VE SEN, KUŞ OLUR GİDERSİN...
Gecenin bir yarısı, bir radyo istasyonunda kimse olmadan ve belki de kara kutunun başında kendisini dinleyen insanların ortalama ruh hallerini hesaba katarak konuşan bir adamın anlattığı bir öykü bu.
Bir hayat anatomisi.
Elbette bir öykü bulmalı ve o öyküyü birbirinden farklı üsluplarla yaşamalı insan. Hayatı/öyküyü şimdiye kadar ve şimdiden sonra hep aynı şekilde yaşadığı zaman insanın hayatı bir kaç sahnenin çoğaltılmış kareleri haline geliyor. Hayatı/öyküyü zenginleştirmek, öykünün serüvenini derinleştirip anlamlandırmak herkesin bu dünyadaki biricik amacı şüphesiz. Hisler, düşünceler, duygular... İnsan olmanın öyküsü... Doğayı, insanı ve anlamı yıpratmadan fıtrata uygun bir öykü yaşamalı.
1973 İstanbul doğumlu, önceleri radyo şimdilerde TV programcısı ve yazar Tarık Tufan'ın üçüncü kitabı "Ve Sen, Kuş Olur Gidersin" çok yakında okuyucusuyla buluşuyor.
Tarık Tufan "Kekeme Çocuklar Korosu" adlı roman havasında ilk kitabıyla modernliği eleştirisine, popüler kültürü yumruklama çabasına, ikinci kitabı olan "Kraliçenin Pireleri"nde yazdığı hayatın içinden denemelerle devam etmiştir.
"Kekeme Çocuklar Korosu"nda bahsettiği kent, tiksinti veren reklam afişleri, bilboardlar, Müslüm Baba, Orhan Baba, Bilal, Hallac, Geronimo, intihar eden kız, Tokat'ta hastanede vefat eden İlhami Çiçek, Dört Terim, Yoldaki İşaretler... ve yaşananlar her ne kadar öykünün kahramanının hayatıysa da, hepimizde anlam bulan, hepimizde karşılığı olan şeylerdi.
"Kraliçenin Pireleri" ise Tarık Tufan'ın denemelerinden oluşan bir kitap. Adını Rene Descartes'in yaşadıklarından alan bir kitap. Balad, Unkapanı, Siirtliler Sokağı, sokakları emziren kadınlar, nisan yüzlü sevgili, eylül ölümleri, sitemkar kadınlar, Fahrettin Cüretlibatur, Yadigar, buzdolabına kapatılan selpak mendil satıcısı küçük kız... hayatın içinden denemeler...
Ve Sen, Kuş Olup Gidersin...
Yazarın üçüncü kitabı ve kekeme çocuklar korosunun üslubunu hatırlatıyor. Genç bir adamın geriye dönüp baktığında zihninde canlanan fotoğraflardan oluşuyor. Bu arada modernliğin, popüler kültürün, NLP ahlakının eleştirisi devam ediyor. Kitabın ismi Cahit Zarifoğlu'nun bir şiirinden alıntılanmış.
Kitabın önsözü şöyle:
"Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim.
Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürürü de pişman olacağımın farkındayım.
İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta.
Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığına bırakıyorum kendimi... "
Tarık Tufan, yeni kitabında söyleyebileceği en anlamlı cümlenin peşinde; yaşamak ve varolmak adına...
Yorumlar
Getiri ve Götürü
Per, 21/10/2004 - 05:11 — celalmirzaBöylesi kitapları okuyor olmanın, okuyuvuya ne kazandırdığı ve ne kaybettirdiği üzerine 'kocaman bi yorum' yapmak isterdim, ama açıkçası üşeniyorum:)
Deneme kitaplarının bana kazandırdığı şudur ki : Dünyayı, yazarın perspektifiyle deneyimleme imkanı bulurum. Bu ise, farklı açıların da bulunabileceği öngörüsünü destekler ve ben başka açılara hoşgörü duymaya başlarım. Anlayacağın yüce Fatih, bu kitapların en büyük getirisi, saygı kazandırıyor olması:)
Öte taraftan, çevresinde yörüngelenmekte olan olayları idrâk etme çabalarını satırlara yansıtan yazarın perspektifi, okuyucuyu koşullandırabilir de. Eh, koşullanmamak için napcez peki : 1) Dua ederiz:) 2) Kitabı okuduğumuz süreç içersinde, eleştirel tutumumuz teyakkuzda tutarız, ki bu da biraz zor olsa gerek, ve belki biraz da tecrübeye dayanır.
Onca getirisi olan bu kitabın bana göre en büyük olan getirisi ile, bu kitabın kanımca en büyük götürüsü hakkındaki düşüncelerimi söyledikten sonra, ne dememi bekliyorsun yüce Fatih? hmmm:)
Ben bu adamı tanımıyom:) Param yok:) Kitap okumayı sevmem:)
Herhalde lafazanlık yaptığım âşikar oldu:)
Yüce Fatih, söz kurbanı kescem, ama senin başkente gelmeni bekliyom:)) Gel de senden istifade edelim.
Muhabbetle.
Dikkat Tarık! Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayabilir
Per, 21/10/2004 - 08:59 — Name LimonŞimdi! nasıl söylesem. Artistlerden Tarık Akan, yazarlardan Tarık Tufan! Oturmadı biliyorum. Zaten ben de Tarık Akan'ı kafiye olsun diye koydum oraya. Şöyle de söylemek mümkün "aşk yaşanır anlatılmaz". Tarık'ı da okumak lazım bu sebeple.
Tarık Tufan müthiş bir harmandır. Yazılarında büyük bir zenginlik, çeşitlilik vardır. Deneme türü seviyorsanız, hele içinizde bir yerlerde anarşitliğe varmayan romantik bir isyan damarı varsa. Oradan tutup yakalar sizi Tarık Tufan. Yok arkadaş, ben kendi halinde itaatkar bir adamım, günümü kurtarmaya bakarım diyorsanız şayet tavsiye etmem o zaman. Uzak durun Tarık Tufan'dan. Geniş kültür yelpazesinin kılcallarından ruhunuza akacak bir yer bulup, illa ki dokunacaktır yüreğinize. Artık hiç birşeyin eskisi gibi olmaması ihtmali ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bazen arabesk olur bu damar, bazen şiirselliğe varan romantizm, din ya da entelektüel bir yan işte.
Bu sefer hikaye gibi edebiyatın farklı bir alanı ile çıkıyor demek okuyucu karşısına. En kısa zamanda okuyacağız inşallah.
Televizyon proğramlarına da başlamış kendisi. Bir kaç kez seyrettim. Okuduğum Tarık, seyrettiğime beş çeker tabi.
Hürmetler! Tarığa ve size.
Çağrı !
Per, 21/10/2004 - 23:44 — Şadan ErcanSevgili tarık Tufan ile uzatmalı öğrenciliğim döneminde rahmetli Günışığı FM radyosunda bir süre birlikte çalışma imkanı bulmuştum. Bu vesileyle dost, ahbap olduk. Kendisiyle çok uzun boylu olmasa bile teşriki mesaimiz, arkadaşlığımız oldu. O zamanlar da radyoseverlerin gönlünde taht kurmuş, sıcak, sevecen, samimi ve delikanlı bir arkadaşımızdı. Şimdi öyle değil manasına demiyorum, tabiki öyle. Ama mekanların ayrılması, yoğun meşguliyetler fazla görüşme imkanı bulamıyoruz.
Bu satırları yazarken aklıma bir fikir geldi. Ben bu yakınlarda görüşmek niyetindeydim zaten ama neden sizler de niye olmayasınız diye düşündüm. "Tarık Tufan - Cemaat.com buluşması". Ben bu sohbet önerisini yapmaya huzurlarınızda söz veriyorum. Kendisi ne düşünür, uygun mudur bilemiyorum ama ben teklif yapacağım. Hatta yapıyorum, sevgili Tarık cemaat.com ailesi olarak birlikte sohbet etmek istiyoruz.
Lütfen sesimiz duy, çağrımıza uy :)
"Merdivenleri çıkarken yanından geçtiklerine selâm ver ki, inerken onlar da sana selâm versin!. "
Cemaat.com, Tarık Tufan ile buluşuyor !...
Pzt, 25/10/2004 - 18:14 — Şadan ErcanCumartesi akşam S.Ahmet'teydik. Selim Şevkioğlu ve Yusuf Armağan'la birlikte. Selim Emmi sağolsun yine babalık yaptı bize iftar ziyafeti çekti, kesesine bereket. Neyse akabinde panayıra dönmüş olan S.Ahmet meydanından binbir güçlükle geçerek cami avlusuna vardık. Aynı kalabalığı orada da gördük. Müthiş bir kalabalık, müthiş bir ilgi vardı. "Hafta sonu olmasından kaynaklanıyor" dedi Yusuf. Döndük dolaştık, birkaç kitap aldık. Tarık Tufan'a kitaplarını imzalattık. Standı çok kalabalıktı, fazla meşgul etmek istemedik. Yazarlar Birliği'ne uğradık, çay, sohbet derken saat 22'ye doğru kalktık ve tekrar fuara döndük. Biraz sohbet ettik, dertleştik, sonra teklifimizi hatırlattık, memnuniyetle geleceğini söyledi. Ve sohbette görüşmek üzere vedalaştık.
Şimdi zaman ve mekan konusunu netleştirmeye çalışıyoruz. Büyük ihtimal Kasım'ın ilk günlerinde bir sohbet toplantısı yapacağız. Bu konuda en kısa süre içinde duyuru yapacağız.
"Merdivenleri çıkarken yanından geçtiklerine selâm ver ki, inerken onlar da sana selâm versin!. "
:)
Pzt, 25/10/2004 - 21:41 — Selim SevkiogluAnam, erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer derdi zahir.
Eskiden hikmetli sözler ettiğimde baba falan diyordunuz, şimdi yemek ısmarladığımda. Valla ayıp oluyo S:)adan.
Bu arada ben Tarık'la dün buluştum, sizden habersiz :P Aslında daha önce bir kaç defa deniz kıyısında da dolaşmıştık. Bunu kendisi bile bilmez ya. Herkes yapamaz. Neyi? Biriyle, haberi olmadan dolaşmayı. Dün gece yeni kitabını okudum bir solukta. Tüketmiş olmamak için fasılalarla okuyup hazmetmeyi tercih etmeme rağmen, bu sefer kaçınılmaz oldu bir solukta olması. Okuduklarımın birbiri ile ilintili bölümlerden oluşması ve son derece etkileyici olması fırsat vermedi kitabı elimden bırakmama. Ta ki, son on sayfaya geldiğimde güneşin doğmasına on beş dakika kalana kadar. Kendi tabiri ile onun dibini bulduğu, benim de onun bulduğu dibe düştüğüm bir anda "seni seviyorum Tarık" derken oldu bir araya gelişimiz.
Hakkat yaktın mı şirketteki NLP kitaplarını? Sen delisin. O halde buluşmamamız için hiç bir neden yok ortada.
Kitap hakkında yorumlarım son on sayfayı da okuduktan sonra olacak inşallah. Şimdilik şu kadarını söyleyeceğim; "Dün gece yine bu tarafta değildim". Bir kuşu avuçlarından kaçıran birinin yüreğindeydim. Ve orada " İnsan kaybettikleriye insandır" dendiğini işittiğimde, ben de şöyle karşılık verdim. "Ve insan ancak acılarına katlanabildiği kadardır" ve dostum İnsan çokca hayat bir de ölüm değil, Biraz hayat ve çokta ölümdür.
Kalben Selime
Çar, 27/10/2004 - 20:19 — E.Fatih BilgeDört duvar arasında, beni benden alan uğraşılarımla mücadele ederken, bir taraftan da Nusrat Fateh Ali Khan dinlerken, telefon çaldı. Selim Abi arıyor. Hal hatır sohbetinin ardından, Sultanahmet kitap fuarına getiriyor sözü. Sen ne yapıyorsun, sizin oralarda etkinlik olmuyor mu Ramazan ayında diyor. Bende oluyor her gece Karagöz-Hacivat oynuyor diyorum. Beğenmediğimden değil. Sultanahmet güzeldi diyor Selim Abi. Teravih namazından bahsediyor. Fuardaki güzelliklerden ve olmaması gerekenlerden söz ediyor. Geçen gün Şadan Abi ve Yusuf Abi ile kitap fuarına gidip Tarık Tufan'ın yeni kitabını imzalattıklarını söylüyor. Sözü dönüp dolaşıp Tarık Tufan'ın yeni kitabı "Ve Sen, Kuş Olur Gidersin"e getiriyor. (İç ses: Anlatma abi, gelmez Konya'ya daha, hem çıkan bir kitabı benden önce okuyanları çok kıskanırım.) Kitabı mutlaka okumam gerektiğini söylüyor. Kendisinin gerçekten çok beğendiğini söylüyor. Bazı noktalarda eleştirilerinin olduğunu söylüyor ve bunlardan bahsediyor. Kitabı anlatıyor. Asıl hikayenin 19. sayfadan sonra başladığını vurguluyor. Bir hayat öyküsünden bahsediyor Selim Abi. Öz yaşamdan. (İç ses: Eyvallah abi.) Muhabbet sürüp gidiyor...
Varlığın Yeter...
:)
Çar, 27/10/2004 - 23:19 — Selim SevkiogluCami avlusunda seninle konuştuktan sonra fuara girdim. Bir de ne göreyim. Tarık Tufan! Allah canını almasın diyecektim demedim :) (Uçuş denemelerinden)
:P
Çar, 27/10/2004 - 23:25 — E.Fatih BilgeAllah canını alsın de, iyi olur:)
Bende uyudum zaten. Çok uyuyorum çook.
Tarık Tufan'ın kitabını sizle
Per, 28/10/2004 - 20:55 — Melike IşıklarTarık Tufan'ın kitabını sizlerin burada anlatması ile merak edip imza gününde imzalatıp aldım ama ne yazık ki nasıl yaptım da bilmiyorum kitabı kaybettim... ne denir ki buna şimdi aldığım diğer kitapların hepsi duruyor ama bu gitmiş... kitapçılardan sordum da daha gelmemiş yine alamadım, şimdi gördüm de cuma günü yine imza günü varmış acaba diyorum yine mi gitsem:)Umarım hevesim gitmeden, boyun eğmeden kaybıma alırım bir an önce de okurum... okumadım ama yine de bir emek var ortada kutlarım bu yüzden...
Elinize sağlık...
Gizleyecektiniz
Per, 28/10/2004 - 21:25 — Selim SevkiogluAblacığım dikkat ediceksin işte. Kitapçıların dışında bekleyenler var. Tarık'ın kitabını aldığını farkettirirsen takip edip götürüyorlar. Allah muhafaza etsin, dikkat etmek lazım.
Umarım "melike, iyi ki kaybet
Per, 28/10/2004 - 21:43 — Melike IşıklarUmarım "melike, iyi ki kaybetmişsin..." diyebilecek biri bulmuştur kitabımı tek duam bu...
keşke
Cts, 30/10/2004 - 06:16 — Nuh A. TUNAkeşke bulan ben olsaydım :)
hatta itiraf ediyorum..
bizim orada ekip var..
poşetleri kapkaç yapıp şafak sökmeden
içindekileri deviriyor..
:)
''yapmacıklarla değil gerçeklerle olmalı herşey''
Tarık Tufan hk.
Salı, 23/11/2004 - 12:01 — Uzlet HaktanTarık Tufan'ın Kraliçenin Pireleri ve Kekem Çocuklar Korosu isimli kitaplarını okudum ve anlamak.com'da naçizane yorumlarımla tanıtmaya çalıştım. Kısmetse bu yeni kitabını da okuyacak ve anladığımca tanıtmaya çalışacağım.
http://www.anlamak.com/dusunmek/kekeme_cocuklar_korosu.htm
http://www.anlamak.com/dusunmek/kralicenin_pireleri.htm
Saygılarımla.
Not: İnternet sitelerinin, düşünenleri bir araya getiren bir platform olma özelliğinde olduğu söylenir. Ancak asıl platform, "düşünme" eyleminin ta kendisinde bulunur. Zira, ancak düşünen insan bir platform arama çabası içerisinde yaşar.
Sayın E. Fatih Bilge'ye bana yol gösterdiği için teşekkür ederim.
------------------------
www.anlamak.com
anlam@anlamak.com
Anlamak adına...
Salı, 11/01/2005 - 14:59 — Tarık Tufananlamak.com'dan tesadüfen haberdar oldum..
Kendi kitaplarımın tanıtım/eleştirisini görünce sevindiğimi de ifade etmeliyim.
Bu vesileyle emek sarfeden arkadaşalara teşekkür ederim..
Harika bir site olmuş.
Allah bereketinizi arttırsın...
tarık
Hz. Yakub'u anma gecesi
Salı, 11/01/2005 - 10:54 — Yusuf Armağanİlginç geldi... Biraz bahsedebilir misiniz?
Hz. Yakup'u anmak...
Salı, 11/01/2005 - 14:56 — Tarık TufanMerhabalar,
Hem Yusuf'a hem de merak eden arkadaşlara olayı açmak isterim. Dün akşam (10.01.2005) katibim restoranda gümüşsü öğrenci yurdu sakinleri tarafından Yakup'u anma gecesi düzenlendi. Gecede Senai Demirci ve ben konuşmalar yaptık. Bu fakiri niçin davet ettiler bilemem ama olayın güzelliği için gitmeye karar verdim.
Doğrusu pek de güzel gece geçirdik. Yakup peygamberi konuşmaya çalıştık. Anlamaya çalıştık. Besleyici de oldu..
Umarım bundan sonraki programları buradan duyurur arkadaşlarımız...
Katılımcılara ve elbette düzenleyicilere teşekkür ederim.
Anlamlı bir gece yaşattıkları için...
Hüznünü de Allah'a adayan Yakup'a selam olsun..
Teşekkür ediyorum
Salı, 11/01/2005 - 15:43 — Yusuf ArmağanBunlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bu tarz programlarından bizi haberdar eden olursa eğer, www.cemaat.com sayfalarında bu duyurulara ve akabinde yapılacak değerlendirmelere yer vermekten mutlu oluruz. Hatta ilgili arkadaşlar ya da katılan arkadaşlar bu bahsi geçen programın içeriğine ve anlamına dair bir blog gönderebilirler bize.
Oku! merkezli buluşma
Susuzluğumuzu gidersek falan...
Çar, 12/01/2005 - 12:45 — Ahfa Sûedayani normalde reklamlar program öncesi yapılır ama bu cemaatte bi enteresanlık var.Program sonunda yapılıyor reklamlar.Neyse ne konuşulduğunu biri kaleme alsada bizde öğrensek.
Susuzluğumuzu gidersek falan...
/yoruldum mu?
daha yaşamaya başladım mı ki?/
büyüyünce entellektüel olacağım !!
Cts, 03/06/2006 - 15:19 — Elif Nur Diyerbu adı geçen kitapları okuduk Elhamdülillah:)
yani irşad olmayı beklemiyordum bu kitapları okuduktan sonra.
daha usturuplu daha felsefi belki hafif tasavvufi olamaz mıydı.?
sanki bir şeyleri yuhalar gibiydı?
bir şeyleri okurken gözlerimi sıkıca yumdum aman Allahım bu da yazılır mı dediğim de oldu hatta!
para verip aldıktan sonra pek de anlamı yok kitabı eleştirmenin.bırakın birilerine de hediye edemiyorum:)
itiraf edeyim beğendiğim satırları da vardı kitapların.bu yazarı radyo programında keşfettikten sonra felsefe okumadığıma hayıflandım.
hasılı kelam entellektüel olacaz diye kendimizi zorlayıp klasik müzik dinlememek gibi bir şeylerin adını kesip kısaltmanın uydurmanın anlamı yok!ben mesala bazı kutsallara kitap demezdim.
ne haddime bilemiyorum ama madem eleştiri yapıyorum söyleyeyim.tarık tufan kitapların da hafif bir ''ben büyüyünce entellektüel olacağım''havası sezdim...
kusura bakmasın.
Ne garip...
Cts, 03/06/2006 - 19:43 — Büşra KurtBahsedilen kitapları ben de okudum.. Hem de bilmem kaç kere. Her üç kitap da şu an bile masamda, açık duran sayfalardan altını çizdiğim cümleler çarpıyor gözüme yorumu yazarken.. Gerçi çizmediğim cümleleri ayırt etmem daha kolay ya, neyse, bu ayrı bi konu... :)
Elif kardeşim kitapları birine hediye edememekten bahsetmiş yorumunda. ne gariptir ki; ben de sevdiğim insanlara hediye etmek için arıyorum ama bulamıyorum kitapları. çünkü bulunduğum şehirde biten bi kitabı yeniden getirtebilmenin imkansız olduğuna aylardır şahitlik ediyorum... :(
Diyeceğim şu ki kardeş; gönderin siz bana o kitapları. ben seve seve hediye ederim.. en sevdiklerime, çok sevdiklerime hem de.. bayıla bayıla hediye ederim yani.. :)
(NOT:Tarık tufan'ın radyo programı bugün(cmt. günleri) saat 23.00'te. Dinlemek isteyenler için hatırlatayım.)
sağlıcakla kalın..
Yılmadan yap. Fırsatı kaçıracağın için değil, önünde yılgınlık göstereceğin her kimsenin bir zorba veya bir zorba adayı olması yüzünden. Yılma ki sıcaktan kavrulana gölgen, suda boğulana elin erişsin. Önce yap,sonra açıklarsın(İ.Özel)
!
Çar, 06/12/2006 - 20:37 — suad wafasevdigim kitaplari sevdigim siirleri sadece sevdiklerim okusun istiyorum..onlar anlasin...dierlerinin elinde gorunce kiziyorum...tuhaf ama oyle iste...
mesela hediye edemedigini soyledigin kitaplari okuyacak adamlari buyuk bi ozenle sectigimi hatirliyorum ben...
aman elif nur kardesim buyuyunce elestirmen olma e mi..
sezgilerini kullanabilecegin alanlar mevcuttur..umidini kesme sakin...
Allah ile..
Tarık Tufan'ı bir dergide
Paz, 04/06/2006 - 10:47 — İmran Zeynep ArasTarık Tufan'ı bir dergide yapılan röportajla tanıdım biraz geçte olsa.Önce radyo programını dinledim(halende dinliyorum).Daha sonra kitaplarını okudum.Kitaplarını okurken daha önce içimde düşündüğüm ama seslendiremediğim bir çok şeyi seslendirmişti.İçinizdeki o asi, bazı şeylere başkaldıran tarafınızı uyandırmış gibiydi.Bir çok arkadaş gibi altını çizdiğim çok çarpıcı, orijinal cümleleri var.Kraliçenin Pireleri deneme severler için birebir.Kekeme Çocuklar Korosu, Ve Sen Kuş Olur Gidersin iyi bir gözlem gücünün kendine has bir uslupla yazıya geçirilmiş, bir çırpıda okunacak roman havası tadında kitaplar .Ben kendi adıma Tarık Tufan okuduğuma hiç pişman olmadım.Tavsiye ederim.
bir devam filmi
Paz, 04/06/2006 - 14:35 — Abdurrahman Cemkekeme çocuklar korosu'nun devamı olarak okudum ve gördüm bu eseri ben.tanıdık karakterler, bizim adamlar vardı.
hayat kurtaran kitaplar
Pzt, 20/11/2006 - 03:36 — Saba Akbar- senin hiç hayatını bir kitap kurtardı mı?
- hayır..
- benimkini kurtardı.
Düş Vakitleri
Pzt, 20/11/2006 - 15:07 — S.Setenay ÖzekTarık Tufan'ın dördüncü kitabı için; acizane,ben bir isim bulmuştum aslında. Ama bunu popularist bulacağından ve kullanmayacağından eminim.