renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

eğitim

Çocuklarımızın Daha İyi Eğitim Alması İçin Neler Yapmalıyız?

Yeni Nesil, Cehâlet ve Sorumlu Suçlular

“Yeni nesil, farklı hastalıklarla birlikte büyüyor. Ebeveynler çocuklarının cehaletle mücehhez bir şekilde yetiştirildiğinden habersizler.”

Hangi olay, hangi sonuçlara sebepler üretir, bilebilir misiniz? Bildiğinizi düşünsek bile, bildikleriniz elinizdeki verilerin sınırlı olması dolayısıyla, sınırlı olacaktır. Başörtüsü meselesinin televizyon ekranlarında üniversite öğrencilerince tartışılması, üniversite öğrencilerinin genel durumu hakkında insanlara bir fikir verdi.

Birkaç Söz

Ders Çıkarılacak Ders Kitabı

Aradan üç gün geçti beş gün geçti. Ancak ders kitabındaki o sinir bozan ifade aklımdan bir türlü gitmedi.
“…………. romanında yanlış batılılaşma konusu işlenmiştir.”
Bu nasıl ilgili komisyonlardan geçip en kırılgan devrinde olan lise talebelerinin önüne servis edilebiliyor? Şaşılacak şey doğrusu.
Ne demektir “yanlış batılılaşma”? Batılılaşmanın doğrusu mu var?

Hatıralar Işığında Etkili Öğretmenlik

arastiralim.comİnsanın mesleki başarısında öncelikle ne kadar etkili olduğu anlaşılmaya çalışılır. Etkinin sözlük anlamı; bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir olarak belirtilir. Etki harekete geçirir, şekillendirir, yönlendirir. Varlığın etkisinin derecesine göre de başarı seviyesi ve gücü belirlenir. Etki kullanılan araç- gerece, hedeflenen amaca, alıcıların konumuna ve vericinin donanımına bağlıdır.

Doğal Öğrenci Emile'den Türk Öğretmeninin Ruh Devrimine...

Ziya Gökalp

Yıl 1870…

Paşaların Paşası Ziya Paşa Cenevre’de…

Kaldığı otelin geniş penceresinden Avrupa insanını izleyen paşa bir yandan da Rousseau’nun ‘Emile’ ini Türkçeye çeviriyor.

Baktığı pencerenin genişliğinde ne kadarını görebildiğini bilemediğimiz Cenevre sokaklarında günün modası halindeki ‘Emile’in Paris Parlamentosunun kararıyla Cenevre’den de sınırdışı edilişinin 108 yılı kutlanıyor…

J. J. Rousseau'nun 'Emile'i ya da Çocuk Eğitimi Üzerine Romantik Bir Hikaye

Emile

Montaigne, John Locke ve J. J. Rousseau. Eğitim konusunda en fazla düşünen üç batılı usta. Kökleri farklı biçimlerde de olsa Eflatun’a kadar geriye gider bu üç büyük ustanın…

Emile Durkheim ve Max Weber’e gelindiğinde ise tamamen sistematize edilmiş ve sosyolojiyle ilişkilendirilmiş bir yeni bilim dalı olup çıkar eğitim.

Sonrasında bütün bu büyük ustaların fikirleriyle ortaya çıkmış birçok modern deneyime girişilerek postmodern düşünür İllich’in ‘Şenlikli Toplum’ tasavvurundan Neo-Marksist Joel Spring’in ‘Özgür Eğitim’ine kadar genişleyip şekillenen bir eğitim endişesinin sürdürüldüğü gözlenir.

Okul-İnsan Olmak

Okul denince akla hemen binaları, sınıfları, bahçeleri, spor salonları olan yer akla gelir. Oysa bu tür kurumsal okullar yanında sivil, bireysel okullar vardır. Bir çok insan ve kurumdan eğitim almış, ömrünü ilme adamış, kendini insanlara vakfetmiş, bilgi ve donanımıyla tek başına okul olan veya okullaşanlar vardır. İnsanların, kendilerinin içinde bulunduğu çıkmazlar için çözüm yolları üretirler. Ama onlar bundan önce insanlığın bulunduğu durum için derin bir ıstırap ve acı hissederler. Peygamberlere gelen vahiy bile öncelikli olarak onların insanlık için duydukları endişelerin cevabıdır.

Türkçe mi, Turkche mi !?

Dile ilişkin bir yazı yazmanın ne denli zor olduğunun ve bilgi birikimi gerektirdiğinin farkındayım fakat artık insanı derinden üzen dildeki bu bozulma daha fazla sessiz kalmama müsaade etmedi.

Dil insan gibidir, yani canlıdır, yaşar, gelişir, içine yozlaşma girdiğinde de hastalanır ve zamanla ölür. Diller de aile gibidir.

Türkiye'de Sınıfsal Geçişte Eğitimin Rolü

Toplumsal sınıflar her siyasal ve sosyal yapının gerçekliğidir. Bu sınıflar ekonomik, askeri, dinsel, siyasal ve kültürel özelliklerine göre değişir. Tek tip sınıflar yoktur. Zaman sürecinde değişen, şekil ve içerik değiştiren sınıflarda vardır. Sınıflar kendi geleneklerini oluştururlar. Sınıf içine girmek veya çıkmak bazı şartlara bağlanmıştır.Türk toplumunda ve siyasal yapısında da sınıflara rastlanır. Bu sınıflar dinsel, ekonomik ve siyasi ağırlıklıdır. Her ne kadar keskin bir hiyerarşiye sahip olmasalarda belli bir yapıları oluşmuştur. Göçebe- bozkır kültüründe iken din adamları ve siyasi erk ön planda idi.

Türkiye'de Eğitim Ve Öğretim

Eğitim- öğretim insanın yaşam boyunca her boyutta sürdürülmesi gereken sürecin adıdır. Âhlaki, mesleki, dini ve milli alandaki donanımlar bu süreçte verilir. Bu insan-aile-devlet-medeniyet zincirinin kaynaşması ve gelişmesi için zorunludur.

Eğitim öğretim resmi ve sivil kurumlar aracılarıyla sürdürülür. Devlet belirlediği hedefler doğrultusundaki işleyiş için öğretmenler yetiştirir binalar araç gereçler vb. ile gerekli alt yapıyı hazırlar.

İçeriği paylaş