renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Uluslararası Kudüs Buluşması İstanbul'da Başlıyor

Kudüs

İstanbul, içinde olduğumuz ay, dev bir “Uluslararası Kudüs Buluşması” organizasyonuna ev sahipliği yapacak.

Uluslararası Kudüs Buluşması hazırlık komisyonu başkanı Maan Beşşur, buluşmanın 15–17 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da, dünyanın dört bir yanından farklı din ve etnik gruplardan insanların katılımıyla düzenleneceğini duyurdu.

Toplantıya katılma yönünde istekte bulunan isimlerin 2000’i bulduğu, 70 farklı ülkeden katılacak isimlerin bir bölümünün eski cumhurbaşkanları, eski başbakanlar ve halen görevde olan milletvekilleriyle üst düzey bürokrasi görevlileri olduğu belirtiliyor.

Buna ek olarak aydınlar, düşünürler, gazeteciler ve siyasi önderlerden de ciddi katılımların olacağı bildirildi. Beşşur ayrıca hazırlık komisyon başkan yardımcısı ve Uluslararası Kudüs Müessesesi’nin Genel Sekreteri Dr. Muhammet Ekrem el-Adluni’nin hazırlık çalışmalarını yerinde görmek ve değerlendirme yapmak amacıyla İstanbul’a gittiğini belirtti.

Buluşmada Kudüs’te yaşayanların çektiği sıkıntı ve zorluklar anlatılırken, Kudüs ve Filistin davasının dünya ve bölge insanının vicdanında yaşayan bir unsur haline dönüşmesi için atölye çalışmaları ve paneller düzenleneceği kaydedildi.

Buluşmaya ayrıca içlerinde HAMAS ve el Fetih başta olmak üzere çeşitli Filistinli grupların yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve 1948 yılında işgal edilmiş Filistin topraklarından gelen heyetler de katılacak.

Buluşmanın, mütevelli heyeti başkanlığını Yusuf Karadavi’nin yaptığı Uluslararası Kudüs Müessesi ile Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı’nın ortak organizasyonu olduğuna dikkat çekiliyor.

Bu toplantının 2001 yılında Durban’da düzenlenen ve siyonizmin ırkçılık olarak kabul edildiği konferansa benzer bir işlev üstleneceği ve Kudüs’ün mazlumiyeti, mağduriyeti ve Kudüs’e ilişkin uluslararası tavrın ortaya konması açısından son derece önemli olacağı belirtiliyor.

Geçtiğimiz haziran ayında, Beyrut’ta gerçekleştirilen Kudüs Müessesesi'nin toplantısında, İstanbul’da “Uluslararası Kudüs Buluşması” düzenleme kararı alınmış, İstanbul’un Kudüs ile olan yakın bağına, İki şehrinde dinlerin, kültürlerin ve medeniyetlerin merkezi; İslam kültür ve medeniyetinde derin kökleri olduğuna dikkat çekilmiş, Türkiye’de yaşayan halkın bölge ve dünya düzeyinde önemli rol oynayacak mekana sahip olduğu vurgulanmıştı.

Kudüs Müessesesinin Genel Müdürlük görevini İcra eden Dr. Muhammed Ekrem el-Adluni, İstanbul buluşmasına çok sayıda lider, din adamı, aydın ve mütefekkirin katılacağını bildirdi. Kudüs buluşmasına Müslümanların yanı sıra Hristiyan aydınlardan da iştirak edecek.

“Uluslararası Kudüs Buluşması” Türkiye’de Kudüs davasına gönül veren dernek ve kuruluşlar ile Uluslararası Kudüs Müessesi, İslam Dünyası STK Birliği ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı'nın koordineli çalışması sonucunda gerçekleşecektir.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Kudüs Buluşması Feshane'de

Programın düzenleneceği yer Feshane Uluslararası Fuar, Kongre ve Kültür Merkezi. Açılışı 15 Kasım Perşembe günü saat: 09.00'da yapılacak olan Uluslararası Kudüs Buluşması üç gün sürecek. Bu süre içinde Kudüs davasıyla ilgili muhtelif konuşmalar yapılacağı gibi bu davayla ilgilenen kurumların tecrübelerini paylaşmaları için de komisyon çalışmaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra Kudüs'ün karşı karşıya olduğu gerçekleri gözler önüne seren fotoğraf sergileri ve Kudüs davasını kültürel yönden tanıtma amacına yönelik kültürel etkinlikler düzenlenecek.

Uluslararası Kudüs Buluşması'nın devam ettiği günlerde Feshane'de aynı zamanda Türkiye'de bir ilk niteliğinde olan "Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Fuarı" düzenlenecek.

7 Kasım 2007 , Vakit gazetesi

"Tedip: Edep merkezli eğitim"

Kudus ve Istanbul

Kudus ve Istanbul..Cok mutluyum, boyle bir konferans icin gonul verdigim iki beldenin ayni amac icin bulusuyor olmasina.
Allah`in izniyle, konferanslarin bereketli ve cok basarili gececegini umuyorum, diliyorum.. Katilimin da beklenilenin cok cok uzerinde olmasi icin dua ediyorum. Filistin davasi butun muslumanlarin davasi, Filistin topraklari hepimize ait.. Elimizden gelen yapilabilecek en ufak sey dahi bosa gitmeyecektir. Bu davanin her daim takibinde, pesinde olmaliyiz.
Yok, gerek yok uzatmama cumleleri.. Biliyoruz hepimiz o topraklarin onemini, kiymetini, degerini vb. elhm. Butun cevremize duyuralim konferansi .. En az 4-5 kisilik gruplar halinde gidilmeli.. Bir daha bulunmasi mumkun olmayan, cok kiymetli insanlarin katiliminin oldugu, aylar oncesinden yogun bir sekilde organizasyonu icin ugrasildigi bir program. Surda program hakkinda her turlu bilgi mevcut.
Ben ise, orada olamadigim o gunlerde Filistin`in mucadelesi icin elimden gelen tek seyi yapmayi dusunuyorum; bir miktar dua .

-filistanbul-

Ahmet Varol'un Kaleminden Uluslararası Kudüs Buluşması

Uluslararası Kudüs Buluşması
Kudüs, iman ve tevhit mücadelesinde en önemli merkezlerden biri olduğu gibi aynı zamanda medeniyetin beşiğidir. Çünkü iman ve tevhit mücadelesinin insanlığın tarihinde, evrenselleşmiş uygarlığın gelişmesinde önemli yeri vardır. İnsanlığa mal olmuş ortak değerlerin özüne ve kaynağına indiğiniz zaman bu mücadelenin izlerini görürsünüz. İşte Kudüs de tarihte bu mücadelenin en önemli merkezlerinden biri olduğundan oradan dünyaya yayılan ışığın insanlığa mal olmuş uygarlıkta önemli izleri vardır.

tamamı şurada:
http://www.tevhidhaber.com/author_article_print.php?id=2128

Kessssinlikle Kaçırmayın/Hakan Albayrak'tan selam var.

Esselamualeykum;
Millet!
iki gündür oradayım...
Diyorumki...
Yok böyle bir organizasyon!...
Bildiğiniz bütün İslam ülkeleri ve İslam insanları ve İslam kıyafetleri ne ararsanız orada!
Konuşmaları salonda oturup simultane dinleyebiliyorsunuz.
Kimlik karşılığı aparatı veriyorlar yani..
Yahu nasıl anlatayım bilmiyorumki...
Gelmeden görmeden aktarmak çok zor...
Bittikten sonra karalayacağım iki kelam ama hala düşünüyorum nasıl toparlayacağım diye...
"Allah bu taşın altına sokulan ellere ateşi haram kılsın" dedirten bir organizasyon...
Kardelen-Der'den İran standına Kadından Topluma Hareketi'nden Hilal Tv'ye Akabe'den Aziz Mahmut Hüdayi standına kadar herkes orada...
orada burada görmeye gözümüzü alıştırdıkları elektriğe verilmiş Iraklı adam (Hajj Ali) dahi orada kardeşler, gerisini siz düşünün...
Bir sene beklemeyin bu sosyal diriliş ve toplu direniş gösterisi için.....
...
Dün Sevgili Hakan Albayrak ile idik...
Selamları var cemaat'e...
Çok çok iyi gördüm...
Yakın zamanda olan biteni okumuyor bile, kanıksamış...
Tüketmeyi unutmuş ve üretmeye bu kadar meyyal bir adam az tanıdım ben...
Biiznillah, yakında yapacakları bize "vaay bee" dedirtecek cinsten...
"Bir insan on akıllı nefer için on bin kahırlı nefesi göze alıyorsa, ben ondanımdır ve o bendendir."
Eyvallah abi...
Senle olmak da oturmak da çok güzeldi...
Allah senin yardımcın olsun...
Hatta,
Senin yardımcın Allah olsun!...
...wir sind Cemaat.com und beten zu Allah für Dich... :)
Fatih Tezcan
fatihtezcan@hotmail.com

kudüs, zaman ve bir haber

60 ülkeden müslümanların katılıp ümmet nasıl olurmuş gösterdiği bir organizasyonu zaman gazetesinin ilk gün es geçmesini anlayamıyor ve üzülüyorum. sadece bugün iç sayfada kuytu köşede yer vermiş.

ümmetin olduğu yerde ümmetin ferdlerini şartsız koşulsuz tüm hücreleriyle görmek istiyoruz!
______________________________________________________

ve işte o haber;
(tez duyurdu isek haberin kendi karalığındandır, kusura bakılmaya...)

"CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, İstanbul'da düzenlenen ''Uluslararası Kudüs Buluşması'' adlı toplantıya ilişkin soru önergesi verdi.

Sevigen, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, ''Uluslararası Kudüs Buluşması'' adlı toplantıyı düzenleyen dernek hakkında emniyet ve yargı makamlarınca herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu.

Sevigen, önergesinde, ''Türkiye'nin İsrail ve Filistin sorunun çözümü için barışı destekleyen toplantılara ev sahipliği yaptığı, TBMM'nin barış için liderlere açıldığı bir süreçte, barış karşıtı, savaş ve terör çığırtkanlığına zemin olan böylesi toplantılara izin verilmesinin amacı nedir?'' sorusunu yöneltti."

Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...

''bir haber''e bir haber

selamun aleyküm

...
ey bekleye bekleye batı kapılarının
eşiğine yapışıp kalmış köpek

kalk ayağa kalk lütfen
biraz da dağları seyret.

Osman Sarı / Önden Giden Atlılar / Ey

''Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir ve gözlerinin üzerinde de bir perde vardır; dehşet verici bir azap beklemektedir onları.''
(kur'an mesajı / bakara 7)
muhammed esed ayetle ilgili diyor ki ''batıl inançlara sarılan ve hakikatin sesini dinlemeyi reddeden kişinin zamanla hakikati kavrama yeteneğini kaybedeceği ve böylece, sonunda kalbinin mühürlenmiş olacağı (Rağıb) şeklindeki ilahi kanuna bir atıf.''

kurmak bize düştü bu kalbi sökülmüş çağı
buyruk en ağır yükün altına saldı beni

atıldık kurşun gibi kentin alanlarına
bir kaç put ve taş gördü birden irkildi beni.

Osman Sarı / Önden Giden Atlılar / Kurşun Gazeli

ve zaman'a

Hüzün Şiiri

Çöl çöl olmuş kalbimiz bir hal olmuş bize
Şam nerede bu akşam bir hal olmuş bize

Yağmalanmış kalbimin ülkesi Kudüs
Filistin ve Endülüs bir hal olmuş bize

Buhara nerede ey baharı unutmuş kalbim
Şam nerede bu akşam bir hal olmuş bize

Sürülmüş sahipleri canım İstanbul'un
Tükenmiş gurbetlerde bir hal olmuş bize

Kurumuş ta içerden İstanbul çeşmeleri
Kalmamış bir damla su bir hal olmuş bize

Bizlere sunulmuş gerçi şarabı kevser
Nerdedir içenleri bir hal olmuş bize

Sen niçin susmaktasın ey şiiri şairin
Bu zulüm boğmuş bizi bir hal olmuş bize

Önümüzde uçuşan sayfaları tarihin
Savrulmuş dört bir yana bir hal olmuş bize

Geride paramparça bir şiir coğrafyası
yıkılmış viran olmuş bir hal olmuş bize

Çıkmaz olmuş nerdedir kahraman dergilerin
Kahraman sayfaları bir hal olmuş bize

Öpsek yeridir hüzünlü gözlerinden
Narin minarelerin bir hal olmuş bize

Kan gölleri içinde şimdi Filistin gülleri
Kapanmış Kudüs yolları bir hal olmuş bize

Derin uykular tutmuş bizi ey
Dağlar gürleyin bir hal olmuş bize

Ey bizi bekleyip bekleyip hüzünlenen çağ
Bir hal olmuş bize bir hal olmuş bize

Osman Sarı /Önden Giden Atlılar

ULUSLAR ARASI KUDÜS GÜNÜNDE BİR KAÇ SAAT

Uluslar arası Kudüs buluşmasını en başından itibaren izleyebilmeyi çok isterdim ancak dünyevi engeller nedeni ile sadece son gün, kısa bir süre ziyaret edebilme imkanı bulabildim orada geçirdiğim kısa süre içerisinde gördüklerim ile diyebilirim ki; gerçekten güzel bir organizasyondu, güzel bir ortamdı. Filistin için söylenecek, yapılacak çok şey vardı üç güne sığdırılmaya çalışıldı bu üç kısa gün içerisinde belki Filistin kurtarılamadı ancak bizler Müslüman kardeşlerimizin acılarına biraz daha yakınlaştık ve empati kurma şansımız oldu.Belki biraz daha duyarlılık kazandık
Açıkcası içeri ilk adım attığımda Müslüman olmama rağmen kendimi çok yabancı hissettim, o an çok kızdım ve kendime ’Neden bu kadar yabancı, neden bu kadar uzaksın Müslüman kardeşlerine?’dedim. Bilemiyorum bu şekilde hisseden başkaları oldu mu inş. bunu yüreğinde hisseden sadece ben olmuşumdur. Orada gördüklerimden aklımda çarpıcı iki sahne kaldı, elbette her bir an hatırlanmalıydı ancak ben o kadar uzun vakit geçirmediğimden belki de çok iyi gözlemleyemedim, o iki sahneden biri; standlardan birinde gördüğüm bir fotoğraf, başına çuval geçirilmiş bir baba ve yanında sakinleştirmeye çalıştığı oğlu. Muhakkak bu sahnelerden yüzlercesi orada her gün yaşanıyor ve bunlardan daha kötüleride .Diğer sahnede ‘Filistin Kendini Nasıl Savunmalı’ başlıklı oturum esnasında konuşmasını fazlaca uzatan İranlı müslüman konuk ve programı yönetmeye çalışan hristiyan din görevlisinin program esnasında birbirleri ile kucaklaşmaları oldu.(isimler maalesef aklımda olmadığından bu şekilde tarif etmek zorunda kaldım dikkatsizliğimden ötürü özür dilerim)
Bir yanda husumet diğer yanda iki kutsal dinin hoşgörüsü. Bu iki sahneye aynı paragrafı paylaştırmak bile zor iken aynı kareyi paylaştırabilen zihnim beni şaşırtıyor.
Dilerim Filistin için vicdanım rahat olana kadar Allah bana bu sahneleri unutturmaz.

Temiz bir vicdan dileği ile…

Zeynep Çekici

Kudüs buluşması ve ben.

Feshane de düzenlenen Kudüs buluşması gerek sivil toplum örgütü toplulukları ve gerekse Müslüman ve Hristyan sanatçı, konuşmacı, yazar, mütefekkir ve din adamlarının katılımıyla gerçekleşen çok anlamlı bir buluşmaydı.
Tüm dünya İnsanlarının Filistin de yaşananları , orada, o zulmü yaşayanlardan, şahit olanlardan dinlemesi için orada olanları izlemesi gerekti.
Feshane de bulunduğum süre içinde her şey o kadar farklı geliyordu ki; sanki Feshane ye değil de filistin’e gittiğimizi düşündüm.Lakin biraz sonra standlardaki görüntüler,konuşmalarımız ve de seminer de duyduklarımdan sonra insanlarla aramda ortak ve sıcak bir bağ kurabildiğimi hissettim.Aramızdaki farklılıklar orada aynılaştı.Kudüs ,mescid-i aksa gerçeği bizleri ortak bir duyguda buluşturdu.
Mescid-i aksa ‘yahudileleştirilmemelidir,Yahudilerin işgalinden kurtulmalıdır çünkü orası Üç dinin kutsalıdır ,yok olmamalıdır’ diyordu Hrisyan din adamı.

Hrisyan dünyasının ,vatikan’ın bize aktarılan 'mescid-i aksa özgür bırakılmalı' görüşlerinin orada Müslümanlarla kaynaşması da dinlerarası uyumun ve barışı’ın sergilendiği olağanüstü bir görüntüydü. O an onların dininin muharref olmadığını bizimle mezhep yakınlığı noktasında olduklarına inanmak istedim.
Ne kadar etkileyiciydi .Bu birlikteliği Siyon zihniyetinin hedefçi ve işbirlikçi evangelistleri görmeliydi ,bilmeliydi.
Kudüs ve civarında yaşayan Müslümanların Mescid-i aksa’yı yalnız bırakmamak ,kutsal mekanları diğer kardeşleriyle sahip çıkmak adına sabah namazı edası vesilesiyle yüzlerce kilometre kattedip onca tehlikeyi ve tehditi göze alarak mescid-i aksa’ya ev sahip sahipliliği yapmak yürekliliğini göstermelerini de ibret vericidir.
Bir cuma namazı esnasında işgalcilerin saldırsına maruz kalan Müslümanların teslim olmayıp,onlara taşla karşılık vermeleri de nasıl bir inancın tezahürüdür bilemiyorum..
Programda filistinli kadın örgütü temsilcileri de vardı. Ve aralarında İsrail işgaline maruz kalmış insanlarda bulunmaktaydı. Tüm işkence ve saldırıya rağmen onlar yüreklerindeki bağımsızlık gücünü hiç kaybetmemecesine tüm dünya'ya haykırıyorlardı.Özellikle çevremdeki gençler attıkları sloganlarla savaşıyorlardı İsraillilerle.
O insanlar kendi ülkelerine güvenli bir şekilde giriş yapamayabilirlerdi,her an İsrail askerleri tarafından gözaltına alınabilirlerdi.Bu korkunç ihtimaller bile , onları,kendilerini anlatmak,seslerini duyurmak ,çözümleri konuşmak isteklerini kırmadı.
Yüce yaratıcımız hepsinin yardımcısı olsun.