renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

aktüel

'Mürteci’ ile ‘Mütedeyyin’ Arasındaki İnce Çizgi ve Şamil Tayyar

timeturk.com“'Mürteci’ ile ‘mütedeyyin’ arasındaki o ince çizginin ihmali, dine ve inançlı kesime yönelik saldırılarla bütünleşince…” 21 Kasım 2008 tarihli Star Gazetesi’ndeki “Solcu Müslüman olur mu?” başlıklı köşe yazısında Şâmil Tayyar, böyle giriş yapıyor bir parağrafa…

Şâmil Tayyar gibi dikkatli bir şahsın böyle bir bakış açısına sahip olduğunun farkında olup olmadığını bilmiyorum.

Yeni Evliler İçin Judo - Karate

Bayram değildi seyran değildi koca karısını ilk defa dövmüyordu kadına karşı şiddet şiddete gücü yeten her hödük tarafından yapılmasında sakınca görülmeyen bir tavır olarak algılarda yüksek raytingi zaten alıyordu. Pat diye fetva geldi bir vurana sen iki vur gerekirse uzak doğu yakın dövüş kurslarına git hakkındır kavga dendi.

Şimdi bu fetva sayesinde ne kadar modern insancıl hakkaniyetli bir tavrın İslam tarafından sergilendiği mesajı mı verildi.

Başbakan Neden Çok Konuşuyor?

Recep Tayyip Erdoğan

Soruya cevap aramadan önce, az konuşan, konuşmayan ve çok konuşan başbakanları ve cumhurbaşkanlarını hatırlayalım isterseniz. Yakın tarihtekileri kısaca inceleyelim… Önce Cumhurbaşkanları…11.Cumhurbaşkanı Gül’ü değerlendirmenin dışında tutalım. 10. Cumhurbaşkanı Sezer fazla konuşmadı; devri kaoslar, darbe girişimleri, özgürlüklerin kısıtlanması, terörün azması, ekonomik çöküntü, mafyaların ve basının egemenliği ve ergenekon devri oldu.

Biz Kimseden Bir Şey Çalmıyoruz! Ne Otomobil Ne de Kitap!

"Devler tepişirken, çimenler yeşil kalsın!" (Alper SELÇUK)

Somalili Korsanlar ve Ucuz Kitap

Somalili Korsanlar Kızıldeniz'de cirit attığından beri, geçmişte de sık sık sorgulanan bir konu hakkında yazmak ve Korsan Kitap, Korsan Film,Korsan Müzik CD-DVD'leri gibi haksızlık ve kanunsuzluk çağrıştıran ve düşünen okuyan, izleyen, dinleyen herkesi, farkındalık diriliğiyle zihnini her seferinde Kul Hakkı manipülasyonuna mahkûm eden,bu kitaplardan,CD ve DVD'lerden aldıkları için paralarını ödedikleri halde kendilerini suçlu hisseden kişileri ve kendimi -almış olsam da olmasam da- yeni bir sorguya davet etmek istiyorum. Başlıkta kullandığım gibi, söz konusu materyaller için de bundan sonra 'Korsan' yerine 'Ucuz' sıfatının kullanıma sokulmasını teklif ediyorum.

Yeni Rektörler Halktan

Cumhurbaşkanı Gül bazı üniversitelerin rektörlerini atadı. Her zaman olduğu gibi buna da bir cenahtan itirazlar yükseldi. Laiklikle ilgili açıklamalar duyuldu. Bazı öğretim üyeleri istifa ettiler. Köşe yazarları konuyu ele aldılar.

Çok muhalif sesler arasından nasıl olduysa hakkaniyetli görüşleri dile getirenler de var. Mesela bir Vatan yazarı “Sezer kendi görüşleri doğrultusunda atayınca itiraz etmeyenlerin bugün karşı çıkışlarının anlamsız olduğunu” belirtti.

Atamaları çetince eleştirip onları bir rejim sorunu gibi sunanlar da oldukça fazla.

Millet Kazandı

Ak Parti kapatılmadı. Bu yöndeki karar 6'ya karşı 5 oyla alındı. Karar ve sonuçta sanki bir strateji uygulandı. Mahkeme Ak Parti'yi kapatmadı ama aklamadı da. Laiklik konusunda onu suçladı yalnız kapatmaya da gerek yok dedi.

Mahkeme açıldıktan sonra yaygın kanaat Ak Parti'nin kapatılacağı yönündeydi. Olayı "bir hukuki darbe olarak" niteleyenler oldukça fazlaydı. "İkinci bir 367" ile karşılaşacağımızı bazıları kesin olarak görüyorlardı.

Hukuk ve Cesaret

Türkiye kendisiyle hesaplaşamayan bir ülkeydi. Hiçbir şeyiyle. Darbeleriyle, tarihiyle ve çeteleriyle. Yavaş yavaş sanki bu kırılıyor. Kapı zorlanıyor. Bir yerlerden ışık geliyor. Huzme oluşuyor.

Yakın tarihimiz neredeyse faili mechuller yakın tarihi gibi. Cumhuriyet'in ilk faili meçhulu Sabahattin Ali olayı. Hala karanlık bir hadise. Hasan kimdi suçlanan, tutuklanan ve kısa bir sürede serbest olan hala bilinmiyor.

Hükümetten Rest

NATO soğuk savaş döneminde kendine bağlı ülkelerde "Gladyo"lar kurmuş. Bunlar çeşitli karanlık operasyonlar yapmışlar. Soğuk savaş bitince tasfiye edildiler. En çok bilineni İtalya’nınki... Belki de en faal olanı o olduğundan. Şunlar İtalyan Gladyo’sunun karıştığı eylemlerden bazıları: ". Üç polisin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin yaralandığı 31 Mayıs 1972 tarihli Peteano katliamı, 23 Kasım 1973'te patlayıcıyla düşürülen Argo 16 uçağı, 1974'te sekiz kişinin öldüğü, 102 kişinin yaralandığı Piazza della Loggia'nın bombalanması, 1977 Mayısında eski başbakanlardan Aldo Moro'nun kaçırılıp öldürülmesi, 2 Ağustos 1990'da Bologna tren istasyonunda patlayıp 85 kişinin ölümüne 200'den fazla kişinin de yaralanmasına sebep olan bomba..." (Fehmi Koru-Yeni Şafak)

Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak

Abant Platformu

Bu sene toplanan Abant Platformunda "Kürt sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak" başlığı altında ülkenin önemli meselelerinden Kürt sorunu masaya yatırıldı. Katılan aydınlar fikirlerini söylediler. Manifesto niteliğinde bir sonuç bildirgesi yayınladılar.

Meseledeki her şey şunu söylüyor: "Kürt sorunu çözülmeli." Çözüm de silahla olamaz. Silahsız çözümün yolu ise konuşmaktan geçer. Konuşulunca çözümsüz sanılan sorunun aslında çok fazla hal yolunun olduğu görülecektir.

Sürpriz Operasyon

Türkiye değişiyor. Toptan, kapsayıcı ve uzun süreli olacağı intibaı veren bir değişim gözleniyor topraklarımızda. Kimileri bunu üretim tarzına veriyor. Köylülüğün bitmesiyle onu bir saç ayağı olarak kullanan elitist cumhuriyetin değişimden kaçamayacağını belirtiyor. Kimileri de bunu Anadolu’nun sanayileşmesine bağlıyor.

Nedenler farklı olabilir. Sebeplerde uzlaşılmayabilinir ama aşikâr bir şey var: Cumhuriyet değişiyor. Renkleri farklılaşıyor.

Bir kaç yıl öncesine kadar orgenerallerin gözaltına alınmaları konuşulamazdı bile. Adı konulmamış bir dokunulmazlıkları vardı. Ama bugün, polisler tarafından, hem de lojman ve orduevlerinden alınarak muhakeme için götürülebiliyorlar.

İçeriği paylaş