gelecek hayır ve hikmeti bekler. Yaşadığı her anın Allah'ın kendisi için yaratmış olduğu nimet, güzellik ve ecir fırsatı olduğunu düşünür. İnsan böyle zamanlarda çile çekerken, Allah'a olan aşkını, sadakatini, teslimiyetini gösterir ve ecir kazanır.
Allah, teslim olması için insana hastalık verir, musibet verir. Bu, gerçekte Allah’ın rahmeti ve lütfudur. İmtihan olmak, Allah’ın kulunu unutmadığının işaretidir. Allah hastalığı verir, kendisini hatırlatır.
Tasavvufta Temellendirme Sorunu

Bir öğreti olarak din, bireysel ve toplumsal yaşama dair normatif iki yaklaşım sunar. Bunlardan birisi ritüelleri içeren ameli kısımdır. İkincisi ise bu ameli kısmın üzerine bina olduğu epistemolojik temeldir. İslam açısından bakıldığında, dinsel pratik ve bilginin temeli, “nas” adı verilen ve inanan için epistemolojik doğruluk derecesi en üstte bulunan verilerdir. Yani inancın temeli bilgidir. Bilgi her ne kadar yoruma açık olsa da, bir inanç sistemi tutarlı olmalıdır ve bilgiye yönelik yorumların geçerliliği ancak bu tutarlılık bağlamında değerlendirilebilir.
Yitik Bahçe
Bu yazıda anlatılan olayların tamamı gerçektir! Çünkü hiçbir hayal bu kadar acıtmaz insanı...
Bizim bir bahçemiz vardı kent ortasında. Ahirzamanın trajik yansımasında köklü bir karşı duruş sahibi olmamızı sağlayan bir bahçe. Belki tam içine kadar sokulma imkanı bulamadığımız, ruhumuzun karanlığı, günahlarımızın ağırlığı yorar diye üstüne titrediğimiz, belki de bu yüzden kapının hemen iç kısmında bir evsahibi özgüveninden ziyade bir misafir çekingenliğinde beklediğimiz eşsiz güzellikte bir bahçe. Mukaddes hitabın satır aralarında, bildiren sevgilinin mesajının en dokunaklı noktalarında izini, gölgesini görüp hayran olduğumuz bu bahçe aynı zamanda varlık nedenimizin bir yansıması, hayata dair mesajımızın, huzur, mutluluk ütopyamızında diğer adıydı.
Katıksız İmanı Yaşamak
İnsanlarda asıl sorun Allah'a kesin bilgiyle imandır; iman ve itaat ana iskeleti oluşturur. Allah'a karşı muhabbet, Allah'ı çok sevmek, Allah'tan çok korkmak ve ahirete iman… Hiç kimse tatmin bulmuş melekler gibi olamaz; insanın birçok eksiği vardır. İnsan eksiklerini unuttuğunda ise kendini üstün görmeye başlar.
Yüce Allah, “İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?” (Ankebut Suresi, 2) buyurur ve kullarına dünya hayatındaki imtihanı haber verir. Allah insanlardan gerçek ve samimi bir iman ister. Bu ise kişinin yalnızca "ben inanıyorum" demesiyle elde edilemez.
Rabb'e Hicret
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır.Rableri onlara katından bir rahmeti, hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (Tevbe Suresi, 20-21)
Rabb'e hicret, insanın Rabb'ini tanıdıktan sonra yanlış davranışlarını, düşüncelerini, alışkanlıklarını, kısacası geçmişine dair herşeyini bırakarak yalnız O'na yönelmesi ve O'nun istediği gibi yaşamasıdır. İnanan insan hicret ederek O'na gönülden teslim olur, tek dost ve vekil olarak O'nu bilir ve Rabb’inin himayesine sığınır.
- Elif Alaca yazıları
- yorum yap >giriş/kayıt
- devam...
En Güzel İsimler Kimindir?

Psikolojik bir harbin ortasındayız. İnanç dinamiklerimizle yol almaya, yol bulmaya çalışırken bulduğumuz yöntemlerin veya geliştirdiğimiz modellerinde o psikolojik harbin önerdiği modellemelerden birer prototip olduğunu göremiyoruz. Teknolojik imkanlarla zamanı algılamaya yönelik ne kadar yöntem bulursak bulalım öte yandan bizim inanç, moral ve motivasyon değerlerimizi oluşturan düşünce ve his dünyamıza yapılmakta olan saldırıların devam edeceği muhakkaktır.
- Emrullah Emin yazıları
- yorum yap >giriş/kayıt
- devam...
İçimizdeki Çocuk Ölüm'e ve Diriliş'e Nasıl Bakar?

Geldik, gideceğiz; alternatif yok. Onların gittiği yere. Onlar, bizden daha önce ölümle karşılaşıp bileşenlerine ayrışan insanlar; annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, nenelerimiz, yakın uzak milyarlarca insan. Niçin yaratıldık, niçin ölüyoruz?
___.___
“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Mülk 2)





Son yorumlar
3 sa. 51 dk. önce
5 sa. 14 dk. önce
6 sa. 41 dk. önce
6 sa. 44 dk. önce
8 sa. 33 dk. önce
8 sa. 37 dk. önce
9 sa. 4 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 8 sa. önce
2 gün 4 sa. önce