renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

anma

Sevenleri Zarifoğlu'nu Kabri Başında Dualarla Anacak!

Cahit Zarifoğlu

Şair Cahit Zarifoğlu Beylerbeyi Küplüce mezarlığındaki ikametgâhında dualarla anılacak.

Vefatının yıldönümü olan 7 Haziran Cumartesi günü öğle namazından sonra ailesi, dostları, sevenleri, gönüldaşları, şairler, yazarlar ve kültür adamları her yıl olduğu gibi bir araya gelip şairi anacaklar. Beylerbeyi'nin değerli hocalarından Osman Acuner, Cennet Camii Hocalarından Hüseyin Çiçek ve Çengelköy Çınaraltı Camii İmamı Davut Özgül, Kur'an- Kerim okuyacaklar.

Soylu Direnişin Yolcusu

Asr-ı Saadetten, fitne ve fesad ile zillet ve zulüm batağına dönen bir zamanda, dedesi Muhammed (s.a.v)’in adalet zırhını, babası Ali (a.s)’nin direniş kılıcını eline almış bir yiğitti Hüseyn.. Ondan yardım ve imamet isteyen Irak ve Kûfelilere bir yardımcı/dost, bir önder/imam olmak üzere yola çıkan Hüseyn, bu ihanet ehli halkın ona yardım etmeyeceğini ve ihanet edeceğini söyleyen İbn Abbasın ihtarlarına kulak tıkayarak yollara düşmüştü.. Çünkü o tarih boyunca zulme uğrayan mahrum ve mazlumlardan haberdardı ve onlardandı...

Muharremiye

Susuzluk

Gök yüzünü çevirirse Kerbela’ya,
Kül rengi bir kuraklık basar bulutları.

Hüseyni

Yere düşüp dizi kanasa çocuğun
Tüm martılar bir çığlık susar.

"Bize İyiler Arasında Anılmayı Nasip Et.."

duaHer aya, her güne bir şehid, bir şahid, bir önder yad ediyoruz neredeyse.. Onlar o kadar çok ki saymakla bitmiyorlar.. Unutmayacağız, unutturmayacağız dedikçe davaları ile, misyonları ile yeniden varoluyorlar....

Kurani bir seda değilmi bu hatırlatma.. Onlar İbrahim gibi dua edip,

"O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.

O, bana yediren ve içirendir. Hastalandığımda da O bana şifa verir.

Süleymaniye'de Bayram Sabahı

“Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede,
Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye’de.”

Süleymaniye’de bayram namazı deyince aklımıza hep Yahya Kemal’in bu mısraları gelir. Biz de öyle yapıp adeti bozmadık. Yazımıza Yahya Kemal’in mısralarıyla başladık. Onla da devam edelim:

“Kimi gökten,kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca ilahi yapıya.

Nur Parçası: Hz.Fatıma

Alemlere rahmet olarak gönderilen Kutlu Nebi’nin mübarek yüzlerinden, her bir tanesi incileri çatlatacak güzellikte gözyaşları dökülüyor... Bu tablo içerisindeki yaşlar, o engin sevginin rengini veriyor karşısındakilere. Bu gözyaşları ki, yıkılmaz bir devrim ordusu ve yeni başlangıçlar muştusu. Bu gözyaşları, cahiliye dönemi çirkinliklerini yıkayan derin bir akarsu. Kızların toprağa diri diri gömüldüğü, kadınların en değersizinden birer eşya kabul edildiği bir dönemde Allah Rasulü kızı için göz yaşı döküyor... Ve, her zaman sözlerin en tesirlisini söyleme makamında, buyuruyorlar:

Mehmet Akif Ersoy Dosyası

Dersteyiz. Namıyla müşahhas Ayaklı Kütüphane Bayram Hocamızdan Medhal(^) okuyoruz. Kafaların ağırlaştığı, başların öne düştüğü yorgun bir saatte, hocamız tok ve gür sesiyle coşkulu bir şiir okuyarak uyandırıyor bizi:

/Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım,
Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Hz. Ali (K.V.)

Hiçbir kavrayış ve kalemin anlatmaya güç yetiremeyeceği Rahman ve Rahim Allah’ın, kendisini yeryüzündeki tüm evlerden üstün kıldığı, şeref sahibi Beytullah’ın içinde Allah ve Rasulü’nün düşmanlarına korku, sevenlerine şefkat saçacak gözlerini ancak Rasullulah’ın gelişiyle açışından 1407 ve Rasullulah’ın gözümün nuru dediği namazı (kendisine herkesten çok yakışan İmam sıfatıyla) kıldırıken haince/korkakça şehit edilişinden 1345 yıl sonra İmam’a -canını, malını, tüm hayatını kudret ve gücün yegane sahibi Rabbine ve kendisini yetiştiren Resul-u Zişan’a (S.A.V.) ram eden İmam Ali’ye- Selam olsun; Rasullulah’ın yanında attığı adımlar, Allah düşmanlarına vurdugu darbeler adedince. Selam olsun Sana, hicret ederken aştığın çöldeki kumlar, içinde doğduğun beyti tavaf eden hacılar adedince. Seni sevmek için sebeplere ihtiyaç yok, Allah ve Rasulu sevmiş ve övmek için. Allah ve Rasulü övmüş seni*:

Modern Avrupa’da bir tevhid sembolü: Aliya İzzetbegoviç

Onu sesinden hemen tanırız.. Çünkü konuşurken tıpkı bizler gibi Aliya İzzetboviç de inanmış kalbinin sesini yükseltir yalnızca: "Bu günleri gösteren yüce Allah'a hamd ediyorum. Tarihimizi kanımızla yazdık. Evlerimiz yakılıp yıkıldı. Düşmanlarımız mert değildi, alçakça katliamlar yaptılar. Yapılan katliamları dünya şimdilerde ortaya çıkartılan toplu mezarlardan anlamaktadır. Bu gerçekleri haykırmıştık, duyan olmamıştı. Tüm acılara rağmen çok şükür ayaktayız. Yıkılan ev ve camilerimizi yeniden inşa ettik. Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Onlarla inşallah cennet'de buluşacağız, onları Allah'ın ve meleklerinin huzurunda şanlı direnişlerinden dolayı kutlayacağız.

Bizim Zarifoğlu'muz!

sayhadergiCahit Zarifoğlu “bizim mahalle” için önemlidir. Çünkü o Hüseyin Hatemi’nin ifadesiyle “Türkçe'de hem ahenge ulaşmak hem de duygu iletişimini sağlamının belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşımında idi.” Ve Behçet Necatigil’in Cahit Ağabey’i tanımlarken kullandığı “Şiirlerinde geniş boyutlarla, özellikle madde ve ruh çatışması, Batı diktasına karşı Doğu protestosu gibi temaları işlediği görülüyor” cümlesinde karşılığını bulan anlamı bugün yeniden hatırlayıveriyoruz işte. Bu yüzden midir bilinmez Enis Batur kendisi için “Cahit Zarifoğlu bir gün keşfedilecek özel bir adadır” der.

İçeriği paylaş