renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

taziye

Akif Babalı; Erenköy’ün Devrimci Dervişi

Miraç gecesi Akif Babalı’yı Rahmeti Rahman’a uğurladık. Bir süredir ağır hastalıkla imtihan olunan Akif Abi, dilinde tevhid ile Rabbimize yürüdü.

Asıl maksadım bir taziye yazısı yazmak değil. Günümüz dünyasında yaşayan bir insanın, bir kimliğin, müslümanca bir hayatın izdüşümlerini anlayabilmek anlatabilmek. Akif Abimiz şahsında bir örnekliği barındırıyordu zira. Onu bir vesileyle tanıyan herkes ne demek istediğimi anlıyordur. Tanımayan insanlara da bu örneklikten birkaç şey anlatmak onu tanıyan herkesin borcudur zannımca.

Bir Sükûnet Adamı Akif Ağabey'in Ardından...

Beklenen bir haberdi aslında. Beklenen ama unutulmaya çalışılan bir haberdi.

“Akif ölmüş”
“Bizim Akif mi? Akif Ağabey mi?”

Bu haber, sesiz sedasız kimseyi üzmek istemezcesine bir gidişin haberiydi. Aynı sesiz sedasız yaşadığı hayatı gibi sessiz sedasız bir ölümdü onunki. Elini sıktığı insanın yüreğini ferahlatacak kadar, sükûnet dolu hayatını, yine ona yakışan bir sükunetle tamamladı.

"Başörtüsü" Haydar Koyuncu Kalkanını Uğurladı

Ölümü sıkça anmayı ne zaman biraz bıraksak ve seyrek hale getirsek hemen yanımızdan birisi bizi bırakır gider.

Bu kez bizlerin yanından ayrılan Konyanın en renkli simalarından biri. Şu an defnedilmek için hazır bekliyor. O benim babamın arkadaşı, işyeri komşumuz, cesaret öğretmenimiz, Özal döneminin hızlı siyasetçilerinden. Bir siyasetçinin ardından yazı yazacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu... Hemen çoğuna yazsam yazsam yergi yazarım.

Giderken Söyledi!

Nurulhak SaatçioğluNurulhak Saatçioğlu'nu toprağa verdik;

Cami avlusuna girince susuyoruz aniden.. ölüm konuşacak çünkü. En gür sada, tüm diğerlerini olduğu gibi bastırıyor sesimizi. Her daim aramızda kol gezen, çığlıklarını duymamak için bazen kulaklarımızı tıkadığımız beyaz renkli karanlığın içinde buluyoruz kendimizi. Tüm heybetine rağmen görmezlikten gelmeye çalıştığımızın kuşatmasına izin veriyoruz bu defa. Mükemmel belagate sahip bu bedensiz hatibin dizlerinin dibine çökünce anlıyoruz unutulmaya yüz tutan ne kadar değer varsa.

Zeyneb el-Gazali Hakka Yürüdü

Asrımızın aktif ve seçkin İslâm davetçilerinden Zeyneb el-Gazali dün vefat etti. Türkiye’de "Zindan Hatıraları" adlı kitabıyla tanınan Zeyneb el-Gazali, çağımızın Rabiatu’l Adaviyyesi olarak biliniyordu. Zeyneb el-Gazali 4 Ağustos'ta kılınan cenaze namazıyla toprağa verildi.

Nuri İyem de Bizim Sanatçımız.

Ölüm her zaman derin ve manalı bir hadisedir. Hayat mucizesinin hakiki kilidi odur. Ölümsüz olmanın sırrı "toplum" olmakta yatar. Cemaat'te , toplulukta fert gibi ölüm yoktur , süreklilik vardır. Çünkü toplum hayatı, kendisi için olduğu gibi fert içinde ölümü yener.

Kazım Koyuncu Vefat Etti

1972 Hopa doğumlu olan Kazım Koyuncu, üniversite yıllarında İstanbul'a geldi ve öğrencilik yıllarından başlayarak yoğun olarak müzikle ilgilendi 1992'de profesyonel müzik yaşamına geçti. Türkiye'nin ilk laz-rock grubu olan 'Zuğaşi Berepe'yi kuran Koyuncu, bu grupla 1995'te 'Va Mişkunan' (Bilmiyoruz), 1998'de de 'İgsaz' (Gidiyor) isimli albümleri yaptı. Grubun dağılmasıyla tek başına müzik hayatına devam etti. 2001 yılında ilk solo albümü 'Viya'yı çıkardı. İkinci solo albümü 'Hayde'yi Nisan 2004'te çıkardı.

7 Yıldız 28 Şubat

Bugün Şubat 28
Bugün beni ilk defa ortalığa çıkardılar
Ve ben ömrümde ilk defa bu kadar savunmasız ve kırılgan olduğuma şaşarak durdum
Sonra olduğum yere oturdum
Dayadım sırtımı ruhsat duvarına
Bugün ne kavga ve hamiyet
Yenilgim ve ben suskunum****

Bir rüzgar ve çalkantı ve coşku her şey değişecek

Nihat Armağan vefat etti

Sitemiz yazar ve yöneticilerinden Yusuf Armağan'ın muhterem babası Fikir Yayınları'nın kurucusu Nihat Armağan hakkın rahmetine kavuştu. Bugün Bursa'da ikindi namazını müteakip defnedilecek olan Nihat Armağan'ın ailesine, tüm dost ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.

İnna lillah ve inna ileyhi raciun

"Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin.

Hasan Abi Allah'ın Rahmeti Seninle Olsun!

Aldığım vefat haberin beni nerelere götürdü bir bilsen Hasan Abi.

Çocuktum daha. Birleşik Dağıtım'ın ilk kurulduğu yıllardı. Cağaloğlu'nda Yerebatan Caddesi üzerinde dar merdivenli bir binası vardı. Döne döne çıkılırdı merdivenlerinden. Babam da yayıncı olduğundan kitap alımlarımız biraz avantajlı olurdu. Kardeşlerimle beraber gider istediğimiz kitabı, hiç bir sınırlamayla karşılaşmadan alırdık ve bir solukda okurduk. Bedeli sanırım şimdilerde barter denilen usulle karşılanırdı babam tarafından.İşte ben böylesi bir zamanda tanıdım seni Hasan Abi.

İçeriği paylaş