Ümit VARız hala…
Her şeye rağmen…
müşterisine defolu malı, arızasızmış gibi satmamış esnaf olmamasına rağmen…
vergi dairelerinde rüşvet vermemiş kimse kalmamasına rağmen….
Ezberlerini bozmamak için etrafa çamur atan, sağa sola sataşanlar olmasına rağmen…
kendini hakikatin, hikmetin irfanın merkezi olarak görenlere rağmen…
Camilerde en ön safta yer tutup ardından birbirlerini mezhepleri yüzünden kınayanlar olmasına rağmen….
Sistemin kendilerine araladığı kapıya abanarak içeri girmeye çalışanlara rağmen…
Damarlarını şişire şişire nutuk atıp, hallerinde değişiklik olmayanlara rağmen…
Muhafazakar demokratlara rağmen…
Sadece boş vakitlerini Allah’ın dinine ayıranlara rağmen…
Kendi kalplerinin durumundan habersiz, başkalarının niyetlerini sorgulayanlara rağmen…
İlmi olup aşkı olmayanlara rağmen… “Ben”i “biz”e tercih edememiş ulemalarımıza rağmen…
okulu sadece öğretim yeri olarak algılayan öğretmenlerimize rağmen…
“hayat mı yaşam mı?” sorusuna hem yaşam hem hayat diyen kapitalistlerimize rağmen…
Karun’un “ bu servet bana bilgimden dolayı VERİLDİ.” cümlesini de aşıp, “Bu mal ve mülkte kimsenin hakkı yoktur!” fikriyatına sahip işadamlarımıza rağmen…
Mallarının zekatını vermemek için köşklerine, apartmanlarına, arabalarına rağmen sadece elindeki altının zekatını veren önderlerimize rağmen….
Tevbe ile duanın arasındaki farkı çözemeyip namazlardan sonra tövbe edenlerimize rağmen…
Müslümanların evrensel buluşması olan Hacc’ı turistik gezi gibi görenlerimize rağmen…
Irak direnişini terörizm olarak görüp Frenk dostlarına yaranmak için nutuk atanlarımıza rağmen…
Asgari ücretin konuşulması ve eleştirilmesi gereken bir haftada, ücreti belirleyen tarafların birbirlerine anayasa gösterip gündemi saptırmalarına rağmen…
Her tanesini bir meleğin indirdiği “kar”a beyaz afet diyenlere rağmen…
Kendi açlıklarını ve ölümlerini geciktiremeyenlerin, Müslümanlar üzerinden Allah’a kafa tutmalarına rağmen…
Filistin’in bağımsızlığının tüm Yahudileri öldürmekten geçtiğine inananlarımıza rağmen…
Kardeş katlinin İslam hukuku’na uygun olmadığını anlatıp tümüyle Osmanlı tarihini çöpe atanlarımıza rağmen…
Hata ve günahlarından pişmanlık duyacağına, kendine kılıf arayanlarımıza rağmen…
Nasıl yürüyeceğini bilmeyip koşanlarımıza rağmen…
Ezber bozmayı, din değiştirme olarak algılayan samimi dindarlarımıza rağmen…
İnsanları ifsat etmek için planlar yaparken Allah’ı unutanlara rağmen…
…..
Tüm bunlara rağmen biz ümit varız. Ve beklemekteyiz, İffetimizi, samimiyetimizi, ihlasımızı koruyarak…Ellerimizden tutacak bizim, belki yüzüne bakacak cesaretimiz olmayacak, ama O’na duyduğumuz sevgi ve hasretler yapışacağız ellerine… “Niye bu kadar beklettin?” diyeceğiz…. Umutlarımızı besleyip büyüttüğümüz gün, “O” gelecek… Biz o gün için beklemekteyiz...
“De ki: Herkes beklemektedir: Öyle ise siz de bekleyin. Yakında anlayacaksınız; doğru düzgün yolun yolcuları kimmiş ve hidayette olan kimmiş!”(Ta-ha 134,135)
Yorumlar
Havf ve Reca
Cts, 14/01/2006 - 01:08 — semra yaylıHazreti Ömer : "Cennete yalnız bir kişi girecek deseler ümitlenirim. Cehenneme de yalnız bir kişi girecek deseler korkarım!" sözleri ile ne güzel örneklemiştir
hala ümit varız korku ve umutla
Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum...