renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

fikir

"İslam Uygarlığı" Meselesi

Ortaçağ’ın Hıristiyan Batı Avrupa Uygarlığı, 1789’daki Fransız İhtilali’yle son nefesini verdiğinden beri “iktidar”da bulunan modernite, çok uzun zamandır tüm dünyayı meşgul etmekte. III. Ahmet devrinden beri kültürel olarak, II. Mahmut devrinden beri de siyasi olarak moderniteyle -“Avrupa’yla” demiyorum- etkileşim halinde olan Osmanlı coğrafyası -ve uygarlığı-, modernite ve modern uygarlık karşısında zaafları olduğunu erken dönemlerde hissetmekteydi; tarihten bildiğimiz örnek alma, taklit etme, aynen benimseme gibi davranış ve uygulamaların temelinde bu hissiyat vardı.

“Doğuyla Doğmak Yahut Batıyla Batmak” Tasavvuru Eşliğinde Tefekküre Dalmak

Bugün dünya üzerindeki bütün İslam devletleri, ya bir işgal altında ya da, gayrimüslim devletlerin sömürüsü altında varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu yenilmişliğin ve ezilmişliğin sebebi sorgulandığında; Müslümanların geri kalmışlığı ve İslam dininin çağ dışılığı, bize sebep olarak sunuluyor. Fakat işin aslına bakıldığında bu söylenilen şeyin bir kandırmaca (karalama kampanyası)olduğu ve Müslümanlarla ilgili yanlış bir fikir üretmeyi amaçladığı görülüyor. Ayrıca Müslümanların en parlak ve haşmetli zamanlarını, İslam’a sıkı sıkıya sarıldıkları, kalplerinden ve dillerinden Allah lafzını düşürmediklerinde yaşadıkları biliniyor. Tarih bunu apaçık gözler önüne seriyor. İslam, kendine biat edenleri kollayıp gözetlemiş, yenilikler ve avantajlar sağlamıştır.

Sığ Devlet'in Halkı Derinleşmedikçe

Yıllar önce İsviçre'ye bir bakanımız gider, orada denizcilik bakanlığı olduğunu öğrenir ve gülerek "ne alaka der sizde deniz yok, denizcilik bakanlığı var", diğer bakanın cevabı çok manidardır: "siz de de adalalet bakanlığı var"

Bugünlerde Şamil Tayyar Bey'in Ergenekon Operasyon adlı kitabını okuyorum henüz bitirmedim bitirince hakkında detaylı bir yazı yazmak arzusundayım ondan önce üzüldüğüm ve şaşırdığım bir konuya değinmek istiyorum

Kuran’ın Metafiziği

Modern dünya, söylemine insanoğlunun yüzyıllar boyunca oluşturduğu değer yargılarını tek bir kelime ile hiçe indirgemekle başlar: inkar. Modern insanın temel karakteristiğidir inkar etmek. İnkarsız, inkar etmeden hayat enerjisini bulamaz ve dahi hayatını kuramaz modern insan. O halde, evvela biz de satırlarımıza bir inkar ile başlayalım; modern dünyanın platonik inkarı. Eğer biz de, bu inkar ile modern algılayışı hiçe indirgeyebileceksek modern algı kendi içinde tutarlılığını sağlar. Zira bu satırların yazarı dahi modern olmak-modern kalmaktan(!) kurtulamıyor. Dedik ya modern insan inkar etmedikçe yaşayamaz, o halde ben de modern algıyı inkar etmekle başlıyorum işe. Lakin söze inkar ile başlamak, arkasından bir tasdiki gerektirir ki o da bu yazının sonuna saklanmıştır.

Bu Dünya'ya Söyleyecek Sözümüz Var mı?

Kilise, iman ile ilgili ilk 38 maddeye sesini çıkartmazken gelirleri ile alakalı olan 39. maddeye itiraz etmiştir. Cemil Meriç; “Şu İsa masalı da amma işimize yaradı” diyen Papa`ları anlatır bize.

Yani Kilise bir alemdir. Ama aynı Kilise, Batı ruhunu temsil eder.

Emperyalisttir. Misyonerlik ile sömürgeciliğin önünü açmıştır. Kan dökücüdür, kincidir. İnsanı insana düşman yapan tüm fikirlerin ev sahipliğini tarih boyunca hep Batı yapmıştır.

Kadir misin?

Yeni bir insan yaratmaya kadir misin? Mana aramak için maddeden hicret etmeyen… Maddeyi bir hacer görüp, manayı hayale hapsetmeyen bir insan yaratmaya kadirsen konuş. Cenneti kapkara bir taşta bulabilirsen eğer, ancak o zaman sözün dinlenecek. Dinlenmezsen, insanları kasr-ı ala’ya çıkaramayan sen kusurlu olacaksın, başkası değil.

Yeni bir insan yaratmaya kadir misin? Denî’de ledünniyi hayal edebilen bir mantık inşa edebilir misin? Esfel-i safilin’e düştüğümüz bugün, bize a’la-yı illiyyini gösterecek işaret parmaklarına ihtiyacımız yok.

Postmodernizmle Tükenen Türkiye

İnsanlık büyük bir belirsizlikler dönemi içerisindedir. Bu dönemin dili ve söylemi bütünüyle sorunlu tanımlardan oluşmakta; bütün tanımlar bir şekilde istismar edilmekte; sınırları ve içerikleri belli olmayan tanımlarla insanlığa vaziyet edilmeye çalışılmaktadır. (Atasoy Müftüoğlu, “Bilgeliğe Dayalı Bir Dil Gerekiyor”, OKUNTU Dergisi, S.4 (Ocak-Şubat 2002)

Postmodernizm, kültürel ahlaki dinamiklerimizin evrensel trendlere açılımını sağlamak için “kendinden kopuşu” zaruretler dairesinin merkezine yerleştirdi.

Domuz Yalağından Su İçmek

“Biz Çerkesler aslanın yediğini (et) yer ineğin yediğini (ot) yemeyiz. Bize ot yedirip inekleştirmek isteyenler var."
Ahmet Akyaz (Arkadaşım)

Yediğimiz besinlerin protein, karbonhidrat ve yağlardan oluştuğunu bize empoze eden modern bilimin gölgesi altında sözlerimin ne kadar etkisi olabilir bilemiyorum. Ancak böyle bir hesap içerisine girmeden, modern insanın tasalluta uğratıldığı modern bilimlerin kimyasalları ile dumura uğratılmış dimağlara, hesapsız, beklentisiz neden sonuç ilişkisine aldırmaksızın , seslenmek istiyorum.

Siyasal İktidarların Dayanakları

İktidar

Kendi zihinsel dinamiklerinin tükenmişliğinden bahseden bir toplumun temel idrak alanlarında ne gibi bir sarsıntının yaşandığı hususunda bir kanaate varmış olmak, bu sarsıntının boyutları hakkında az çok tahmin yürütmek bizi dahiler arasına yerleştirmeyecektir elbette . Bu elem verici tabloda kendi yüceliğinin altında kalmış bir devin trajik komik portresini görmek elbette ki mümkündür. Batıyla burun buruna geldiğimiz çağlardan beri bir Frenk havasına tutkun olma furyası modern hayatın coğrafyamızda neşvü nema bulmasıyla daha bir barizleşme gösterir.

Seküler Kalpler

Merdiven

Bir gün halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar, birbirlerinden güzel resimler yaparlar...

Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir. Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir. Resim bakanları mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşündürecek kadar güzeldir.

İçeriği paylaş